Haber Detayı
58 kilometrelik uzay gemisi ile 400 yıllık yolculuk: İşte Chrysalis hayali
Bilim insanları, en yakın yıldız sistemine ulaşmak için 400 yıl sürecek bir yolculuğun planlarını hazırladı. İçinde ormanların, okulların ve tarım arazilerinin bulunacağı devasa "Chrysalis" gemisi, uzayda yeni bir medeniyet kurmanın ilk somut adımı olabilir mi?
İnsanoğlu var olduğu günden beri yıldızlara ulaşmanın ve yaşanabilir uzak gezegenlerde hayat kurmanın hayalini kuruyor.
Ancak en yakın yaşanabilir komşumuz olduğu düşünülen Alpha Centauri sistemi bile bizden yaklaşık 4,24 ışık yılı uzakta.
Bu mesafeyi aşmak, bugünkü teknolojimizle binlerce yıl sürecek bir yolculuk demek.İşte tam bu noktada, Giacomo Infelise ve ekibi tarafından tasarlanan "Chrysalis" adlı teorik nesil gemisi devreye girdi.
Chrysalis, inşa edildiği takdirde yaklaşık 58 kilometre uzunluğa ulaşacak devasa bir yapı olarak planlanıyor.
Kıyaslamak gerekirse bu uzunluk, Manhattan Adası'nın iki katından bile fazla bir alan demek.Star Trek gibi bilim kurgu yapımlarında gördüğümüz gemiler genellikle çok daha küçük tasarlanıyor.
Ancak o gemiler "ışıktan hızlı" ulaşım teknolojisine sahip ve yolları üzerindeki istasyonlardan ikmal yapabiliyor.
Chrysalis ise bu yola çıkacak ilklerden olma fikrini temel aldığı için, kendi kendine yetmek zorunda olan dev bir ekosistem olarak kurgulandı.
Yaklaşık 400 yıl sürecek bir yolculukta binlerce insanın gıda, su, oksijen ve yakıt ihtiyacını karşılaması, hatta yerçekimini bizzat üretmesi gerekiyor.Uzayda bir medeniyet inşa etmekChrysalis projesi sadece teknik bir çizimden ibaret değil, aynı zamanda sosyolojik bir deney niteliğinde. 58 kilometrelik bu devasa gövdenin içinde sadece yatakhaneler bulunmuyor.
Tasarım planlarında okullar, hastaneler, kütüphaneler, geniş tarım arazileri ve hatta içinde böceklerin ve çiftlik hayvanlarının yaşadığı ormanlar da yer alıyor.
Yani gemi aslında boşlukta süzülen, her türlü ihtiyacı bünyesinde barındıran yapay bir dünya.Projenin en dikkat çekici kısımlarından biri de toplumsal düzenin nasıl korunacağına dair sunulan planlar.
Binlerce insanın yüzlerce yıl boyunca kapalı bir alanda sorun yaşamadan barınması büyük bir zorluk.
Bu sorunu aşmak için adayların, Antarktika’daki özel istasyonlarda dünyadan kopuk yaşam testlerine tabi tutulması öneriliyor.
Gemideki yönetim kararlarına ise tarafsızlığı sağlamak adına bir yapay zekanın yardımcı olması planlanıyor.
Ayrıca kültürel ve teknik sürekliliği korumak için topluluk temelli aile birimleri temel yapı taşı olarak kabul ediliyor.Elbette her şey kağıt üzerinde göründüğü kadar kusursuz değil.
Geminin itiş gücü için helyum-3 ve döteryumla çalışan "Doğrudan Füzyon Sürücüsü" kullanılması öngörülüyor.
Fakat günümüzde bu büyüklükte bir gemiyi hareket ettirecek kadar uzun süre çalışabilen bir reaktör henüz üretilmedi.
Ayrıca 400 yıl boyunca metal yorgunluğu ve teknik arızalarla boğuşan bir geminin, Alpha Centauri’ye ulaştığında ne durumda olacağı da en önemli sorulardan biri.
Varış noktası olan Proxima Centauri b gezegeni eğer yaşama elverişli çıkmazsa, geri dönüşü olmayan bu yolculuk bir felaketle sonuçlanabilir.Chrysalis, şimdilik tamamen teorik bir proje.
Yolcuların "uzay çılgınlığına" kapılıp gemiyi sabote edip etmeyeceği veya uzak gezegenin gerçekten yaşanabilir olup olmadığı henüz bilinmiyor.
Yine de Chrysalis, güneş sistemi dışına taşma hayalimizde elimizdeki en detaylı ve gerçekçi yol haritalarından biri olarak görülebilir.