Haber Detayı

Kadınlar Meclis’ten iki Fatma Nur Çelik için seslendi: 'Bu düzen değişene kadar susmayacağız'
Türkiye cumhuriyet.com.tr
03/03/2026 18:14 (3 saat önce)

Kadınlar Meclis’ten iki Fatma Nur Çelik için seslendi: 'Bu düzen değişene kadar susmayacağız'

EMEP’in çağrısıyla grev ve direnişlerden gelen kadın işçiler Meclis’te buluştu. EMEP Milletvekili Sevda Karaca, istismar edilen kızı için adalet ararken ölü bulunan Fatma Nur Çelik ile okulda öldürülen öğretmen Fatma Nur Çelik’i gündeme taşıyarak, “Sorumlular hesap vermeli” dedi.

Emek Partisi’nin çağrısıyla Türkiye’nin dört bir yanında devam eden grev ve direnişlerden kadın işçiler, Meclis’te bir araya geldi.

Karaca buluşmanın ardından kadınlarla basın toplantısı düzenleyerek işçi kadınların mücadele ve taleplerinin yanı sıra istismar edilen kızı için adalet mücadelesi veren Fatma Nur Çelik ve kızı Hifa’nın ölü bulunmasını ve öğretmen Fatma Nur Çelik’in öldürülmesini gündeme getirdi. “KADIN SÖMÜRÜSÜNÜN ARKASINDA SARAY İKTİDARI VAR” Açıklama yapan EMEP Milletvekili Sevda Karaca “Bu ülkede patronlar, kadın işçilere köle muamelesi yapıyorlar.

Çünkü arkalarında devlet gücü var.

Valileri, belediye başkanları, yargıçları, bürokratları var.

Ama her şeyden önemlisi bu işlerin arkasında saray iktidarı var.

Saray iktidarı ortaya koyduğu yoksulluk ve sömürü programıyla özellikle kadınların eşitsizliğinden faydalanarak, daha fazla sömürmenin yollarını patronlara açıyorlar.” dedi.

Kadınların yoksullaştırma, sömürü ve şiddete rağmen kadınların örgütlenmekten vazgeçmediğine vurgu yapan Karaca “Bir bütün olarak işçi sınıfının haklarına yönelen saldırganlığa karşı sınıf birliğini kurmak için bugün toplandığımız kadın işçiler baskıya, sömürüye, savaşa, baskıya, iş kazalarıyla canlarının ellerinden alınmak istenmesine, ev içi emek sömürüsüyle yoksulluğun en derin sonuçlarını yaşamak zorunda bırakılmasına hep birlikte ‘hayır’ dedi.” şeklinde kaydetti.

Karaca Temel Conta, GM Teknik ve direnen maden emekçilerinin eşlerine de selam gönderdi.

Mücadele mesajı veren Karaca “Bu mücadelenin eşitliği, özgürlüğü, şiddetsiz bir hayatı kazanmak; yoksulluğa karşı insanca yaşanacak bir hayat için olduğunu bir kere daha söylemek istiyorum.

Meclis buluşmasından bütün kız kardeşlerimizle ortak mesajımızı sizinle paylaşmak istiyorum: Yalnız değilsiniz kız kardeşlerim.

Hiçbir zaman yalnız olmayacaksınız.

Çünkü direnen ve yolu açan kız kardeşleriniz var.

Ve o yolda hep birlikte yürümek için mücadelemiz var.

Bu düzenin eğer bize boyun eğdireceğini düşünüyorsanız işte buradaki tabloya bakın.

Ne yaparsanız yapın.

Susmayan, yan yana mücadele eden, adalet arayan, üzerine coplu kolluk güçleri salsanız da direnmekten vazgeçmeyen ve sadece kendisinin ekmeği için değil bu ülkenin geleceği için mücadele eden kadın işçilerin direnci var.

Bütün kadın emekçilerin 8Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nü kutluyoruz.

