Haber Detayı

Özgür Özel'den İran Mesajı: Trump ve Netanyahu'nun Dayattığı Düzeni Reddediyoruz
Siyaset gercekgundem.com
03/03/2026 17:36 (3 saat önce)

Özgür Özel'den İran Mesajı: Trump ve Netanyahu'nun Dayattığı Düzeni Reddediyoruz

CHP lideri Özgür Özel, Orta Doğu’daki gerilim, İran’a yönelik saldırılar ve Türkiye’nin dış politikası hakkında açıklamalarda bulundu. Trump ve Netanyahu'ya sert tepki gösteren Özel, "Diplomasiye dönülmeli, Türkiye ısrarcı olmalı" dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, Orta Doğu’da tırmanan gerilime ve seçim hazırlıklarına dikkat çekti.

Özel'in konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle:* Dün Cumhurbaşkanlığı aday ofisimizin tanıtım toplantısında liyakatli, güçlü kadrolarımızı tanıtırken parti programımızın hükümet programı çalışmasına evrildiği ilk çıktıları; milletvekillerimizin, parti meclis üyelerimizin ve Cumhuriyet Halk Partisi örgütünün… Yetmez, dünya siyasi tarihinin en kalabalık seçim kampanyasına, en güçlü seçim kampanyasına hazırlanıyoruz.* 19 Mart darbesine karşı 23 Mart’ta dayanışma sandıklarına koşan 15,5 milyon gönüllünün ve devamında Ekrem Başkan’a ve yol arkadaşlarımıza sahip çıkan herkesin, darbenin karşısında duran bütün demokratlarla birlikte önemli bir yürüyüşü gerçekleştiriyoruz.

Bunun için dünkü tanıtım toplantımıza kulak kabartan, ardından il başkanlıklarımıza, ilçe başkanlıklarımıza bu vaatlerden, bu seçim yürüyüşünden duyduğu memnuniyeti ifade eden ve bizimle birlikte bir devri kapatıp bir devir açmak isteyen; yüz yıl sonra yine Cumhuriyet için, demokrasi için ve yokluktan, yoksulluktan kurtulmak, hep birlikte kalkınmak ve eşitçe paylaşmak için ümidi bizde olanlara selam olsun, selam olsun!İKTİDARA DIŞ POLİTİKA ELEŞTİRİSİ* Değerli arkadaşlar, dünya kritik bir eşikten geçiyor ve iktidarın dünyadaki, bakmayın yandaş basınlarına, televizyonlarına, birbirlerine dizdikleri övgülere; diplomasi yapılmadığında dikleşiyorlar, diplomasi yapılmadığında dik duruyorlar, diplomasi yapmaya başladıklarında 'efendim doğrusunu yapıyorlar', 180 derece geri döndüklerinde 'hep arkasındayız, ne kadar güzel' ama maalesef yeni bir krizle ve bu krizi doğru okumayan bir dış politika yönetimiyle karşı karşıyayız.Ve Türkiye'nin çaresizliğini, maalesef iktidarın teslimiyetini; Gazze'yi yerle bir etmiş olanlara, orada soykırım yapmış olanlara, bir yandan 'eli kanlı katil' derken onlarla Gazze için aynı masaya oturanları...

Adı barış olan ama 'Gazze Şeridi güzelmiş, burada Filistinlilere yer yok, onları yandaki ülkelere süpüreceğim, buraya oteller, kumarhaneler dikeceğim, çok da doğalgaz varmış onu istiyorum' diyen Trump'ın adını barış masası koyduğu ama Gazze'yi, Filistin'i işgal masasına Netanyahu ile birlikte oturanların ve Trump'a teslimiyet, Netanyahu ile gönülsüz de kayıkçı kavgası ama dün Trump'a sorunca 'Erdoğan iyi iş çıkardı, ona güveniyorum.

Netanyahu ile arasında bir sorun yok, bir sorun yaşamayacaklar.

Onlar da birbirlerine saygı duyuyorlar' ifadeleri ortadayken Türkiye'nin bölgede Amerikan planının bir parçası olması noktası...'HAYDUT DEVLET'* 71 bin Filistinli ölmüş, Filistinlilerin olmadığı masaya 'olmayacak' dedikleri Netanyahu'yu oturtup onunla birlikte o Filistin işgal planını konuşmak...

Ve İran'a, bir ülkenin yönetim kademesine toplantı sırasında Birleşmiş Milletler kararı olmaksızın, hatta onlarla müzakere yürütürken, Londra'da görüşmeler yaparken Cuma günü ayrılıp Pazartesiye 'bize düşüncenizi söyleyin, kırmızı çizgilerinizi söyleyin' deyip bu toplantının kararının alınacağı toplantıda ülkenin yöneticilerini torunlarıyla, çocuklarıyla, kızlarıyla bombalayan bir zorbalık, bir vicdansızlık, bir haydut devlet.'150 KIZ ÇOCUK ÖLMÜŞ, KİMSENİN SORGULADIĞI YOK'Biz İran'ın yönetimine, yönetim şekline, İran'da yaşananlara itirazımız var.

