Haber Detayı

Bakan Fidan: Karşılıklı saldırılar dursun, diplomasiye dönülsün
Politika haberler.com
03/03/2026 13:48 (7 saat önce)

Bakan Fidan: Karşılıklı saldırılar dursun, diplomasiye dönülsün

DIŞİŞLERİ Bakanı Hakan Fidan, ABD-İsrail ile İran savaşına ilişkin, "Bizim temel isteğimiz, talebimiz net; karşılıklı saldırılar bir an önce dursun ve yeniden diplomasiye dönülsün. Bunu da bütün görüşmelerimizde açık şekilde vurguluyoruz" dedi.

DIŞİŞLERİ Bakanı Hakan Fidan, ABD-İsrail ile İran savaşına ilişkin, "Bizim temel isteğimiz, talebimiz net; karşılıklı saldırılar bir an önce dursun ve yeniden diplomasiye dönülsün.

Bunu da bütün görüşmelerimizde açık şekilde vurguluyoruz" dedi.Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, medya kuruluşlarının Ankara temsilcileriyle iftar programında bir araya geldi.

Bakan Fidan, son gelişmelerin hem bölgenin geleceğini hem de küresel istikrarı riske atabilecek nitelikte olduğunu belirterek, "İran'ın bölgedeki Arap ülkelerinde bulunan ABD üslerini doğrudan hedef alması, atılan adımların daha büyük bir bölgesel güvenlik krizine dönüşme ihtimalini artırıyor.

Bir başka başlık da Hürmüz Boğazı.

Boğazın kapanması, küresel finans ve enerji piyasalarında ciddi dalgalanmalara yol açabilir.

Bu da ABD'yi kısa sürede bir şekilde sonuç almaya zorlayabilir.

Öte yandan, ilk aşamada saldırıların İran'ın bölgedeki vekil unsurlarında çok belirgin bir hareketlenmeye yol açmadığını görüyoruz.

Ama Hizbullah tarafında bazı hareketlilikler oldu.

İran halkı içinde, rejim değişikliği sonucunu doğuracak ölçekte bir dalgalanma ise şu an için görünmüyor.

Mevcut şartlarda en olumsuz senaryo şu; çatışmanın tırmanarak sürmesi ve İran'la birlikte tüm bölgeyi içine çeken bir istikrarsızlık ortamının oluşması.

Bunun yanında enerji boyutu var.

İran'dan doğal gaz akışının kesilmesi ya da Körfez ülkelerinden enerji ithalatında ciddi bir aksama yaşanması, küresel ölçekte enerji arz güvenliği açısından önemli bir risk doğurabilir.

Bu meselenin askeri, güvenlik, siyasi, ekonomik ve enerji boyutlarını ayrı ayrı çalışıyoruz; olası senaryolara göre atılabilecek adımlar üzerinde hazırlıklarımızı sürdürüyoruz.

Bizim temel isteğimiz, talebimiz net; karşılıklı saldırılar bir an önce dursun ve yeniden diplomasiye dönülsün.

Bunu da bütün görüşmelerimizde açık şekilde vurguluyoruz" dedi. 'SAVAŞIN BAŞLANGICINI GECİKTİRMİŞ OLDUK'Fidan, İran ile ABD-İsrail arasındaki savaşın ne kadar süreceği ile ilgili yaptığı değerlendirmede, "Netanyahu tabii ki İran diye bir tehdidin tamamıyla ortadan kalkmasını istiyor; hem bugün için hem gelecek için.

Tehdidi ne olarak tanımlıyordu, İran'ın sahip olduğu yetenekler olarak tanımlıyordu.

Şimdi yeteneklerin de ötesine geçip rejimin kendisi olarak tanımlıyor.

Rejim değişikliği hedefi var.

Savaş, bizim 'olmasın' diye uğraştığımız husustu.

Bunun mücadelesini verdik.

Yaratıcı çözümler de sunduk açıkçası.

Hatta savaşın başlangıcını geciktirmiş de olduk.

Aslında savaş daha erken başlayacaktı, biz biraz daha geciktirmiş olduk bu çabalarla.

Belki bir neticeye ulaşabilirdi ama eski yönteme dönmeyi tercih ettiler.

Yine müzakerenin ortasında bu savaş başladı.

İranlılar, müzakerenin ortasında savaş başlaması meselesini bir şekilde aslında diplomasinin ihanete uğraması olarak da nitelendiriyorlar.

Bundan sonra ne olacağına ciddi şekilde bakmak lazım.

Tabii burada saldıran güçlerin niyetine bakmak gerekir.

Bence, İsrail ve ABD, İran'ı ilerisi için de tehdit oluşturacak bir İran olmaktan çıkartmak isteyeceklerdir.

