Haber Detayı

Türkiye Gazetesi ABD basını gibi
Ercan dolapçı aydinlik.com.tr
03/03/2026 14:38 (3 saat önce)

Türkiye Gazetesi ABD basını gibi

Türkiye Gazetesi ABD basını gibi

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları 4. güne girerken gazeteler ve televizyonlardaki hava ilk güne göre daha bir gerçeğe oturmaya başladı.

Dünkü gazeteler İran’ın direndiğini ve ABD’nin zor durumda kaldığını birinci sayfalarından görmeye başladılar.

Televizyonlar ise İran füzelerini sayıyor… Savaş öncesi İran’ı küçümseyen ve “sen de kimsin ABD’ye direnecek” tavrında olanlar şimdi “ben öyle demek istememiştim” savunması içindeler.

Ancak genel olarak 2003 yılındaki Körfez Savaşı havasındalar.

ABD’nin yenilmez bir güç olduğunu savunuyorlar.

Ancak sahadaki savaş onları da vuruyor.

Yalanları bir bir dökülüyor.

Çünkü İran’ın beklenmedik bir direnişiyle karşılaştılar.

Hem de topyekûn bir saldırıyla… Dünkü gazeteler içinde en dikkat çekeni “Türkiye” gazetesinin manşeti. “Türkiye” gazetesini görenler, “Adı Türkiye ancak ABD gazetesinden farkı yok” demekten geri durmadılar. “Türkiye”ye göre “İran’da rejim düşerse savaş biter!” Olmayacak duaya “amin” diyorlar.

Her şey biterse utanacaklar mı acaba?

Yoksa çok sayıda yalan haberlerine bir yenisini mi eklemiş olacaklar!

İRAN'IN ÇİRKİNİ ABD'NİN GÜZELİ SALİH TUNA/ SABAHABD-İsrail saldırısı altındaki İran yönetimini veya İran'ın teknolojik noksanlığını tartışmak, evi yakan kundakçının meşalesini görmezden gelip içerideki mobilyaların eskiliğini eleştirmektir.Siyonist hegemonya bölgemizi "mezhep ve etnisite" asabiyetiyle kadavraya çevirip "imha edilecek" şeklinde tasnif ederken, "düşkünlerin" ağzına da bu tarz lakırdılar kaldı.Kardeşlerim bu lakırdılar katilin eline şarjör uzatan haysiyet cellatlığından başka bir şey değildir...Kabul etmek zorundayız: Uluslararası hukuk artık bir cesettir; Westphalia düzeni ise kanlı bir enkaz.ABD-İsrail'in bağımsız bir ülke olan İran'a saldırısının hasar tespiti her şeyden evvel budur.Tahran'a düşen her bomba, aslında Ankara'nın savunma hattında açılan bir gediktir.Soykırımcı Netanyahu "Sıra Türkiye'de" derken şaka yapmıyor; ırkçı siyonizmin en çıplak ve vahşi gerçeğini dile getiriyor.

Epstein dosyalarıyla lağımı patlayan küresel elitlerin bölgeye "demokrasi" getireceği masalına inanmak, Türkiye'nin de içinde yer aldığı bu bölgeye açık bir ihanettir.İran'ın yanında durmak bir mezhep veya rejim tercihi değil, onurlu duruşun gereğidir.

SİYASET DİNE DAHİLDİR AMA DİNİN YERİNE GEÇİRİLEMEZ ÖMER LEKESİZ/ YENİ ŞAFAK“Endişem bütünüyle tahakkuk etti” demeyeceğim; fakat Hamaney’in ABD-İsrail saldırısında hayatını kaybetmesi ve İran şehirlerinin ateş hattına dönüşmesi karşısında Müslümanlar arasında ortaya çıkan tutum farklılığı, sözünü ettiğimiz ayrışmayı bir kez daha görünür kıldı.

Mezhebi, meşrebi, siyaseti… her ne olursa olsun Hamaney bir Müslümandı.

Ölümü karşısında rahmet dilemek bir dinî edeptir.

