Haber Detayı

GTO Başkanı Yıldırım: Orta Doğu’daki savaş küresel ticaret açısından büyük risk taşıyor
şehir ekonomigazetesi.com
03/03/2026 15:22 (4 saat önce)

GTO Başkanı Yıldırım: Orta Doğu’daki savaş küresel ticaret açısından büyük risk taşıyor

Gaziantep, 2025 yılının şubat ayında 808 milyon 767 bin dolarlık ihracat gerçekleştirerek dikkat çekici bir performans sergiledi. Böylece kentin yılın ilk iki ayındaki toplam ihracatı 1 milyar 589 milyon 583 bin dolara ulaştı. Veriler, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından kamuoyuyla paylaşıldı.

NİHAT DÜZGÜN / GAZİANTEP Açıklanan şubat ayı ihracat rakamlarını değerlendiren Gaziantep Ticaret Odası (GTO) Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Yıldırım, Gaziantep’in Türkiye’nin en fazla ihracat yapan 6. ili olma konumunu koruduğunu vurguladı.

Şubat ayında geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 1,21 oranında artış sağlandığını belirten Yıldırım, “Küresel ölçekte yaşanan tüm zorluklara rağmen üretmeye, istihdam oluşturmaya ve hem şehrimizin hem ülkemizin ekonomisine katkı sunmaya devam eden tüm ihracatçılarımıza ve çalışanlarımıza gönülden teşekkür ediyorum.

İşiniz, gücünüz rast gitsin” ifadelerini kullandı. “Hindistan pazarı Türk ihracatçısı için zorlu bir alan” Küresel ticarette yaşanan gelişmelerin Türkiye ve Gaziantep iş dünyası açısından yakından izlenmesi gerektiğine dikkat çeken Yıldırım, Avrupa Birliği ile Hindistan arasında imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması’nın dengeleri değiştirebilecek bir adım olduğunu söyledi.

Türkiye’nin Gümrük Birliği nedeniyle Avrupa Birliği’nin ticaret politikalarından doğrudan etkilendiğini hatırlatan Yıldırım, Türkiye’nin masada yer almadığı bir anlaşmanın olumsuz sonuçlar doğurabileceğini dile getirdi.

Hindistan’ın düşük maliyetli ve yüksek hacimli üretiminin Gümrük Birliği kapısından vergisiz şekilde iç pazara girebildiğini belirten Yıldırım, buna karşın Türk ihracatçısının Hindistan pazarında çeşitli ticari engellerle karşılaştığını ifade etti.

Bu durumun yalnızca bir ticaret dengesizliği değil, aynı zamanda haksız rekabet anlamına geldiğini vurgulayan Yıldırım, Avrupa Birliği’nin Türkiye’nin en büyük ihracat pazarı olduğunu hatırlattı.

Üçüncü ülkelerin AB ile avantajlı ticaret anlaşmaları yapması karşısında Türkiye’nin eş zamanlı şekilde sürece dahil olmaması halinde mevcut kazanımların zayıflayabileceği uyarısında bulundu. “Orta Doğu’daki savaş küresel ekonomiyi sarsabilir” Yıldırım, Orta Doğu’da ABD, İsrail ve İran arasında patlak veren savaşın bölgesel olduğu kadar küresel sonuçlar doğurabileceğine de dikkat çekti.

Bölgenin hiç olmadığı kadar yüksek risk altında olduğunu belirten Yıldırım, çatışmanın siyasi etkilerinin yanı sıra küresel ekonomi üzerinde de önemli yansımaları olacağını ifade etti.

Özellikle dünya enerji ticaretinin kilit noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nın küresel tedarik zincirleri açısından kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Yıldırım, savaşın süresine ilişkin belirsizliğin uluslararası piyasalardaki dalgalanmayı artırdığını kaydetti.

Petrol, doğalgaz ve diğer emtia fiyatlarında yükseliş eğilimi görüldüğünü, buna ek olarak nakliye sigorta maliyetleri ve savaş risk primlerinin arttığını belirten Yıldırım, bu gelişmelerin üretim ve lojistik maliyetlerini doğrudan etkilediğini söyledi.

Uzayan bir savaş ortamının küresel tedarik zincirlerinde daha derin kırılmalara yol açabileceğine işaret eden Yıldırım, Gaziantep iş dünyasının bu süreçte pazar çeşitliliğini artırması, maliyet yönetimini güçlendirmesi ve katma değerli üretime yönelmesinin hayati önem taşıdığını dile getirdi.

Yıldırım, “Tüm küresel risklere rağmen üretmeye, istihdam sağlamaya ve ülkemize döviz kazandırmaya kararlılıkla devam edeceğiz” dedi.

Deniz taşımacılığı şirketlerine uyarı Başkan Yıldırım, kriz ortamını fırsata çevirmeye çalışan firmalara da net bir mesaj verdi.

Özellikle uluslararası deniz taşımacılığı hizmeti sunan şirketlerin “Acil Durum Çatışma Ücreti (ECS)” gibi gerekçelerle fiyat artışına gitmesini eleştiren Yıldırım, bu yaklaşımın kabul edilemez olduğunu ifade etti.

Belirsizlik dönemlerinde iş dünyasının güven üretmesi gerektiğini belirten Yıldırım, “Bu tutum kriz yönetimi değil, fırsatçılıktır.

İş dünyasının sorumluluğu; istikrarı korumak ve toplumsal bilinçle hareket etmektir.

Kriz dönemleri karakteri ortaya çıkarır” değerlendirmesinde bulundu.

İlgili Sitenin Haberleri