Şimdi İran da maliyet üretmek için çaba harcıyor.

O da Körfez'deki enerji hedeflerini bombalayarak şu anda maliyet üretiyor.

Açıkçası bu maliyet ne kadar daha devam eder ne olur ona bakacağız.

Ama İran'ın beklediği cevap gelmeyecek gibi.

İran hani buraları bombalayarak 'bunlar da Amerika'ya baskı yapsınlar, savaşı durdursunlar' falan diyecek ama o olmayacak gibi.

İran'ın elinde, bilmiyorum ne kadar kaldı, ancak İran, füze ve dronları ciddi bir şekilde kullanırsa İsrail'i gerçekten rahatsız edebilir" ifadelerini kullandı.'İRAN'DA PKK VARLIĞINI TAKİP EDİYORUZ'Fidan, terör örgütü PKK'nın İran'daki varlığına ilişkin, "Bölgede birinci savaşta da buna benzer bir kıpırdanmanın emaresini görmüştük.

Şimdi bir kımıldama olur mu olmaz mı, bunu yakından takip ediyoruz.

Yani farklı çizgideki Kürt grupların bir araya gelerek bir ittifak kurduklarını, ortak açıklamalar yaptıklarını da görüyoruz.

Bunları tabii ki yakından takip ediyoruz.

Bunlar rejimle ne kadar savaşacaklar, bulundukları yerdeki diğer etnisitelerle ne kadar savaşacaklar ne olacak, neyi hedefliyorlar, nereden ne çıkar, hepsini takip ediyoruz, analiz ediyoruz.

PKK, özellikle bulundukları ülkelerdeki zayıflıklardan, bölünmüşlerden istifade eden bir yapı bütün terör örgütleri gibi.

Terörsüz Türkiye'yle alakalı özellikle şu anda Meclis'te devam eden bir süreç var.

Komisyon, raporunu tamamladı.

Bundan sonra artık siyasi partilerin kendi aralarındaki uzlaşmaları, fikirleri, uyumları.

Ne türden kararlar alacaklar?

Artık o şekilde bir tartışma zemini olacak.

Ama bizim gördüğümüz, tabii 'Terörsüz Türkiye'nin olması için terörsüz bölgenin olması gerekiyor, bunu hep teknik dili biraz düzeltmek için kullanmak zorunda kalıyoruz.

Terörsüz bölge meselesi biraz Suriye'yi, Irak'ı, İran'ı ilgilendiren bir husus.

Buralardaki denklemde örgüt kendiliğinden irade koymadığı sürece, 'Terörsüz Türkiye'de belli adımları atmak mümkün olmuyor.

Yakından takip ediyoruz.

İçerideki siyasal süreç ayrı bir konu.

Onu ben dediğim gibi, şu anda siyasi partiler raporu aldılar.

Bakıyorlar, kendileri de herhalde bir karar verecekler.

Yeni dönemde göreceğiz" diye konuştu.'KUZEY KIBRIS İÇİN RİSK YOK'Fidan, İran'ın Kıbrıs adasını hedef alma ihtimaline ilişkin, "Kuzey Kıbrıs için çok fazla risk olduğunu düşünmüyorum an itibarıyla.

Güney'de de riskin sınırlı olduğunu düşünüyorum, çok sınırlı.

Sivil tesisler için çok fazla bir şey olmayabilir" dedi.Fidan, körfez ülkelerinin İran'a yanıt verip vermeyeceğine ilişkin değerlendirmesi sorulması üzerine, "Tabii resmi olarak deklere etmiyorlar ama bölge ülkelerinin İran'a karşılık verdiğine dair bazı iddialar var.

Bu iddiaları biz de duyuyoruz.

Bu doğru da olabilir" dedi.

Fidan, saldırıların Türkiye'ye yönelme ihtimaline ilişkin, "İran konusundan bağımsız olarak konuşuyorum; Türkiye kendini her zaman korur.

Bunun için gerekli iradeye de yeteneğe de sahibiz" ifadelerini kullandı.'MUHATAPLARIMIZLA GİRİŞİMLERİ SÜRDÜRÜYORUZ'Fidan, gerginliğin azaltılmasına ilişkin çabalarla ilgili de "Tüm muhataplarımızla gerekli girişimleri hassasiyetle sürdürüyoruz.

Sükunetin sağlanması ve yeniden bir barış ortamı oluşması için yoğun bir çaba içindeyiz.

İran'da ve genel olarak bölgemizde istikrarın korunması kritik.

Bu nedenle çatışmaların bir an önce bitmesi ve diplomatik sürecin başlaması gerektiğini her fırsatta söylüyoruz.

Burada aslında tek katmanlı müzakere yok, çok katmanlı müzakere var.

