Haber Detayı

Anneye en acı veda! “Bir Fatiha okuyacağım anneanne”
Türkiye tv100.com
03/03/2026 14:53 (3 saat önce)

Anneye en acı veda! “Bir Fatiha okuyacağım anneanne”

Öğrencisi tarafından bıçaklanarak hayatını kaybeden öğretmen Fatma Nur Çelik için okulda düzenlenen törende yüzlerce kişi gözyaşlarına boğuldu. Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Nazif Yılmaz, “Sözün bittiği yerdeyiz” dedi.. Öğretmenler “Okula korkmadan girelim, öğrencimizden korkmayalım” çağrısı yaptı. Çelik’in 11 yaşındaki oğlunun lösemi olduğuna dair iddialar yalanlandı. Küçük çocuk, annesini kaybettiğini biliyor ve cenazede “Bir Fatiha okuyacağım anneanne” sözleriyle yürekleri dağladı.

Olay dün saat 11.00 sıralarında Çekmeköy Taşdelen’de bulunan Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde meydana geldi.

Edinilen bilgiye göre, 11’inci sınıf öğrencisi F.S.B., öğretmenler Fatma Nur Çelik ve Z.A. ile öğrenci S.K.’yi yanında bulundurduğu bıçakla yaraladı.

İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.

Sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından yaralılar ambulansla hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı.

Şüpheli F.S.B. ise polis ekiplerince gözaltına alındı.

Ağır yaralı olarak Sancaktepe İlhan Varank Şehir Hastanesi'ne kaldırılan öğretmen Fatma Nur Çelik, tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.OKULUNDA TÖREN DÜZENLENDİFatma Nur Çelik için bugün duygusal bir tören düzenlendi.

Türk bayrağına sarılı tabutu okul bahçesine getirilen Çelik, yüzlerce öğretmen, öğrenci, veli ve vatandaşın gözyaşları arasında son yolculuğuna uğurlandı.Törene Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Nazif Yılmaz, İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul Emniyet Müdürü Selami Yıldız, öğretmenin ailesi, yakınları, çok sayıda eğitimci ve öğrenciler katıldı.

Tabuta sarılan yakınlarının ayakta durmakta güçlük çektiği görüldü.'OKULLARIMIZDA DİSİPLİN CEZALARI AĞIRLAŞTIRILDI'Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Nazif Yılmaz, "Sözün bittiği yerdeyiz.

Topluma, insanlığa faydalı olmak, ilimle ona ışık olmak için hayatını, ömrünü vakfetmiş çok kıymetli bir meslektaşımızın elim bir hadiseyle aramızdan ayrılmasının hüznünü yaşıyoruz.

Bu okulumuzun avlusundaki ve Türkiye'mizdeki bütün meslektaşlarımız bu hüzünleri, ben de öğretmenlik yapmış bir kardeşiniz olarak derin acıyı yüreğimizde hissediyoruz.

Meslektaşlarım; elbette kanuni tedbirler alınıyor, bunlarla ilgili çalışmalar her zaman yürütülüyor.

Bakanımızın öncülüğünde Öğretmen Meslek Kanunu'nda öğretmenlerimize yönelik tehdit, hakaret ve her türlü cana kastedecek şeylere yönelik suçun artırılmasına dair bir kararımız Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edildi.

Aynı şekilde okullarımızda disiplin cezaları ağırlaştırıldı.

Ama şu var ki cezaların ağırlaştırılması, kanunların olması toplumumuzdaki bu hadiseleri bizim daha da dikkat etmemizi gerektiriyor" dedi. 'KAPIDAN HERKES HERHANGİ BİR KESİCİ ALET GETİREBİLİR'Başka bir okulda görevli öğretmen Hatice Dindar Göksel, "Çok üzgünüm.

Hepimizin başına gelebilirdi, gerçekten bu güvenlik sorunu önemli bir faktör.

Okullara çocukların ellerini kollarını sallayarak herhangi bir kesici aletle girebilmeleri normal değil.

Bilmiyorum, arkadaşlarımı düşünüyorum, Fatma Nur Hocamı, çocuğunu düşünüyorum.

Çok üzgünüm, bu son olsun ve bu güvenlik önlemlerinin de artırılması çok büyük temennim.

Çünkü kendi okulumuzda da böyle bir sorunu yaşıyoruz.

Herkesin rahat okula girememesi gerektiğini düşünüyorum.

Bizim de okulda çok fazla güvenliğimiz yok.

Kapıdan herkes herhangi bir kesici alet getirebilir.

Zaman zaman okullarda aramalar yapıyoruz.

Çocuklar yaşadıkları bölge itibarıyla böyle bir şey taşımak zorunda olduklarını ifade ediyorlar.

