Haber Detayı

Hopa'da Eğitim Sendikalarından Okullardaki Şiddete Tepki: "Bu Saldırılar Münferit Değil"
Yerel haberler.com
03/03/2026 13:03 (1 saat önce)

Hopa'da Eğitim Sendikalarından Okullardaki Şiddete Tepki: "Bu Saldırılar Münferit Değil"

Eğitim Sen ve Eğitim-İş, okullarda artan şiddet olaylarını Hopa'da protesto etti. Eğitim Sen adına konuşan Zeliha Yıldırım, İstanbul Çekmeköy'de bir öğretmenin hayatını kaybetmesi, bir öğretmen ve bir öğrencinin yaralanmasına ilişkin saldırının münferit olmadığını belirterek, “Okullarda artan şiddet artık ciddi bir tehdittir. Kalıcı ve önleyici politikalar hayata geçirilmediği için bu tablo derinleşiyor” dedi.

Haber: Uğur İstanbullu(ARTVİN) - Eğitim Sen ve Eğitim-İş, okullarda artan şiddet olaylarını Hopa'da protesto etti.

Eğitim Sen adına konuşan Zeliha Yıldırım, İstanbul Çekmeköy'de bir öğretmenin hayatını kaybetmesi, bir öğretmen ve bir öğrencinin yaralanmasına ilişkin saldırının münferit olmadığını belirterek, "Okullarda artan şiddet artık ciddi bir tehdittir.

Kalıcı ve önleyici politikalar hayata geçirilmediği için bu tablo derinleşiyor" dedi.Eğitim-İş ve Eğitim Sen üyeleri okullarda artan şiddet olaylarını Hopa Parkı'nda protesto etti.Burada toplanan grup adına basın açıklamasını Eğitim Sen adına Zeliha Yıldırım, Eğitim-İş adına ise Engin Dursun yaptı.Açıklamada dün İstanbul'daki Çekmeköy Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde gerçekleştirilen bıçaklı saldırıda iki öğretmen ve bir öğrencinin yaralandığı, öğretmenlerden birinin tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdiği belirtilerek, şunlar kaydedildi:"Bugün burada yalnızca aramızdan koparılan arkadaşımız için değil, yıllardır göz ardı edilen itibarımız ve can güvenliğimiz için toplandık."Yaşamını kaybeden meslektaşımızın ailesine, yakınlarına, öğrencilerine ve tüm eğitim emekçilerine başsağlığı diliyoruz.

Yaralanan öğretmen arkadaşımıza ve öğrencimize acil şifalar diliyoruz.Ancak açıkça ifade ediyoruz: Bu saldırı münferit değildir.

Okullarda artan şiddet vakaları uzun süredir ciddi bir tehdit oluşturmaktadır.

Yaptığımız uyarıları dikkate almayarak kalıcı ve önleyici politikaları hayata geçirmeyen Milli Eğitim Bakanlığı bu olayın birinci derecede sorumlusudur.

Somut ve kalıcı adımlar atılmadığı için şiddet ortamı giderek derinleşmiştir.

Bir okulda kesici aletle saldırı gerçekleştirilebilmesi, güvenlik mekanizmalarının yetersizliğini açıkça ortaya koymaktadır.

Okullarda şiddeti önleyici destek mekanizmaları ciddi biçimde gözden geçirilmelidir.Şiddetin zemini yalnızca bireysel bir öfke değildir.

Medyada, siyasette ve bürokraside giderek meşrulaştırılan sert ve kutuplaştırıcı dil; eğitim emekçilerini hedef gösteren, itibarsızlaştıran ve yalnızlaştıran söylemler bu iklimi beslemektedir.

Öğretmenlik mesleğinin sistemli biçimde değersizleştirilmesi, eğitim emekçilerinin kamuoyu önünde haksız biçimde suçlanması ve sorumluluğun sürekli öğretmene yüklenmesi öğretmenleri hedef haline getirmektedir.

Ayrıca pedagojik temelden yoksun, eğitimin bilimsel niteliğini gözetmeyen etkinlik ve uygulamaların yaygınlaşması, okulu çocuklar ve gençler için güvenli bir öğrenme ortamı olmaktan uzaklaştırmaktadır.

Okullar; ideolojik yönlendirmelerin, denetimsiz faaliyetlerin ya da pedagojik karşılığı olmayan uygulamaların alanı değildir. "Yoksulluk ve geleceksizlik şiddeti tetikliyor" Öte yandan derinleşen yoksulluk ve gençlerin geleceksizlik duygusu da şiddet riskini büyüten önemli toplumsal faktörlerdir.

Ailesi ekonomik krizle mücadele eden, temel ihtiyaçlara erişimde zorlanan, sosyal destek mekanizmalarından mahrum bırakılan çocuk ve gençlerin yaşadığı psikolojik baskı görmezden gelinemez.

Sosyal politikaların zayıflığı, rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerinin yetersizliği bu tabloyu ağırlaştırmaktadır.Buradan başta Milli Eğitim Bakanlığı olmak üzere tüm yetkililere çağrıda bulunuyoruz:Okul güvenliği konusunda bütünlüklü, bilimsel ve katılımcı bir politika derhal hayata geçirilmelidir.

Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri güçlendirilmelidir.

Her okulda yeterli sayıda uzman personel görevlendirilmelidir.

Risk altındaki öğrenciler için erken müdahale ve destek programları uygulanmalıdır.

Okullarda şiddeti önlemeye dönük bağlayıcı bir eylem planı hazırlanmalıdır.

Eğitim emekçilerinin mesleki itibarını koruyacak, hedef gösterilmelerini engelleyecek açık ve net bir tutum alınmalıdır.

Bu saldırının tüm yönleriyle aydınlatılması gerekmektedir.

İhmali bulunanlar tespit edilmeli ve sorumlular hesap vermelidir.

Gelecekte benzer vakaların yaşanmaması için bu acının üzeri örtülmemelidir.Eğitim emekçileri olarak güvenli bir çalışma ortamı talep ediyoruz.

Bu talep bir ayrıcalık değil, en temel haktır.

Güvenli olmayan bir okulda sağlıklı bir eğitim süreci yürütülemez.Okullarımızı şiddete teslim etmeyeceğiz.

Öğretmenlerin ve öğrencilerin güvenli, huzurlu ve sağlıklı bir eğitim ortamında bulunma hakkını savunmaya devam edeceğiz.

Yitirdiğimiz meslektaşımızın anısı önünde saygıyla eğiliyor, benzer acıların bir daha yaşanmaması için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizin bilinmesini istiyoruz."

İlgili Sitenin Haberleri