Haber Detayı

CHP'li Taşcıer: "Bütçeden Faize Saniyede 176 Bin Lira Kaynak Aktarılırken, Emekliye ve Memura 'İmkanlar Sı...
Güncel haberler.com
03/03/2026 17:37 (5 saat önce)

CHP'li Taşcıer: "Bütçeden Faize Saniyede 176 Bin Lira Kaynak Aktarılırken, Emekliye ve Memura 'İmkanlar Sı...

CHP Çalışma ve Sosyal Güvenlik Politika Kurulu Başkanı Gamze Taşcıer, TÜİK'in açıkladığı şubat ayı enflasyon verilerini değerlendirerek, memur ve emeklilerin maaş artışlarının enflasyon karşısında eridiğini belirtti. Ayrıca, ekonomik yönetimin önceliklerini sorguladı ve enflasyonun yükünün sabit gelirli vatandaşlara bindiğini vurguladı.

(ANKARA) - CHP Çalışma ve Sosyal Güvenlik Politika Kurulu Başkanı Gamze Taşcıer, TÜİK'in açıkladığı şubat ayı enflasyon verilerini "2026'nın ilk altı ayı için memura verilen yüzde 11'lik toplu sözleşme zammının yaklaşık yüzde 8'i iki ayda erimiştir.

Memur emeklisine yapılan yüzde 18,60 oranındaki artışın neredeyse yarısı daha yılın başında enflasyon karşısında aşınmıştır" diye değerlendirdi.

Taşcıer, emeklilerin bayram ikramiyelerine ilişkin de "Bütçeden faize saniyede 176 bin lira kaynak ayrılırken, emekliye ve memura 'imkanlar sınırlı' denmesi bir tercih meselesidir.

Bu bir kaynak sorunu değil, öncelik sorunudur" ifadesini kullandı.CHP Çalışma ve Sosyal Güvenlik Politika Kurulu Başkanı ve Ankara Milletvekili Gamze Taşcıer, TÜİK'in açıkladığı şubat ayı enflasyon verilerine ilişkin bir açıklama yaptı.

Taicıer, şunları kaydetti: "SSK ve Bağ-Kur emeklilerine verilen yüzde 12,11'lik artışın ise üçte ikisi şimdiden buharlaşmıştı" "TÜİK'in açıkladığı şubat ayı verileriyle birlikte iki aylık enflasyon oranı yüzde 7,94'e ulaştı.

Resmi tabloda rakamlar teknik bir veri olarak sunuluyor olabilir.

Ancak hayatın gerçek muhasebesi istatistik bültenlerinde değil; pazarda, faturada, mutfakta tutuluyor.

Ekonomi yönetiminin söylemlerine bakıldığında her şey kontrol altında görünmektedir.

Oysa sahadaki tablo bunun tam tersini göstermektedir. 2026'nın ilk altı ayı için memura verilen yüzde 11'lik toplu sözleşme zammının yaklaşık yüzde 8'i iki ayda erimiştir.

Memur emeklisine yapılan yüzde 18,60 oranındaki artışın neredeyse yarısı daha yılın başında enflasyon karşısında aşınmıştır.

SSK ve Bağ-Kur emeklilerine verilen yüzde 12,11'lik artışın ise üçte ikisi şimdiden buharlaşmıştır.

Bugün temel sorun yalnızca zam oranlarının yetersizliği değildir.

Asıl sorun, yapılan artışların kalıcı bir refah sağlamaması; kısa süreli bir pansumana dönüşmesidir.

Maaş artışları birkaç ay içinde etkisini kaybetmekte, gelir artışı ile fiyat artışı arasındaki makas her geçen gün daha da açılmaktadır.

Sabit gelirli yurttaşlarımız her sabah aynı maaşla uyanmakta; ancak her akşam daha düşük alım gücüyle günü tamamlamaktadır.

Çünkü maaşlar nominal olarak artarken, hayatın maliyeti reel olarak çok daha hızlı yükselmektedir." "Bu bir kaynak yokluğu değil, öncelik meselesidir" Çarşı ve pazar TÜİK verilerine göre fiyat belirlememektedir.

Elektrik, doğal gaz ve kira faturaları istatistik hesaplamalarına göre düşmemektedir. 'Enflasyon farkı' adı verilen uygulama ise fiyat artışları gerçekleştikten sonra yapılan gecikmeli bir telafi mekanizmasıdır.

Bu yaklaşım, yangın çıktıktan sonra hortum aramaya benzemektedir.

Sosyal devlet anlayışı, vatandaşının gelirini enflasyon karşısında koruyabilme kapasitesiyle ölçülür.

Eğer maaş artışları iki ay içinde eriyorsa, ortada yapısal bir sorun vardır.

Bugün bütçeden faize saniyede 176 bin lira kaynak ayırabilen bir yönetim anlayışının, konu emekli ve memur olduğunda 'imkanlar sınırlı' söylemine sığınması tercih meselesidir.

Bu bir kaynak yokluğu değil, öncelik meselesidir.

Fedakarlık sürekli aynı kesimlerden beklenemez.

Enflasyonun maliyeti sürekli sabit gelirli kesimlere yüklenemez.

Bu düzen ekonomik açıdan da sosyal açıdan da sürdürülebilir değildir. "Vatandaşını enflasyona ezdirmeyen bir ekonomik düzeni hep birlikte kuracağız" Ekonomide güven, adaletle başlar.

Gelir dağılımında adalet sağlanmadan, fiyat istikrarı kalıcı hale gelmeden ve bütçe öncelikleri toplumsal ihtiyaçlara göre yeniden düzenlenmeden gerçek bir istikrar mümkün değildir.

Milletle birlikte, milletin emrinde; gelir adaletini önceleyen, emeği koruyan ve vatandaşını enflasyona ezdirmeyen bir ekonomik düzeni hep birlikte kuracağız."

İlgili Sitenin Haberleri