Bazen üzerinde kesici, çakı, bıçak olabiliyor" ifadelerini kullandı.'LÜTFEN ARTIK ÇÖZÜM ÜRETİN'Öğretmen Filiz Bulut, "O arkadaşımın oradaki yarası benim kalbimde.

Düşünün; onun annesinin nasıl kalbi yandı.

Çok doluyum, çok üzgünüm.

Lütfen artık çözüm üretin.

Ben bir öğretmen olarak, bir anne olarak çığlık atıyorsam, bir insan olarak masa başında bu işe gönül veren, bu işte ehil olan insanlar, yalvarıyorum artık çözüm üretin.

İnsan insanı öldürmesin" dedi. 'OĞLUNUN LÖSEMİ OLDUĞUNA DAİR YANLIŞ BİLGİ KİRLİLİĞİ VAR'Aynı okulda öğretmen Nefise Koçak, "Fatma Nur Hocamızı kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyoruz.

Sosyal medyada oğlunun lösemi olduğuna dair yanlış bilgi kirliliği var, öyle bir şey yok.

Oğlu 11 yaşında, gayet sağlıklı.

Annesini kaybettiğini de biliyor.

Bugün okuldaki törene gelmedi ama yarın annesinin cenazesine katılacak. 'Bir Fatiha okuyacağım anneanne' demiş.

Anneannesi benim yanımda konuştu" dedi.'ÖĞRETMEN ÖĞRENCİSİNDEN KORKMASIN'Korkmadan okula gitmek istediklerini söyleyen öğretmen Nefise Koçak, "Öğretmenler okula korkmadan gitsin, onu istiyoruz, başka bir şey istemiyoruz.

Öğretmen öğrencisinden korkmasın.

Onu istiyoruz, başka bir şey istemiyoruz" ifadelerini kullandı.Öte yandan öğretmen Fatma Nur Çelik’in cenazesinin yarın Konya’da kılınacak öğlen namazının ardından Musalla Mezarlığı'ndan toprağa verileceği öğrenildi.'UMUTLA BEKLEDİK'Okul öğretmeni Harun Demirel, "Kendi halinde, öğrencilerin de sevdiği bir öğretmen arkadaşımızdı.

Biz öğretmen odasına gittiğimiz zaman sohbet muhabbet ettiğimiz bir öğretmenimizdi.

Sesi güzel, gönlü güzel bir öğretmenimizdi.

Böyle talihsiz bir olay maalesef canım hocamızı, bizim canımızı aldı.

Söylenecek çok söz var ama sözün bittiği yerdeyiz.

Yapacak hiçbirşey yok.

Dün hastane sürecinde orada kapıda bile beklerken hep umutla bekledik, 'İyi haber gelecek' diye bekledik ama maalesef işte saat 17:30-18:00 civarı üzücü haberi aldık" dedi.'DAHA ÖNCE TUTANAK VE RAPOR TUTULMUŞ'Öğretmen Demirel, "Disiplinlik bir durum değil, onun psikolojik bir sorunu vardı.

Daha öncesinden rehber hocalarımızla görüşmeler, bunlarla ilgili tutanaklar, raporlar oluşturulmuş; hastaneye sevkiyle alakalı görüşler rapor haline getirilmiş.

Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nde de 8 gün kalmış.

Sonrasında velisinin isteği üzerine, imzasıyla 20 Şubat'ta da oradan çıkartılmış.

Sonuçta bu çocuk hala bu okulun öğrencisiydi.

Bu olumsuz durumlara rağmen tasdiknamesini veremiyoruz, kaydını silemiyoruz.

Mecbur listelerde adı var.

Sadece bu psikolojik sorunlarıyla ilgili rehber öğretmenin görüşmeleriyle ilgili tutanaklar var" ifadelerini kullandı. 'ÇOK DEĞERLİ BİR HOCAMIZDI; HER YERDE ONUN İZİ VAR'Öğretmen Demirel, "Zeynep hocamız dün akşam taburcu oldu onda tek dikiş vardı.

Yine diğer öğrencimiz de hastanede hala tedavisi devam ediyor.

Onlarda herhangi bir kritik durum sözkonusu değil, daha iyi şimdi.

Bizim itibarımızın yok olduğu konusunda her öğretmen aynı fikirde.

Bir öğrenciyle bir diyalog kuramıyoruz, sıkıntılı problemli öğrencileri bir üst kurula sevk edemiyoruz.

Bizim bu çocukları okulda tutmamız yönünde hep çabalarımız varken kendi güvenliğimizi kendimiz sağlıyoruz.

Gerektiği zamanlarda sınıflarda arama yaparak, konuşarak kendi güvenliğimizi kendimiz sağlıyoruz.

Çok değerli bir hocamızdı; kaybetmenin üzüntüsü içerisindeyiz.

Bu süreçten sonra da bu okulda buna da alışmak da çok zor.