Söz konusu ayrışmayla gündelik siyaset devreye sokularak sadece bir edep ihlali yapılmadı; aynı zamanda İngiliz tezgahlı tarihî tuzağın içine bir kez daha düşüldü.Bugün ihtiyacımız olan şey, karşıtlıklar üzerinden beslenen bir siyasal kimlik değil; müşterek iman üzerinden inşa edilen bir edep bilincidir.

Aksi halde her kriz anında aynı tuzağa düşer, her ölüm karşısında kardeşlik imtihanını kaybederiz.

Unutmayalım: Siyaset geçicidir, iktidarlar fanidir; fakat din (İslam) ve onun tamamladığı güzel ahlak kalıcıdır.

Kalıcı olanı geçici olana feda ettiğimiz gün, sadece bir devleti değil, kendimizi de kaybederiz.

DİRENİŞ EKSENİ ÇÖKMÜŞ MURAT ÖZER/ AKŞAMTam 47 yıl, bugün için hazırlanmıştı İran.

Çocuklarını beşikte "İsrail'e ölüm" ve "Büyük Şeytan Amerika" ninnileriyle büyüttüler.

Siyonistlerle büyük hesaplaşma uğruna ülkeler tarumar edildi.

Dünyanın gördüğü en kanlı rejimlere sahip çıkıldı, hayal dünyasında kurdukları eksenleri yerinden sarsılmasın diye. (…) Meğer bu kadarmış İran'ın direniş ekseni.

Bir ucunda Nasrallah vardı, eksen kaymasın diye Filistinlileri Lübnan'dan süren.

Saklandığı bodrumda İsrail, eliyle koymuş gibi buldu, yok oldu.NOT: Murat Özer’in gerek yazılarında gerekse televizyon programlarındaki konuşmaları İran düşmanlığıyla dolu.

En olmadık yerde İran düşmanlığıyla çıkış yapıyor… Bu mezhepçilikle de anlatılmayacak kadar ileri.

Sanki İsrailli bir gazeteci gibi.

Başka bir şey demiyoruz!

SIRA TÜRKİYE'YE GELİRSE?...

ÖZAYŞENDİR/ MİLLİYETİsrail, İran’a saldırdığı gibi Türkiye’ye saldırabilir mi?

Bunu hayal eder ama yapamaz.

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin mevcut gücü, bağımsızlık oranı artan savunma sanayii ve en önemlisi Türkiye’nin üyesi olduğu ittifaklar İsrail’i böyle bir çılgınlık yapmaktan uzak tutar.

Fakat bu İsrail’in Türkiye’yi zayıflatma, yıkma planları yapmadığı ve bunun için uğraşmadığı anlamına gelmiyor.* Üç gündür konuşulan senaryo ne, İsrail-ABD ile beraber, İran’ı vurduğu gibi Türkiye’yi de vurur mu?Açık konuşalım, İsrail ile bir savaş değil ama Suriye sahasında bir çatışma riski vardı.

ERDOĞAN ATEŞKES ŞARTLARINI TEST EDİYOR ABDÜLKADİR SELVİ/ HÜRRİYETCumhurbaşkanı Erdoğan da ilk günden beri aktif olarak devrede.

Erdoğan, savaşın başladığı gün Trump’ın görüştüğü liderlerden biriydi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca Suudi Arabistan, Katar, Kuveyt ve Birleşik Arap Emirlikleri liderleriyle de görüşmeler yaptı.

AB Komisyonu Başkanı Von Der Leyen ile görüştü.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da bölge ülkelerinin Dışişleri Bakanları ile görüştükten sonra İran Dışişleri Bakanı Arakçi ile bir görüşme yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan bir yandan savaşın bölgeye yayılmaması ve derinleşmemesi için çaba gösterirken diğer yandan da ateşkes ihtimalini test ediyor.

Trump, saldırıların 4-5 hafta sürebileceğini söyledi.

Dilerim o kadar uzamaz.

Ama ateşkesin sağlanması için birilerinin devreye girmesi gerekecek.

Bu durumda adres olarak Türkiye gözüküyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan her iki tarafla da konuşabilen bir lider.

İki tarafın da güven duyduğu bir isim. 12 gün savaşından sonra ABD ile İran arasındaki görüşmelerin başlamasını sağlayan liderlerden biriydi.

İlgili Sitenin Haberleri