Haber Detayı

Kader anı: Diplomasi mi, çatışma mı? İşte İran'ı kurtaracak 4 isim! ‘Dünyanın yarısı yok olsa bile buna değer’
Dünya hurriyet.com.tr
04/03/2026 07:11 (7 saat önce)

Kader anı: Diplomasi mi, çatışma mı? İşte İran'ı kurtaracak 4 isim! ‘Dünyanın yarısı yok olsa bile buna değer’

İran’da kritik bir güç boşluğu oluştu. Hamaney’in ölümünün ardından gözler, ülkenin iç dengelerini ve bölgesel politikalarını şekillendirecek lider adaylarına çevrildi. Ateşkes yanlıları mı, yoksa radikal isimler mi öne çıkacak? Önümüzdeki günlerde alınacak kararlar sadece Tahran’ı değil, tüm Orta Doğu’yu doğrudan etkileyecek. Peki, kimler gerçekten yarışın ön saflarında? İran Araştırmaları Merkezi (İRAM) uzmanlarından Oral Toğa ile ülkenin kaderini değiştirme potansiyeli taşıyan dört ismi mercek altına aldık.

İran’da ülkenin kaderini belirleyecek kritik bir dönemeçten geçiliyor.

Ayetullah Ali Hamaney’in ölümü, sadece bir lider değişikliği değil, aynı zamanda İslam Cumhuriyeti’nin hem iç hem de dış politikadaki rotasını yeniden belirleyecek bir güç boşluğu yaratmış durumda.

Önümüzdeki günlerde veya haftalarda, din adamları gerilimi düşüren bir yaklaşımı mı tercih edecek, yoksa ABD ve İsrail ile daha güçlü çatışmaya mı yöneleceklerine karar vermek zorunda kalacaklar.ÜLKE İÇİNDEKİ SİYASİ MANZARA KISA SÜREDE KESKİNLEŞMİŞ DURUMDAHamaney’in ardından öne çıkan isimler, geçmişteki stratejiler, ideolojik duruşlar ve dış bağlantılarıyla gözler önüne seriliyor.

Ateşkes yanlısı ve diplomasiye açık adaylardan, daha sert ve ideolojiye bağlı radikal politikalar izleyen adaylara kadar bir yelpaze mevcut.

Her birinin seçilmesi, İran’ın iç dengelerini, bölgesel politikalarını ve küresel ilişkilerini farklı bir şekilde şekillendirecek.Bu liderlik yarışının sonucu, sadece Tahran’ın değil, tüm Orta Doğu’nun geleceğini de etkileyecek.

Ateşkes yolunu seçebilecek bir lider, diplomasiyi ve müzakereleri önceliklendirebilir; radikal bir ideolog ise topyekûn savaşı göze alabilir.

Kim seçilirse seçilsin, alınacak kararlar hem ülkenin iç düzenini hem de nükleer ve bölgesel stratejilerini doğrudan etkileyecek.

Ve tüm bu belirsizliklerin ortasında, en kritik soru hâlâ aynı: İranlı din adamları, tarih sahnesinde yeni bir istikrar mı yaratacak, yoksa kendi kendine yıkıcı bir yol mu seçecek?

Peki en güçlü adaylar kim?İran Araştırmaları Merkezi (İRAM) araştırmacılarından Oral Toğa ile olası isimleri mercek altına aldık.

Gözden Kaçmasın Güç mücadelesinde yeni perde: Alternatif blok çatırdıyor mu?

Dünya onlardan haber bekliyordu Haberi Görüntüle 1- ATEŞKES VE DİPLOMASİ YOLUNDA BAŞARILI OLABİLİR: Alireza Arafiİlk isim 67 yaşındaki Alireza Arafi… Geçici liderlik konseyi içinde ateşkese öncülük edebilecek aday olarak gösteriliyor.

Arafi, İran medreselerinin ve dini eğitim altyapısının yönetiminde deneyim kazanmış bir isim. 2023’teki Moskova ziyareti sırasında Rus yetkililerle görüşerek “Rusya ile kapsamlı iş birliği” mesajı vermişti.

Ayrıca Papa Franciscus, 2022’de Vatikan’ı ziyaret eden Arafi’yi kabul etmişti.

Genel olarak uzmanlar, Arafi’nin seçilmesi durumunda, dini meşruiyetin sembolik olarak sağlanacağını; gerçek gücün ise Ali Laricani ve Sadık Laricani gibi kilit isimlerin elinde kalacağını öngörüyor.

Bu senaryoda, Umman arabuluculuğunda ateşkes müzakereleri yürütülecek ve rejim değişikliğinden kaçınılacak.

Ancak engeller arasında, radikal görüşlü din adamları, ölen meslektaşlarının intikamını almak isteyen İslam Devrim Muhafızları komutanları ve Hamaney’in ölümüne fetva veren din adamları bulunuyor.#PapaFrancisco recebeu o presidente dos seminários islâmicos do #Irã, aiatolá Alireza Arafi 🇮🇷 pic.twitter.com/fmkZzjDVsM— Vatican News (@vaticannews_pt) May 30, 2022 ‘TEORİK OLARAK KENDİ ADAYLIĞINI ONAYLAYABİLECEK POZİSYONDA’Oral Toğa, “Arafi şu an koltuğa en yakın isim, bu doğru.

