Haber Detayı
"Manzara Seçkisi: Naile Akıncı" sergisi, İstanbul Resim ve Heykel Müzesi'nde açıldı
Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'nin 144. yıl etkinlikleri kapsamında Naile Akıncı'nın 1953-2013 yılları arasında ürettiği eserlerinin yer aldığı 'Manzara Seçkisi' sergisi İstanbul Resim ve Heykel Müzesi'nde açıldı.
Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesinin (MSGSÜ) kuruluşunun 144. yılı etkinlikleri kapsamında hazırlanan "Manzara Seçkisi: Naile Akıncı" sergisi, İstanbul Resim ve Heykel Müzesi'nde açıldı.Akıncı'nın 1953-2013 tarihleri arasındaki 60 yıllık süreçte ürettiği eserlerinin yer aldığı serginin açılış törenine, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi rektörü ve üniversite mensuplarının yanı sıra sanatçının ailesi ve sevenleri katıldı.Törende konuşan MSGSÜ Rektörü Prof.
Dr.
Ahmet Sacit Açıkgözoğlu, üniversitenin kuruluş günü olarak kabul edilen 2 Mart tarihini tek bir gün değil, hafta olarak idrak etmek istediklerini belirterek, "Bu sergi ile geçmişle bağımızı, müzemizin değerini ve elimizdeki güzellikleri bize tekrar düşündüren ve buna şükretmemizi sağlayan bir gün yaşamaktayız." dedi.Naile Akıncı'nın oğlu Cengiz Akıncı, annesinin sanatına teorik anlamda Ahmet Hamdi Tanpınar'n büyük katkı sunduğunu aktararak, şunları kaydetti:"Annem, sanat yaşamının herhangi bir sürecinde Tanpınar'ın derslerinde sık sık tekrarladığı, 'İstanbul, benzersiz güzellikleriyle ressamlar için hem çok büyük bir esin kaynağı ve hem de çok büyük bir tuzaktır.
Onun görünen yüzüne ve güzelliklerine esir olanlar sonuçta resim değil fotoğraf veya kartpostal oluştururlar.
Buna karşın İstanbul'un güzelliklerini sanatsal anlamda içselleştirerek yorumlayanlar çok güzel peyzajlar yaparlar.' sözlerini asla unutmadı ve hep tekrarladı.""Hem İstanbul'a hem de sanatındaki sürekliliğe işaret ediyor"İstanbul Resim ve Heykel Müzesi Müdürü Doç.
Dr.
İlona Baytar ise Naile Akıncı'nın genel olarak manzara resimleri üzerine çalıştığını söyleyerek, şunları anlatt:"Akıncı, bu manzara resimleriyle hem İstanbul'a hem de sanatındaki sürekliliğe işaret ediyor.
Hep sürekliliği arıyor ama hayatı kesintilerle devam ediyor.
Henüz çocuk sayılabilecek bir yaşta annesini kaybediyor, birkaç yıl sonra resim eğitimine başlıyor ama sağlık nedeniyle ara vermek zorunda kalıyor.
Hayatındaki bu duraksamalara rağmen vazgeçmiyor ve 1952 yılında akademiden mezun oluyor.
Mezun olduğunda döneminin önemli kadın sanatçılarından birisi arasına giriyor.
Daha çok manzara resimler yapıyor, Eyüpsultan ve Boğaziçi çalışmalarının odağında yer alıyor.
Onun için Eyüp sadece bir mekan değil, annesiyle geçirdiği zamanı, anıları ve kişisel hafızasında ayrı bir yere sahip."Sanatçının aynı manzarayı farklı bakışlarla resmettiğine işaret eden Baytar, "Kompozisyon her defasında yeniden kuruluyor, her tuval ayrı bir deneyime dönüşüyor.
Aslında her çalışması tefekkür içinde adeta bir şükre dönüşüyor.
Manzara seçkisinden oluşan bu sergi, Akıncı'nın üretiminin küçük bir bölümünü bir araya getiriyor.
Sayıca sınırlı olsa da sanatçının bakışındaki sürekliliği ve mekanla kurduğu derin bağı izleyebileceğimiz bir kesit sunuyor." ifadelerini kullandı.Lale ve Cengiz Akıncı tarafından müze bünyesine bağışlanan koleksiyonun üçüncü seçkisi, 3 Mayıs'a kadar ziyarete açık olacak.