Yaşasın kadın dayanışması!” dedi. “İKİ FATMA NUR’U KAYBETTİK” Karaca basın toplantısının devamında, okula öldürülen öğretmen Fatma Nur Çelik ile istismar edilen kızı için adalet isterken ölü bulunan Fatma Nur Çelik’in ölümlerine de değindi.

Kuran’a Hizmet Vakfı sorumlusu Ayhan Şengüler'in istismarına karşı yıllardır mücadele veren, sesini duyurmak için adliye önünde nöbet tutan Fatma Nur Çelik ve 8 yaşındaki kızı Hifa İkra’nın cansız bedenleri Zeytinburnu sahilinde bulundu.

Karaca yaptığı açıklamada “Devletin hiçbir biçimde koruma sağlamadığı hatta bir kadın kendisi ve çocuğunun hayatı için mücadele ederken bütün sesini kısmaya çalıştığı bu örnekle birlikte açık bir gerçeği görüyoruz: Bu düzen değişmeden kadınlara reva görülen işte Fatma Nur ve kızının yaşadığıdır” dedi.

Fatma Nur Çelik'in kimin tarafından öldürüldüğünün açık olduğunu belirten Karaca “Sadece gericiliğin karanlığı değil o karanlığın daha koyulaşması için, devletin bütün olanaklarını kadınlara ve kız çocuklarına karşı kullanan bu saray iktidarının da elinde Fatma ve kızının kanı vardır.” dedi. “KADINLAR FATMA’NIN HAKKINI DA KENDİ HAKKINI DA HELAL ETMİYOR” Aile Bakanlığının yaptığı açıklamaya tepki gösteren Karaca “Aile Bakanına buradan bir çift lafımız var.

Fatma Nur, kızı ihbar için adalet mücadelesi verirken, talepleri çok basitti ve sizin sorumluluğunuzun altındaydı.

Gerekenleri yapmadınız.

Fatma Nur ve Hifa'nın göz göre göre aramızdan koparılmasına seyirci kaldıktan sonra arkasından ‘biz elimizden gelen her şeyi yaptık’ diye küçücük bir basın metniyle sorumluluktan kurtulmaya çalışmışsınız.

Kadınlar olarak kendi hakkımızı da Fatma’nın hakkını da size helal etmiyoruz Sayın Bakan.

Kadınları karanlığa, gerici odakların karartmasına izin veren; kadınlar oradan çırpınarak kurtulmaya çalıştıklarında ve bir adalet mücadele verdiklerinde yalnız bırakan sizsiniz.

Başka Fatma Nurlar, başka Hifalar olmasın diye biz de acımızla ve öfkemizle size hesap sormaya devam edeceğiz.

İstismarcıları koruyan, bu karanlık düzeni başınıza yıkana kadar da mücadeleden vazgeçmeyeceğiz.” dedi.

AİLE BAKANLIĞI FATMA NUR’A BASKI YAPMIŞ Fatma Nur Çelik’in tarikat tarafından aldığı tehditlerin yanında Aile Bakanlığından da baskı gördüğünü aktaran Karaca “Siz onun sesini duymak yerine evine gizli ziyaretler yaparak ve onu tehdit ederek yaşadıklarını daha fazla anlatmaması gerektiğini söylemişsiniz.

Fatma Nur ölmeden önce Ekmek ve Gül’e bunları anlatmış ve yayınlanmamasını istemiş.

Yayınlanmamasını istemesinin sebebi kendi hayatı ve kızının hayatını kurtarmak istemesiydi.

Suskunluk, hiçbir zaman hayat getirmiyor.

Sizin suskunluğunuz da kadınlara hayat vadetmiyor.

Konuşacak ve sorumluluklarınızın yerine getirilmediğini anlatacaksınız, kadınlara hesap vereceksiniz.