Geçici Liderlik Konseyi’nin fakih üyesi olarak atandı, Uzmanlar Meclisi başkan vekili ve Anayasayı Koruyucular Konseyi üyesi.

Yani teorik olarak kendi adaylığını onaylayabilecek pozisyonda” dedi ve ekledi:“Hamaney onu 2019’dan itibaren stratejik pozisyonlara atadı; bu, bürokratik kapasitesine duyulan güvenin göstergesi.

Ancak ‘ılımlı’ tanımlamasına mesafeli yaklaşmak lazım.

Arafi, 2022 protestolarında sarık düşüren göstericilere ‘o sarık kefenleri olacak’ diyen kişi.

Profili reformcu değil; kurumsal sürekliliği temsil eden bir rejim sadığı.

Güvenlik bürokrasisiyle organik bağı zayıf, Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) ile doğrudan ilişki ağı bilinmiyor.

Seçilmesi hâlinde ideolojik sertlikten çok anayasal meşruiyet ve medrese ağı üzerinden bir denge kurulur.” 2- ÇATIŞMAYI TIRMANDIRMASI OLASI GÖRÜLÜYOR: MUHAMMED MEHDİ MİRBAGHERİ66 yaşındaki Muhammad Mehdi Mirbagheri, mutlakiyetçi politikalarıyla İran’ın en radikal ideolojik akımını temsil ediyor.

Mirbagheri, televizyon açıklamalarında “İlahi hedef için dünyanın yarısı yok olsa bile buna değer” ifadelerini kullandı.Bu isme ilişkin değerlendirmeler genel olarak şu çerçevede şekilleniyor: Mirbagheri’nin liderliğinde diplomatik kanalların tamamen kapanması ve müzakere ihtimalinin kategorik olarak reddedilmesi beklenir.

Böyle bir tabloda İran’ın, ABD üslerine, İsrail şehirlerine ve Körfez ülkelerine yönelik kesintisiz saldırılarla çatışmayı bölgesel ölçekte tırmandırması olası görülüyor.

Gözden Kaçmasın Almanya'nın sessiz onayı, Fransa'nın nükleer hamlesi: Avrupa İran'da ne yapıyor?

Haberi Görüntüle ‘LİDER OLMAKTAN ÇOK, LİDER SEÇİMİNİ YÖNLENDİREN BİR FİGÜR’Oral Toğa, Muhammad Mehdi Mirbagheri ile ilgili de önemli noktalara dikkat çekti. “Mirbagheri, rejimin en katı ideolojik damarını temsil ediyor.

Mesbah Yezdi çizgisinden gelir; Batı ile İslam arasında kaçınılmaz bir medeniyet çatışması öngörür” diyen Toğa, şöyle devam etti:-- Gazze’deki sivil kayıpları ‘dünya nüfusunun yarısı ölse bile Allah’a yakınlık sağlıyorsa buna değer’ diyerek meşrulaştırmış bir isim.

Rehber olması hâlinde İran’ın tutumunun sertleşeceğinden şüphe yok ama seçilme ihtimali düşük. -- Kamusal profili zayıf, bilinen bir DMO bağlantısı yok, Velâyet-i Fakih makamı için gereken kurumlararası uzlaşıyı sağlayacak ağdan yoksun.

DMO desteği olmadan bu koltuğa oturmak yapısal olarak mümkün değil.

Mirbagheri’nin asıl işlevi Uzmanlar Meclisi içindeki sert kanat baskısını temsil etmek ve seçim sürecinde pazarlık kartı olmak.

Lider olmaktan çok, lider seçimini yönlendiren bir figür.”3- DAHA PRAGMATİK: SADIK LARİCANİ64 yaşındaki Sadık Laricani, kontrollü yapısıyla öne çıkıyor.

Kardeşi Ali Laricani yıllardır kriz dönemlerinde uzlaşmayı sağlayabilecek bir aday olarak konumlandırıldı.

Sadık Laricani’nin pragmatik yaklaşımı, ideolojik sertlikten ziyade kurumsal sürekliliğe öncelik veriyor.

Genel değerlendirmeler, bu yaklaşımın Batı ile kontrollü bir gerilimi sürdürürken, geri dönüşü olmayan ve rejimi riske atacak bir tırmanmadan özellikle kaçınacağı yönünde.

Nükleer programın korunması temel öncelik olmaya devam ederken, uluslararası baskıyı dengelemek amacıyla diplomatik sınırlamaların ve müzakere kanallarının da dikkatle yoklanacağı öngörülüyor.‘BABASININ BÜYÜK AYETULLAH UNVANI TAŞIMASI, DİNİ MEŞRUİYET AÇISINDAN AVANTAJ AMA…’Sadık Laricani’nin en güçlü kartının kurumsal biyografisi olduğunu söyleyen Oral Toğa, “Uzmanlar Meclisi üyeliği, yargı başkanlığı, şu an Düzenin Yararını Teşhis Konseyi başkanlığı yapıyor.

