Haber Detayı
DEM Parti'li Hatimoğulları: AİHM ve AYM kararları uygulanmalı
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, "AİHM ve AYM kararları uygulanmalı, kayyım atanan belediyeler halka, yani seçilmişlere iade edilmeli, cezaevindeki hasta tutukluların tahliyesi, infaz yakmaların son bulması gerekiyor.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, "AİHM ve AYM kararları uygulanmalı, kayyım atanan belediyeler halka, yani seçilmişlere iade edilmeli, cezaevindeki hasta tutukluların tahliyesi, infaz yakmaların son bulması gerekiyor.
Bütün bunlar için anayasal bir düzenlemeye gerek yok, mevcut olan yasalar uygulandığında zaten bu başlıklar gerçekleşir" dedi.DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin TBMM grup toplantısında konuştu.
Hatimoğulları, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan'ın, 'Terörsüz Türkiye' sürecinin ikinci aşamasına yönelik mesajına ilişkin, "Her defasında ifade ettik; Kürt halkı birçok talepte bulunuyor.
Biz şunu çok iyi biliyoruz ki Kürt halkının talepleri yalnızca onlara demokrasi getirmeyecek, bütün Türkiye'nin demokratikleşmesine kapı aralayacak.
Buradan bir kez daha şunların altını çiziyoruz; AİHM ve AYM kararları uygulanmalı, kayyım atanan belediyeler halka, yani seçilmişlere iade edilmeli, cezaevindeki hasta tutukluların tahliyesi, infaz yakmaların son bulması gerekiyor.
Bütün bunlar için anayasal bir düzenlemeye gerek yok, mevcut olan yasalar uygulandığında zaten bu başlıklar gerçekleşir.
Öcalan'ın koşulları ve statüsü yasal bir düzenleme ile tanınmalı ve hukuki güvence altına alınmalıdır.
Sürecin devamı için bu son derece önemlidir.
Bunlar için beklemeye gerek yok, bir an önce adım atılmalı.
Somut adım atılmadığı müddetçe toplumun sürece olan inancı giderek zayıflıyor.
Bizim topluma karşı sorumluluğumuz var; toplumda süreç ile ilgili güven artırma görev ve sorumluluğumuz var.
Bu görev yalnızca DEM Parti'nin değil, parlamento, devlet ve iktidarın bizatihi kendisindedir" ifadelerini kullandı.'EŞİT YURTTAŞLIK İNŞA EDİLEBİLİR''Terörsüz Türkiye' sürecinin 3 adım üzerine inşa edilebileceğini belirten Hatimoğulları, "Birincisi; Kürtler, Aleviler başta olmak üzere bütün farklı halklar ve inançlar eşit yurttaşlık temelinde demokratik cumhuriyet hukukunun güvencesinde yaşayabilir.
Buna, 'Özgür Yurttaş Yasası' denilebilir.
PKK meselesine ilişkin çıkarılacak çerçeve yasa, 'Özgür Yurttaş Yasası' olarak tamamlanabilir.
Ceza değil çözüm odaklı bir yaklaşımla, eşit yurttaşlık pek ala inşa edilebilir.
İkincisi; yerel yönetimlerin güçlenmesi konusudur.
Yerel yönetimler güçlendiğinde insanlar, mahallelerini ve geleceklerini daha iyi şekillendirebilir.
Avrupa'nın 'Yerel yönetim özerklik şartı' bu konuda bize makul bir yol haritası sunmaktadır.
Demokratik Türkiye'nin mührü, yerel demokrasidir.
Sadece Diyarbakır'ın değil, Trabzon, Tekirdağ ve Antalya'nın da ihtiyacı yerel demokrasidir.
Üçüncüsü; siyasi ve toplumsal örgütlenmenin önü açılmalıdır.
Bu bir lütuf değildir, 21'inci yüzyıla yakışır temel bir haktır.
Yeni bir sivil, demokratik bir toplum yasası ile toplumun nefes alması sağlanmalıdır.
Bu 3 adım birlikte atıldığı zaman hem kalıcı bir barış tesis edilebilir hem de demokratik bir cumhuriyet inşasının önü açılabilir.
Bu adımlar Kürt meselesini siyasi ve hukuki bir zemine çekebileceği gibi Türkiye'nin demokratikleşmesine de çok önemli katkılar sağlayacaktır" diye konuştu.