İran'da İranlıların İran'ın geleceğini kararlaştırması gerektiği ve demokratik bir İran konusunda kararlılığımız var, tutumumuz var.

Ama ne Güney Amerika'da ne Orta Doğu'da ne bir başka bir yerde uluslararası toplum olmadan, Birleşmiş Milletler kararı olmadan, bir ülkeye bir kişinin kararıyla, kendi ülkesindeki senatonun bile kararı olmadan gidip de orada katliam yapması ve dünya kadar sivilin...

Ya 150 tane civciv ölse yastır yahu yastır! 150 civciv ölse üzülür bakarsın. 150 kız çocuk ölmüş Amerika'nın bombardımanında, kimsenin dönüp baktığı, bunu düşündüğü, bunu sorguladığı yok. * Biz Amerika ve İsrail’in planları karşısında bölgemizde yaşayan tüm insanların hakkını cesaretle savunduk, savunmaya da devam ediyoruz.

Amerika ile İsrail’in uluslararası hukuku hiçe sayan, masum sivilleri hedef almaktan çekinmeyen bütün müdahalelerini reddediyoruz.

Komşumuz İran’a yapılan saldırılara karşı da duruyoruz, İran halkının yanındayız.

Kayıpları için, başta 150 kız öğrenci, tüm kayıpları için başsağlığı diliyoruz.'TÜRKİYE’NİN DE ISRARCI OLMASI GEREKTİĞİNİ İFADE EDİYORUZ'İran’daki rejimin baskıcı ve insan haklarını yok sayan politikalarını tasvip etmemekle birlikte İran’ın ve bölgemizin geleceğine karar verecek olanların İran’da yaşayanlar, bölgede yaşayanlar olması gerektiğini savunuyoruz.

Mevcut krizin diplomasi masasına dönülerek çözülmesini savunduk, bu konuda ısrarcıyız ve bu konuda Türkiye’nin de ısrarcı olması gerektiğini ifade ediyoruz.* Trump’ın ve Netanyahu’nun dayattığı düzen yeni dünya düzeni olamaz.

Kan akıtan, bütün kurulları dışlayan, kuralları yok sayan bir düzensizliğe yeni düzen denemez.

Bunun için biz dünyadaki siyasi akrabalarımızla birlikte bu düzene, bu dayatılan karmaşaya itiraz ediyoruz.

Türkiye’nin de burada uluslararası toplumla birlikte dünya düzenine, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra ortaya çıkan ve Üçüncü Dünya Savaşı olmasın diye ortaya konmuş düzene sahip çıkmaya ve uluslararası hukuka saygılı olmayanlara açıktan ya da örtülü destek olmamaya bir kez daha Erdoğan’ı bu şekilde davranmaya davet ediyoruz. 'İÇ CEPHEYİ SARSMAK DERKEN BANA DEMİYOR HERHALDE'Şimdi şu kadarını söyleyeyim.

Sayın Bahçeli diyor ki -bugün önemli bir konuşma yaptı- Sayın Bahçeli diyor ki: 'İç cephemiz sarsılırsa sağımız solumuz zehirli haşeratlarla dolacağını merak ediyorum ne zaman görmeyi ümit edecek birileri' diyor.

İç cepheyi sarsmak derken bana demiyor herhalde.

Bolu'nun seçilmiş belediye başkanına en son...

İlk Türkiye'nin en büyük belediyesi Esenyurt'un belediye başkanına, devamında 16 milyonluk İstanbul'un üç kere üst üste seçilmiş belediye başkanına, cumhurbaşkanı adayımıza, Adana gibi başkan Zeydan Karalar'a -demin anons edildiğinde yoktu alkışlarınızı duymadı- Adana gibi başkan Zeydan Karalar'a...Her gün sabah kalkıp Zeydan Başkan'a...

Terör, suç örgütüne sokamadılar çünkü İmamoğlu suç örgütü kurulmadan, kendinden önceki belediyenin verdiği ihalenin ödemelerini düzenli yaptığına bile iftira atarak aylarca içeride tuttular.

Şimdi iç cepheyi bozan biz miyiz?

Her fırsatta, yerel seçimden sonra 'bu seçimin kazananı kaybedeni yok, kazananı Türkiye'dir' diyen ben miyim?

Yoksa o seçim sonuçlarını hazmetmeyip Ekrem Başkan'dan Zeydan Başkan'a, Ahmet Özer'den 16 belediye başkanıma kadar teker teker her sabah birine algı operasyonu yapmak için iki koluna polisle kapıya dayananlar mı?Ben hiç üstüme almadım bunu.

Bir okuyun baştan aşağıya.

Sayın Bahçeli diyor ki: 'Edirne'yi Enver alacağına Bulgar alsın diyenlerin işbirlikçi torunları.' Edirne'yi Enver alacağına Bulgar alsın diyenler kimler?

Onların torunları kimler?

Kim savunuyor Damat Feritleri?

Kim savunuyor Milli Mücadeleyi?

İlgili Sitenin Haberleri