Ayrıca Hamaney’in en yakın yardımcılarından biriydi.

Necef doğumlu olması ve babasının Büyük Ayetullah unvanı taşıması, dini meşruiyet açısından avantaj.

Ancak ‘pragmatik’ sıfatı göreceli” dedi.

Toğa, şöyle devam etti:“Bu isim reformculara mesafeli, Hatemi reformlarını açıkça eleştirmiş, ‘hükümet meşruiyetini halkın oylarından almaz’ demiş bir figür.

Pragmatizmi ideolojik yumuşama değil, kurumsal işleyişe sadakat anlamında.

Ağabeyi Ali Laricani şu an Millî Güvenlik Yüksek Konseyi başkanı olarak fiilî karar alıcı konumda; şu an en kritik isimlerden biri.

Sâdık Laricani birincil isim olarak konuşulmuyor ama ani bir hamleyle sürpriz bir isim olarak ortaya çıkma ihtimali göz ardı edilmemeli.” 4- ASKERİ ‘DİKTATÖRLÜK’ SENARYOSU: Mücteba HamaneyÖlen liderin ikinci oğlu Mücteba Hamaney, olası bir askerî yönetime dayalı geçiş senaryosunun merkezinde görülüyor.

Devrim Muhafızları’nın desteğini arkasına alması hâlinde, iktidarın fiilen askerî konseyler aracılığıyla şekillendiği bir düzenin kurulabileceği değerlendiriliyor.

Bu durumda dinî meşruiyet çerçevesi korunuyor gibi görünse de karar alma süreçlerinin esas olarak güvenlik aygıtı tarafından yönlendirileceği bir yapı ortaya çıkabilir.

Bu senaryoya ilişkin yorumlar, İran’ın askerî unsurları güçlü bir teokrasiden ziyade, açık biçimde askerî karakter taşıyan bir yönetime evrilebileceğine işaret ediyor.‘ASKERÎ KONSEY MODELİ ÜZERİNDEN İKTİDARA GELME SENARYOSU TEORİK OLARAK MÜMKÜN’Oral Toğa, “Müctebâ, DMO ve Besic (İran’da Devrim sonrasında kurulan gönüllü paramiliter bir yapı)ile en organik bağa sahip aday.

Resmî görevi yok ama perde arkasından ciddi nüfuz yürüttüğü, ABD Hazine Bakanlığı’nın 2019 yaptırım gerekçesinde açıkça ifade edildi.

Askerî konsey modeli üzerinden iktidara gelme senaryosu teorik olarak mümkün ancak iki yapısal engeli var.

Birincisi, 1979’da monarşiyi devirerek kurulan bir cumhuriyette babadan oğula geçiş, rejimin kurucu anlatısıyla çelişmekte ve bu konuda muhalefet de var” ifadelerini kullandı.‘ADAY OLMASA DA ALİ LARİCANİ’NİN ROLÜ KRİTİK’Tüm bu isimlerinde dışında Oral Toğa, Hamaney’in yerine aday olmasa da Ali Laricani’nin rolünün kritik olduğunu vurguladı.

Toğa’ya göre Laricani, sürecin ‘kingmaker’ı (asıl kazananı belirleyen kişi) olarak öne çıkabilir ve 1989’da Rafsancani’nin (Eski İran cumhurbaşkanı) oynadığı rolü tekrarlayabilir.

DMO komutanları ve istihbarat servisleriyle doğrudan bağları bulunan Laricani, Velâyet-i Fakih için gerekli dini mertebeye sahip olmasa da perde arkasından sistemi fiilen yöneten isim konumunda.HÜSEYİN MUHSİNİ EJEİ VE HASAN HUMEYNİ İSİMLERİ DE ÖNEMLİ Oral Toğa, Hüseyin Muhsini Ejei’nin de önemine dikkat çekti.

Geçiş Konseyi üyesi ve Yargı Erki Başkanı olan Eijei’nin, Hamaney’in belirlediği üç halef adayından biri olduğu belirtiliyor.

Yargı başkanı olarak 2025-2026 protestolarının bastırılmasında kilit rol oynadığı ifade ediliyor.

Bir diğer isim de Hasan Humeyni.

Toğa, “Ayetullah Humeyni’nin torunu olan Humeyni’nin sembolik ağırlığı büyük ve Hamenei’nin halef listesinde yer aldığı öne sürülüyor; geçtiğimiz günlerde birlikte fotoğraf da vermişlerdi” ifadelerini kullandı.

Toğa, tüm bu isimlerin ötesinde asıl belirleyici sorunun, Uzmanlar Meclisi’nin fiziken toplanıp toplanamayacağı olduğunu vurguladı.

Zira savaş koşulları altında konjonktürün hızla değiştiğini belirtti.

İlgili Sitenin Haberleri