Haber Detayı

Fidan: Gelişmeler, hem bölgemizin geleceğini hem de küresel istikrarı riske atabilecek nitelikte
Gündem ekonomigazetesi.com
03/03/2026 12:43 (5 saat önce)

Fidan: Gelişmeler, hem bölgemizin geleceğini hem de küresel istikrarı riske atabilecek nitelikte

İran ile ABD-İsrail güçleri arasında başlayan savaşla ilgili değerlendirmelerde bulunan Dışişleri Bakanı Fidan, “Gelişmeler, hem bölgemizin geleceğini hem de küresel istikrarı riske atabilecek nitelikte.” dedi. Fidan, “Hürmüz Boğazının kapanması, küresel finans ve enerji piyasalarında ciddi dalgalanmalara yol açabilir. Bu da ABD’yi kısa sürede bir şekilde sonuç almaya zorlayabilir.” ifadelerini kullandı.

MARUF BUZCUGİL/ANKARA Dışişleri Bakanı Hakan Fidan Medya kuruluşlarının Ankara Temsilleriyle iftar yemeğinde bir araya geldi ve İran ile ABD-İsrail savaşıyla ilgili gelişmeleri değerlendirdi.

Türkiye’nin komşusu İran ile ABD-İsrail güçleri arasında hava saldırılarıyla süren savaşın dördüncü gününde gelişmeleri gazetecilere değerlendiren Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, “Gelişmeler, hem bölgemizin geleceğini hem de küresel istikrarı riske atabilecek nitelikte.” dedi.

Türkiye’nin savaşın çıkmaması için çaba harcadığını vurgulayan Fidan, “Savaş olmasın diye uğraştık.

Yaratıcı çözümler de sunduk.

Hatta savaşın başlangıcını geciktirmiş de olduk.” değerlendirmesini yaptı.

Fidan, “Hürmüz Boğazının kapanması, küresel finans ve enerji piyasalarında ciddi dalgalanmalara yol açabilir.

Bu da ABD’yi kısa sürede bir şekilde sonuç almaya zorlayabilir.” öngörüsünde de bulundu.

Fidan, “İran halkı içinde, ‘rejim değişikliği sonucunu doğuracak’ ölçekte bir dalgalanma ise şu an için görünmüyor.” diye konuştu.

Türkiye’ye göre en olumsuz senaryo….Hakan Fidan mevcut şartlarda en olumsuz senaryoyu şöyle sıraladı: “Çatışmanın tırmanarak sürmesi ve İran’la birlikte tüm bölgeyi içine çeken bir istikrarsızlık ortamının oluşması.

Bunun yanında enerji boyutu var.

İran’dan doğal gaz akışının kesilmesi ya da Körfez ülkelerinden enerji ithalatında ciddi bir aksama yaşanması, küresel ölçekte enerji arz güvenliği açısından önemli bir risk doğurabilir.

Bu meselenin askeri, güvenlik, siyasi, ekonomik ve enerji boyutlarını ayrı ayrı çalışıyoruz; olası senaryolara göre atılabilecek adımlar üzerinde hazırlıklarımızı sürdürüyoruz.

Bizim temel isteğimiz, talebimiz net: Karşılıklı saldırılar bir an önce dursun ve yeniden diplomasiye dönülsün.

Bunu da bütün görüşmelerimizde açık şekilde vurguluyoruz.” Savaş olmasın diye uğraştıkTürkiye’nin girişimlerinin savaşın başlamasını geciktirdiğini belirten Fidan şunları söyledi: “Savaş, bizim olmasın diye uğraştığımız husustu.

Bunun mücadelesini verdik.

Yaratıcı çözümler de sunduk açıkçası.

Hatta savaşın başlangıcını geciktirmiş de olduk.

Aslında savaş daha erken başlayacaktı, biz biraz daha geciktirmiş olduk bu çabalarla.

Belki bir neticeye ulaşabilirdi ama eski yönteme dönmeyi tercih ettiler.

Yine müzakerenin ortasında bu savaş başladı.

İranlılar, müzakerenin ortasında savaş başlaması meselesini bir şekilde aslında diplomasinin ihanete uğraması olarak da nitelendiriyorlar.

Bundan sonra ne olacağına ciddi şekilde bakmak lazım.” Bölgesel güvenlik krizi ihtimali  “İran’ın bölgedeki Arap ülkelerinde bulunan ABD üslerini doğrudan hedef alması, atılan adımların daha büyük bir bölgesel güvenlik krizine dönüşme ihtimalini artırıyor.” Diyen Fidan savaşın gidişatıyla ilgili şunlar söyledi:  “İsrail ve ABD, İran'ı ilerisi için de tehdit oluşturacak bir İran olmaktan çıkartmak isteyeceklerdir.

