Haber Detayı
Erdoğan: Savaşın değil barışın tarafındayız
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM'de milletvekilleriyle yaptığı iftarda konuştu. Türkiye'nin bölgesel ve global konularda tarafsız olmadığını belirten Erdoğan, "Biz bölgemizi ve insanlığı ilgilendiren konularda asla tarafsız değiliz." ifadelerini kullandı. Erdoğan, "Türkiye olarak sulhü sükunun tarafındayız. Huzurun ve istikrarın, dayanışmanın ve işbirliğin tarafındayız." dedi.
TBMM'de milletvekilleri ile iftarda buluşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD ve İsrail'in İran'a saldırması, İran'ın da karşılık vermesiyle başlayan askeri hareketlilik konusunda önemli mesajlar verdi.
TÜRKİYE'NİN TAVRI NET Erdoğan, "Belirsizliğin, gerilimin, çatışmanın ve hukuksuzluğun norm haline geldiği böyle hassas bir konjonktürde Türkiye'nin tavrı bellidir.
Biz, bölgemizi ve insanlığımızı ilgilendiren meselelerde asla tarafsız değiliz." mesajı verdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle:Gazi Meclisimizde milletin emanetine layıkıyla sahip çıkmış, ancak artık aramızda olmayan milletvekillerimize yüce Allah'tan rahmet diliyorum.
Milli mücadelenin en sancılı günlerinde İstiklal Harbimizin Başkomutanı Gazi Mustafa Kemal'in 'ölmez bu vatan farzı muhal, ölse de hatta çekmez kürenin sırtı bu tabutu cesimi' mısralarında vücut bulan 'ya istiklal ya ölüm' davasını bir kez daha kemal-i hürmetle selamlıyorum.
Bu vatan ölmez, ölmesi farzu muhaldir.
O farzu muhal olsa dahi tüm dünya bu ağırlığın altında kalıp çökecektir.
Türkiye Türkiye'den büyüktür sıradan bir söz değildir.Bu ifade kendi varlığının farkında olan milletin inancı, irade, aşkının tespit ve tescilidir.
Asıl ve asil olan milletin vekilleri olarak bugün o inancı, o aşkı, o iradeyi sizler temsil ediyorsunuz.
Şahsım, ülkem ve milletim adına her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
İstiklalimiz, cumhuriyetimiz adına, milletçe yaşadığımız onurlu hayat adına minnettar olduğumuz TBMM mensupları olarak sizler de biliyorsunuz ki topyekün dünya kritik dönemlerden geçiyor.
Uluslararası kurum ve kuruluşların etkisizleştiği, güç dengesinin giderek bozulduğu, uluslararası anlaşmaların yamalı bohçaya döndüğü, geleneksel diplomasi anlayışının terk edildiği bir eksen kaynamasını hep beraber tecrübe ediyoruz. "KÜRESEL ADALETSİZLİK DAHA DA DERİNLEŞİYOR" II.
Dünya Savaşı sonrası kurulan dünya sistemi tabiri caizse çatır çatır çatırdıyor, temelinden sarsılıyor.
Dünya ısınıyor, ısıtılıyor.
Küresel adaletsizlik daha da derinleşiyor, kronikleşiyor.
Eski düzen yıkılırken yerine neyin konulacağı tam olarak bilinmiyor.
Dünyanın kaba kuvvetin ve güçlünün hukukunun işletildiği kaotik döneme sürükleniyor.
Komşumuz İran'a yönelik saldırılarla başlayan sürece şahitlik ediyoruz.
BM sisteminin sembolize ettiği egemen eşitlik, anlaşmazlıkların diplomasiyle çözümü gibi prensipler bizzat bu sistemin kurucuları tarafından acıkınca yenilen putlara dönüştürülmüş durumda. "TÜRKİYE'NİN TAVRI BELLİDİR" Yıllardır bize hukuk, insan hak ve hürriyetlerinden bahsedenlerin bizzat kendileri bu değerleri yok sayıyor.
Çiğnemekte hiçbir beis görmüyorlar.
Belirsizlik, gerilim, çatışma ve hukuksuzluğun norm haline geldiği böyle hassas konjonktürde Türkiye'nin tavrı bellidir.
Biz bölgemiz ve insanlığı ilgilendiren meselelerde asla tarafsız değiliz.
Biz kardeşlerimiz ve komşularımızın huzurunu bozan hadiselerde tarafsız değiliz.