Her yerde onun izi var" dedi. 'DİSİPLİN KURULU'NDA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNANLARA KİN BESLEMİŞ'Öğrenci Ali Hamza Daş üzüntülerini dile getirerek, "Biyoloji dersimize giriyordu.

Genelde kafa dengi bir insandı.

Yaptığı şakalarla olsun, davranışlarıyla olsun bizi sürekli güldüren bir hocaydı.

Seviyorduk, çok kafa dengiydi.

Bir hatası da olmadı.

Şu ana kadar bize karşı hep yumuşaktı.

Böyle şeyleri gerektirecek birşey olmadığını da düşünüyorum.

Daha önce şahit olduğum birşey yok ama disiplin kurulunda ve 3 kişinin ismini söylemiş.

Can güvenliğimizin tehlike altında olduğunu söylemiş; ona rağmen önlemini almamışlar.

Çocuk da uzaklaştırması olduğu halde elini kolunu sallayarak okula girebildi.

Bana çok saçma geliyor.

Kapıya 2 öğrenci dikip burayı beklemeleri çok saçma.

Güvenlik boşuna mı duruyor.

Kapıya nöbetçi olarak 2 öğrenci koyuyorlar.

Öğrenci ne yapabilir ki başka birine.Güvenliğin durması gereken yerde 2 öğrenci bekliyor, çok saçma.

Normalde güvenlik var ama bizce görevini tam yerine getiremiyor.

Uzaklaştırma aldığı halde elini kolunu sallayarak okula gelebiliyor.

Gerçekten çok saçma.

Bir de ailesinin de çok fazla bir dikkatsizliği var.

Hastanede yattığı halde imzayla çıkarıyorlar.

Bir çocuğun böyle bir durumdayken nasıl onu kontrol etmeden direkt okula yollayabiliyorlar, anlayamıyorum.

Raporu falan varmış şizofren hastasıymış.

Dört hocaya zarar verecekmiş.

İlk önce hocaların hangi sınıfta olduğuna listelerden bakıyor, sonra biyoloji hocasına gidiyor.

Önce hocayı koltuk altı tarafından bıçaklamış.

Sonra koridorda arkadaşımı görmüş, onu kovalamış.

Sonra Barbaros hoca bıçağı tutmaya çalışmış, eli kesilmiş öyle biliyorum.

Şeyda hocanın kapsına dayanıp tekmelemiş.

Diğer hocamız da omzundan bıçaklanmış.

Şeyda hoca kapıyı kilitleyip kendini korumaya çalışmış.

Fatma Nur Hoca omzundan bıçaklanmış.

Ayırmaya çalışan bir çocuk da bıçaklanıp akciğeri hava toplamış, çocuğa tüp takmışlar.

Ameliyattan çıktı durumu iyi.

Disiplin kurulunda suç duyurusunda bulunanlara kin beslemiş, o yüzden bu saldırıyı gerçekleştirmiş.

Bu okuldakilerin hepsini bizim iyiliğimizi isteyen, çok cana yakın hocalar.

Hiçbirinden birşey görmedim.

Hepsi cana yakın, sevecen, bizim yüzümüzü güldüren hocalar.

Bir sıkıntıları olduğunu düşünmüyorum.

Saçma sapan tipler yüzünden kötüye gidiyoruz" dedi. 'CİĞERİMİZ YANDI'Veli Fatma Yeni, "Hocayı tanıyorum, oğlumun geçen seneki öğretmeniydi.

Çok naif, çok kibar bir öğretmendi.

Türkiye olarak ciğerimiz yandı.

Bu olayın unutulmasını istemiyoruz ve yaralanan öğrencimiz bizim çocuğumuz da olabilirdi.

Güvenliklerin artırılmasını istiyoruz.

Polislerin resmi giyinmesini istiyoruz.

Bir okula 1-2 polis değil, birçok polisin verilmesini istiyoruz.

Öğretmenlerimizin hayatından da endişe ediyoruz" diye konuştu.

Bir başka veli Şener Yılmaz ise, "Bir güneşimiz daha söndü, hepimizin başı sağ olsun.

Acımız büyük" dedi.Öğrenci Rukiye Melek Karakuşlu ise, "Fatma Nur Hoca 3 yıl dersime girdi.

Bu sene görmediğimiz için giremedi.

Çok güzel anılarımız oldu, çok iyi bir hocaydı.

Çok güzel, çok eğlenceli, iyi bir hocaydı zaten.

Kimsenin böyle birşey yapacağı hiç aklımıza gelmezdi" ifadelerini kullandı.

İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ ÖNÜNDE DE ÖĞRETMENLER TOPLANDIDiğer yandan öğretmenler tramvay yolundan yürüyerek İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü önüne geldi.

Öğretmenler yürüyüşün ardından oturma eylemi de yaptı.

İlgili Sitenin Haberleri