Birincisi savaşan tarafları tekrar masaya getirebilir miyiz?

Saldıran taraf saldırısını ne zaman durduracak veya durdurmaya hazır?

Minimumu bunun, onları tatmin edecek bir askeri yetersizliğe ulaştırmak.

Minimum savaşı durdurma şartı, maksimumu da rejim değişikliği.

Yani, savaş, en erken temel askeri kabiliyetlerin yok edilmesi veya etkisiz hale getirilmesiyle, en geç ise İran'da bir rejim değişikliğiyle sona erebilir.

Bu minimum şartın gerçekleşmesi belli bir süre, belli bir askeri operasyon silsilesi isteyecek" diye konuştu.'YARALANAN YA DA HAYATINI KAYBEDEN VATANDAŞIMIZ YOK'Bölgede yaşayan Türk vatandaşlarının durumu hakkında bilgi veren Fidan, "Bir yandan diplomatik çözüm için temaslarımız sürüyor, bir yandan da çatışma bölgelerindeki vatandaşlarımızı yakından izliyoruz.

Şu ana kadar olaylarda yaralanan ya da hayatını kaybeden herhangi bir vatandaşımız yok.

İran'da, çifte vatandaşlar dahil, yaklaşık 20 bin civarında vatandaşımız bulunuyor.

İran'la olan üç sınır kapımızdan hem Türk vatandaşlarımız hem de üçüncü ülke vatandaşları ülkemize şu an itibarıyla sorunsuz şekilde geçiş yapabiliyor.

Çağrı merkezimiz var, başkonsolosluklarımız, büyükelçiliklerimiz, burada konsolosluk işleri ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü yani 24 saat çalışıyoruz.

Her saatte bir rapor alıyoruz.

Şu anda aslında can güvenliği açısından çok büyük bir sıkıntı yok ama özellikle Dubai'de tatilde bulunan vatandaşlarımızın geri dönüşünde bir sıkıntı oldu; çünkü Suudi Arabistan hariç hava sahası kapatılmış durumda.

Dünden itibaren Suudi Arabistan zannediyorum açtı hava sahasını.

Vatandaşlarımız Riyad, Cidde üzerinden uçakla gelebiliyor bizim vatandaşlarımız.

Bir de orada yaşayıp çalışanlar var.

Tatilde olanlar çok fazla olmayabilir.

Onlarla yakın haberleşme, iletişim halindeyiz.

Bizim Konsolosluk Çağrı Merkezimize tüm bölgeden 1500 vatandaşımız ulaşarak bilgi talep etti" dedi.'HER TÜRLÜ PLANLAMAYI YAPIYORUZ'Bakan Fidan, İran'dan göç dalgası ihtimaline ilişkin, "Biz geçen haziran savaşından itibaren Dışişleri'nin koordinasyonunda ilgili birimlerle koordine toplantısı yapıyoruz.

İçişleri, AFAD, Kızılay, Savunma, MİT, her türlü planlamayı yapıyoruz.

Bu konuda halkımız müsterih olsun.

Gerekli imkanlara ve planlamalara sahibiz.

Şu anda İran kendi vatandaşlarını sınırdan çıkarmıyor.

İran izin vermiyor şu anda.

Dolayısıyla İran'dan hiç kimse gelmiyor şu anda bize.

Ama şu anda İran halkı, bir önceki savaşta da gördük, 12 gün-13 gün boyunca hiçbir şey yapmadılar" diye konuştu. 'GAZZE'Yİ KÖTÜ ETKİLEYECEK'Bakan Fidan, savaşın Gazze'ye etkisine ilişkin, "Tabii ki kötü etkiliyor, kötü etkileyecek.

Şimdi İsrail Gazze'ye giriş çıkışları durduruyor, biliyorsunuz savaştan dolayı ve vurulan diğer ülkeler de bizim Gazze'de beraber çalıştığımız ülkeler, Suudi Arabistan, Katar, Mısır, Ürdün vesaire bunlar, hepsi beraber çalıştığımız ülkeler.

Mısır hariç, şimdi bu ülkelerin başında başka acil ateşleri var ve ister istemez gündemleri değişiyor.

Filistin meselesinde, daha önce de söyledik, her türlü platforma destek sağlama irademiz var.

İnsani yardımlar baştan beri devam ediyor, herhalde bizden daha fazla veren olmadı.

Dolayısıyla bizim bir de ayrıyeten nakdi deklarasyona girmemize gerek yok, ayni yardım sürekli yapılıyor.

Onun dışında Uluslararası Barış Gücü ile alakalı şu anda oluşan kompozisyonda halihazırda bizden bir talep olmadı.

İnsani yardım konusunda oldu.

Bunu da yapıyoruz" dedi.

İlgili Sitenin Haberleri