Haber Detayı

Çhp Pm Üyesi Erhan Adem: "Eğer Arz Sorunu Yoksa Gübre Satışları Neden Durdurulmuştur?"
Güncel haberler.com
03/03/2026 11:25 (8 saat önce)

Çhp Pm Üyesi Erhan Adem: "Eğer Arz Sorunu Yoksa Gübre Satışları Neden Durdurulmuştur?"

CHP Parti Meclisi (PM) Üyesi Erhan Adem, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın gübre stoklarının yeterli olduğu, herhangi bir arz sorunu bulunmadığını yönündeki açıklamasının sahadaki gerçeklerle örtüşmediğini belirterek, “Çiftçilerimizin ortağı olduğu Tarım Kredi Kooperatifleri ani bir kararla gübre satışlarını durdurmuş, ardından fiyat artışına gitmiş ve satışları karne uygulamasına bağlamıştır. Eğer arz sorunu yoksa gübre satışları neden durdurulmuştur? Fiyat artışı hangi gerekçeyle yapılmıştır? Karne uygulaması hangi kriterlere göre uygulanmaktadır? Mevcut stok miktarı ne kadardır ve yapılan zam oranı nedir?” sorularını yöneltti.

(ANKARA) - CHP Parti Meclisi (PM) Üyesi Erhan Adem, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'nın gübre stoklarının yeterli olduğu, herhangi bir arz sorunu bulunmadığını yönündeki açıklamasının sahadaki gerçeklerle örtüşmediğini belirterek, "Çiftçilerimizin ortağı olduğu Tarım Kredi Kooperatifleri ani bir kararla gübre satışlarını durdurmuş, ardından fiyat artışına gitmiş ve satışları karne uygulamasına bağlamıştır.

Eğer arz sorunu yoksa gübre satışları neden durdurulmuştur?

Fiyat artışı hangi gerekçeyle yapılmıştır?

Karne uygulaması hangi kriterlere göre uygulanmaktadır?

Mevcut stok miktarı ne kadardır ve yapılan zam oranı nedir?" sorularını yöneltti.Adem, yaptığı yazılı açıklamada, tarım sektöründe yaşanan çelişkili uygulamalar ve plansızlığın çiftçinin içinde bulunduğu belirsizliği her geçen gün daha da artırdığını belirtti.Üretimin en kritik döneminde alınan kararların yalnızca üreticiyi değil, 85 milyon vatandaşın gıda güvenliğini de doğrudan ilgilendirdiğine dikkati çeken Adem, şunları kaydetti:"Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı kamuoyuna yaptığı açıklamada, gübre stoklarının yeterli olduğunu ve herhangi bir arz sorunu bulunmadığını ifade etmiştir.

Ancak sahadaki gerçekler bu açıklamalarla örtüşmemektedir.

Çiftçilerimizin ortağı olduğu Tarım Kredi Kooperatifleri ani bir kararla gübre satışlarını durdurmuş, ardından fiyat artışına gitmiş ve satışları karne uygulamasına bağlamıştır.

Stokta gübre bulunduğu ifade edilirken üreticilerimizin ihtiyaç duyduğu miktarda gübreye erişememesi ciddi bir çelişkidir.""Eğer arz sorunu yoksa gübre satışları neden durdurulmuştur?"Eğer arz sorunu yoksa gübre satışları neden durdurulmuştur?

Fiyat artışı hangi gerekçeyle yapılmıştır?

Karne uygulaması hangi kriterlere göre uygulanmaktadır?

Mevcut stok miktarı ne kadardır ve yapılan zam oranı nedir?Gübreye erişimin kısıtlanması, üretim planlamasını doğrudan sekteye uğratmaktadır.

Gübreyi zamanında ve yeterli miktarda kullanamayan çiftçi verim kaybı yaşayacak, bu durum hem üretimi düşürecek hem de gıda fiyatlarını daha da yukarı çekecektir.

Tarım Kredi Kooperatifleri çiftçinin kurumu olmalıdır.

Çiftçinin sermayesiyle kurulan bir yapının yine çiftçiye kısıtlama getirmesi kabul edilemez.

Kooperatifin asli görevi gübre, tohumluk, mazot, zirai mücadele ilaçları, karma hayvan yemi ve tarımsal ekipmanları uygun koşullarda temin etmektir.