Şimdi İran da maliyet üretmek için çaba harcıyor.

O da Körfez’deki enerji hedeflerini bombalayarak şu anda maliyet üretiyor.

Açıkçası bu maliyet ne kadar daha devam eder, ne olur ona bakacağız.

Ama İran'ın beklediği cevap gelmeyecek gibi...

İran hani buraları bombalayarak bunlar da Amerika'ya baskı yapsınlar, savaşı durdursunlar falan diyecek ama o olmayacak gibi.

İran'ın elinde, bilmiyorum ne kadar kaldı… Ancak İran, füze ve dronlar ile İsrail'i gerçekten rahatsız edebilir, bunları ciddi bir şekilde kullanırsa.” İran’daki PKK varlığı Fidan İran’daki PKK varlığı ile ilgili şunları söyledi: “Bölgede birinci savaşta da buna benzer bir kıpırdanmanın emaresini görmüştük.

Şimdi bir kımıldama olur mu olmaz mı, bunu yakından takip ediyoruz.

Yani farklı çizgideki Kürt grupların bir araya gelerek bir ittifak kurduklarını, ortak açıklamalar yaptıklarını da görüyoruz.

Bunları tabii ki yakından takip ediyoruz.

Bunlar rejimle ne kadar savaşacaklar, bulundukları yerdeki diğer etnisitelerle ne kadar savaşacaklar, ne olacak, neyi hedefliyorlar, nereden ne çıkar, hepsini takip ediyoruz, analiz ediyoruz.

PKK, özellikle bulundukları ülkelerdeki zayıflıklardan, bölünmüşlerden istifade eden bir yapı bütün terör örgütleri gibi.

Terörsüz Türkiye'yle alakalı özellikle şu anda Meclis’te devam eden bir süreç var, Komisyon raporunu tamamladı.

Bundan sonra artık siyasi partilerin kendi aralarındaki uzlaşmaları, fikirleri, uyumları… Ne türden kararlar alacaklar?..

Artık o şekilde bir tartışma zemini olacak.

Ama bizim gördüğümüz, tabii Terörsüz Türkiye’nin olması için terörsüz bölgenin olması gerekiyor, bunu hep teknik dili biraz düzeltmek için kullanmak zorunda kalıyoruz.

Terörsüz bölge meselesi biraz Suriye'yi, Irak'ı, İran'ı ilgilendiren bir husus.

Buralardaki denklemde örgüt kendiliğinden irade koymadığı sürece, Terörsüz Türkiye'de belli adımları atmak mümkün olmuyor.

Yakından takip ediyoruz.

İçerideki siyasal süreç ayrı bir konu.

Onu ben dediğim gibi, şu anda siyasi partiler raporu aldılar.

Bakıyorlar, kendileri de herhalde bir karar verecekler.

Yeni dönemde göreceğiz bakalım.

İran’ın Kıbrıs adasını hedef alma ihtimali Kuzey Kıbrıs için çok fazla risk olduğunu düşünmüyorum an itibarıyla.

Güney'de de riskin sınırlı olduğunu düşünüyorum, çok sınırlı.

Sivil tesisler için çok fazla bir şey olmayabilir.

İran saldırılarının Türkiye’ye yönelme ihtimali var mı?

İran konusundan bağımsız olarak konuşuyorum: Türkiye kendini her zaman korur.

Bunun için gerekli iradeye de yeteneğe de sahibiz.

İran’dan Türkiye’ye yönelik göç dalgası ihtimali Biz geçen Haziran Savaşı'ndan itibaren Dışişleri’nin koordinasyonunda ilgili birimlerle koordine toplantısı yapıyoruz.

İçişleri, AFAD, Kızılay, Savunma, MİT… Her türlü planlamayı yapıyoruz.

Bu konuda halkımız müsterih olsun.

Gerekli imkanlara ve planlamalara sahibiz.

Şu anda İran kendi vatandaşlarını sınırdan çıkarmıyor.

İran izin vermiyor şu anda.

Dolayısıyla İran'dan hiç kimse gelmiyor şu anda bize.

Ama şu anda İran halkı, bir önceki savaşta da gördük, 12 gün-13 gün boyunca hiçbir şey yapmadılar.

İsrail CAATSA Yaptırımlarının kalkmasını istemiyor mu?

İsrail belli yeteneklere civardaki ülkelerin kavuşmasını istemez.

Şu anda o modda gidiyor.

Bakalım bu mücadeleler devam edecek.

Herkes kendi elindeki kartı bir şekilde oynayacak.

Ara seçimden önce CAATSA’dan bir sonuç elde etmek için çalışılıyor.

Biz siyasi adımları attık.

Göreceğiz.  

İlgili Sitenin Haberleri