Tüm dünyanın geleceğini tehdit eden konularda tarafsız değiliz.
Türkiye olarak sulhü sükunun tarafındayız.
Huzurun ve istikrarın, dayanışmanın ve işbirliğin tarafındayız.
Evrensel değerler, adalet ve kalkınmanın tarafındayız. "ADALETSİZLİKLER KARŞISINDA DİK DURMAYA DEVAM EDECEĞİZ" Sorunların diyalog ve diplomasiyle çözülmesinin tarafındayız.
Savaş yerine barışın tarafındayız.
Öldürmenin, katletmenin, haydutların, soykırımcıların değil hakkın, hakikatin, insanı yaşatmanın tarafındayız.
Mazlumların gözyaşını dindirmenin, zulmü engellemenin tarafındayız.
Bu çizgimizi, duruşumuzu her daim koruyacağız.
Nasıl bugünlere oyunları bozarak geldiysek, bize insan ve demokrasi hakları dersi verenler susarken hakkı haykırdıysak, zalimlere boyun eğmediysek adaletsizlikler karşısında dik durmaya devam edeceğiz. "DİRAYETLİ OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ" Basiretli düşünmeye, soğukkanlı olmaya, sağduyulu davranmaya devam edeceğiz.
Yakın çevremizde füzeler havada uçuşurken 86 milyonun tek bir ferdinin kılına dahi zarar gelmemesi için dikkatli, temkinli, sabırlı, fakat haydutlar karşısında bir o kadar dirayetli olmaya devam edeceğiz.
Dünyanın fırtınalı sularda seyrettiği günümüzde altyapı, ekonomi, diplomasi, ordu, savunma sanayimizi güçlendirerek, milli birliğimizi tahkim ederek Türkiye Yüzyılı'na hazırlanıyoruz.
Türkiye Yüzyılı vizyonumuzun köşe taşlarından biri terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedefleriyle yürüttüğümüz çalışmalardır.
KOMİSYON TARİHİ MİSYONUNU BAŞARIYLA YERİNE GETİRDİ 23 Nisan 1920'den bugüne Meclisimiz milli dertlere milli reçeteler yazma konusunda maharetini farklı vesilelerle göstermiştir.
Bu gazi Meclis ülkenin ve milletin canını yakan her türlü soruna çözüm üretecek kapasiteye, demokratik olgunluğa hamdolsun bugün de ziyadesiyle sahiptir. 5 Ağustos'ta kurulan Mili Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu tarihi misyonunu başarıyla yerine getirdi.
Komisyon nihai raporunu kabul etmiş, sürece olan inancını göstermiş, terörsüz Türkiye'ye giden yolda ufuk açıcı bir rol üstlenmiştir.
Başta Meclis Başkanımız sayın Kurtulmuş olmak üzere komisyonda görev alan tüm milletvekillerine yürekten teşekkür ediyorum. "EMİN VE KARARLI VE CESUR ADIMLARLA İLERLEYECEĞİZ" Partimizi ve ittifakımızı komisyonda başarıyla temsil eden arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.
Önümüzdeki günlerde ülkemizi bu sorundan kurtarmak için gerekli özgüveni ve cesareti göstereceklerine inanıyorum.
Türkiye'yi girdiği bu yoldan geri döndürmek isteyenler olacaktır.
Biz bunlara aldırmayacağız.
Emin ve kararlı ve cesur adımlarla ilerleyeceğiz.
Bu fırsatı heba etmeyecek, heba edilmesine izin vermeyeceğiz.
AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak diğer siyasi partilerimizin de müspet katkıları ve sorumluluk duygusuyla hareket edeceğiz.
Yarım asırdır milletimizin ayağına bağ olan, onbinlerce vatandaşımızın canını yakan, ülkemize ekonomik maliyeti 2 trilyon doları aşan bu musibetten Türkiye'yi inşallah kurtaracağız.Bunu da kardeşlik hukuku içinde, vatandaşlık hukuku içinde şehitlerimizin ruhlarını muazzep etmeden, gazilerimizi ve şehit yakınlarımızı müteessir etmeden meşru ve makul zeminde gerçekleştireceğiz.
Aynı hassasiyeti bu çatı altındaki her bir milletvekilinden, tüm siyasi partilerden beklediğimizi vurgulamak istiyorum.
İnşallah Türkiye bu meseleyi kalıcı olarak geride bıraktığında ağır yüklerinden kurtulmuş aydınlık yarınlara doğru koşar adım gidecektir.