Ancak mevcut yönetim anlayışı, üretimi destekleyen ucuz finansman modelleri geliştirmek yerine yüksek maliyetli borçlanma yoluna gitmiş; bu durum çiftçimizin daha pahalı finansmanla karşı karşıya kalmasına neden olmuştur."Hasat sonunda maliyetini dahi karşılamayan fiyatlarla karşı karşıya kalan üreticimiz üretimden kopmaktadır"Ziraat Bankası kaynaklı ticari kredilerin üretim yerine zarar eden iştiraklere aktarıldığı yönündeki iddialar, çiftçimizin yüksek maliyetle fonlanmasına yol açmaktadır.

Hasat sonunda maliyetini dahi karşılamayan fiyatlarla karşı karşıya kalan üreticimiz gelir elde edememekte, üretimden kopmaktadır.

Tarım Kredi'nin stratejik iştiraklerinden Gübretaş'ın piyasayı çiftçi lehine regüle edebilmesi için ucuz hammaddeye erişimi hayati önem taşımaktadır.

İran'daki Razi tesislerindeki faaliyetlerin durdurulması ve ortaya çıkan mali kayıplar, maliyet kontrolünü zorlaştırmış, gübre fiyatlarının çiftçi lehine düşürülmesini imkansız hale getirmiştir.

Ayrıca Tarım Kredi bünyesinde gerçekleştirilen bazı şirket birleşmeleri, hisse devirleri ve yüksek tutarlı zarar iddialarına ilişkin denetim süreçlerinin şeffaf yürütülmemesi kamuoyundaki kaygıları artırmaktadır.

SPK'ya açıklanan bilanço ve faaliyet raporlarında görülen zararlar, özkaynakların hızla eridiğini göstermektedir.

Enflasyon dikkate alındığında aktif büyüklük artışlarının reel olarak gerilediği anlaşılmaktadır."Bu anlayışla gıda enflasyonunun düşürülmesi mümkün değildir"Seçim dönemlerinde zararına satış politikalarıyla kurum kaynaklarının eritildiği yönündeki iddialar da son derece ciddidir.

Üretime yönelmesi gereken kaynakların zarar kapatmaya aktarılması, Tarım Kredi'nin mali ve operasyonel gücünü zayıflatmaktadır.

Tarım politikalarında ithalata dayalı yaklaşım maliyet altı fiyatlamalar, üretim maliyetleriyle bağlantısız destekleme ödemeleri ve zamanında yapılmayan alımlar çiftçimizin gelir elde edememesine neden olmaktadır.

Tarım arazilerinin terk edilmesi ve üretimden vazgeçilmesi bu yanlış politikaların doğal sonucudur. 2026 yılı bütçesinde Tarım ve Orman Bakanlığı'na ayrılan ödeneğin önemli bir kısmının genel yönetim giderlerine ayrılması üretim artışını sağlayacak destekleme, altyapı ve sulama yatırımlarına yeterli pay verilmemesi, üretimin planlanmadığını açıkça göstermektedir.

Bu anlayışla gıda enflasyonunun düşürülmesi mümkün değildir."Tarım Kredi Kooperatifleri'nin tüm kaynaklarını doğrudan üretici lehine yönlendireceğimizikamuoyuna taahhüt ediyoruz"Üretimde ucuz girdi teminini sağlayarak maliyet enflasyonunu düşüreceğimizi, bilimsel üretim planlamasıyla arz-talep dengesini kuracağımızı, tarımın finansmanında düşük faizli ve sürdürülebilir kredi modellerini hayata geçireceğimizi, Tarım Kredi Kooperatifleri'nin tüm kaynaklarını doğrudan üretici lehine yönlendireceğimizi, ithalata dayalı değil, üretimi önceleyen bir tarım politikasını uygulayacağımızı kamuoyuna taahhüt ediyoruz.

Türkiye'nin gıda krizinin çözümü çiftçiyi güçlendirmekten, üretimi planlamaktan ve kamu kaynaklarını şeffaf ve etkin biçimde yönetmekten geçmektedir.

Üreticimizin, çiftçimizin ve tüketicimizin hakkını savunmaya yanlış uygulamaların takipçisi olmaya ve kamuoyunu bilgilendirmeye devam edeceğiz."

İlgili Sitenin Haberleri