Bu karanlık düzenden cebini dolduran para babalarına da gerici odaklara da kadınların çığlıklarını bastırmaya çalışan saray iktidarına karşı da mücadelemiz var” ifadelerini kullandı. “ÖĞRETMEN FATMA NUR ÇELİK’İN KATLİ ÖRGÜTLÜ ÇÖKÜŞÜN SONUCU” İstanbul’da çalıştığı okulda bir öğrenci tarafından bıçaklanarak öldürülen öğretmen Fatma Nur Çelik’e ilişkin de açıklama yapan Karaca, “Okulda yaşanan bu şiddet olayı, eğitimde yıllardır bu iktidar tarafından bile isteye örgütlenen çöküşün bir sonucudur.

Sorumlusu olduğunuz her olaydan sonra cenaze levazımatçısı gibi çıkıp ‘başınız sağ olsun’ demenizi yemeyeceğiz.

Artık yalnızca yas tutmayacağız, hesap soracağız.” dedi.

Okulların içindeki şiddetin arttığına dikkat çeken Karaca “Öğretmenler bizzat Milli Eğitim Bakanı tarafından hedef haline getiriliyor.

Öğretmenlik mesleğinin itibarı, sistemli bir biçimde ayaklar altına alınıyor.

Her gün televizyon ekranlarından, kürsülerden, sosyal medyadan, öğretmenleri suçlayan, değersizleştiren bir dille karşı karşıya kalıyoruz.

Sonra da dönüp ‘nasıl oldu’ diye soruluyor.

Nasıl olduğu çok açık.

Bilimsel eğitimi geri çekenler, pedagojik zemini olmayan gerici uygulamaları yaygınlaştıranlar, psikolojik danışmanlar yerine manevi danışman atayanlar, sosyal destek mekanizmalarını çökertip çocukları aç bırakanlar, yoksulluğu derinleştirenler, gençleri geleceksizlik duygusuyla baş başa bırakıp onları çetelerin, mafyaların piyonu haline getiren saray iktidarı suçludur.” şeklinde tepki gösterdi.

Ve göz göre göre çocukları, gençleri suç eğitip sonra da suça sürüklenen çocuklar üzerinden suçunuzu örtemezsiniz.

Bütün bu tabloyu yaratanların sorumluluğu başkasının üstüne yıkamayacaklarını belirten Karaca “ Buradan soruyoruz: Fatmalar öğretmenimiz daha önce riske bu durumda durumla ilgili bildirimde bulunduğunda ne yaptınız?

Çıkıp açıklamak zorundasınız.

Bir okulda kesici aletle bir saldırı gerçekleşiyorsa eğer kim buna güvenlik zahmeti diyebilir?

Okul dediğiniz yer eğer çocukların, öğretmenlerin güvende olduğu bir alan değil de din sömürüsünün, kutuplaştırmanın, şiddetin, açlığın, denetimsizliğin, gericiliğin, piyasacılığın kol gezdiği bir yer haline gelmişse katil bellidir.

Artık bize taziye mesajları yayınlamaktan ‘Gereği uapılacaktır’ cümlesini kurmaktan vazgeçin.

Hesap soracağız, hesap vereceksiniz” dedi.

Somut adım atılmasını isteyen Karaca şu talepleri sıraladı: “Her okulda yeterli rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmeti sağlanmasını, risk altındaki öğrenciler için erken müdahale programlarının oluşturulmasını, okul güvenliğini bilimsel, katılımcı bir çerçevede yeniden düzenlenmesini, eğitim emekçilerinin hedef gösterilmesine karşı açık bir tutum alınmasını talep ediyoruz.

Bunların peşindeyiz.

Okullara çocukların aç gitmediği, mafya ve çeteler tarafından ele geçirilmediği düzeneği sağlamak sizin sorumluluğunuz.

Bu olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için bugün eğitim emekçilerinin ülkenin dört bir tarafında ortaya koyduğu öfkeyi, direnci, yası biz de sahipleniyoruz.

Eğitim emekçileri yalnız değildir.

Öğretmenlerimizin anısı önünde sözümüz net: Bu düzen değişene kadar susmayacağız.” dedi.

İlgili Sitenin Haberleri