Haber Detayı

YA O İHTİMALİN AYAK SESLERİYSE? 3 felaket senaryosu!
cnnturk.com
03/03/2026 09:07 (10 saat önce)

YA O İHTİMALİN AYAK SESLERİYSE? 3 felaket senaryosu!

ABD ve İsrailin İrana yönelik başlattığı savaş resmiyette dördüncü gününe girdi. Karşılıklı çatışmalar sürerken, Orta Doğuyu ateş çemberi sarmaladı. Tüm dünya gelişmeleri diken üstünde takip ediyor. En çok merak edilenlerden bazıları ise; Savaş Türkiyeye sıçrayacak mı? Rusya-Çin dahil olacak mı? Ya da 3. Dünya savaşının ayak sesleri mi? Olası ihtimaller ve yanıtları haberimizde

ABDnin haftalardır İrana yönelik sürdürdüğü tehditlerin ardından, 28 Şubat günü resmen savaş ilan edildi.

ABD ve İsrail, İrana yönelik saldırılar gerçekleştirdi.

İran ise misilleme olarak ABD üslerinin bulunduğu noktaları bombaladı.

Dünyada alarm sesleri, Tahran ve Tel Aviv başta olmak üzere ise siren sesleri yükseliyor.

Savaş çanları ise birçok ihtimali düşündürüyor.

Olası senaryolar ise; savaş Türkiyeye sıçrar mı?

Bu yaşananlar üçüncü dünya savaşının ayak sesleri olabilir mi?

Rusya ve Çin sürece dahil olur mu?

İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Görevlisi Yeliz Albayrak, Bu üç kritik ve riskli senaryoyu CNNTurk.comda değerlendirdi.-SAVAŞTA TÜRKİYE İHTİMALİSavaşın başlamasının ilk gününden bu yana, Türkiye tarafından çatışma ortamının kabul edilemez olduğu defalarca vurgulandı.

Ayrıca müzakere masasına dönülmesi çağrıları da sürüyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidanın diplomatik temasları devam ederken, Türkiye taraf değil vurgusu sık sık yineleniyor.Bununla birlikte, sınır güvenliği, ekonomik senaryolar ve bölgede bulunan Türk vatandaşlarının durumu gibi konularda tüm olasılıklara karşı Ankaranın alarm reaksiyon durumunda olduğunun altı çiziliyor.Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Yeliz Albayrak, Türkiyede bir ABD üssü olmadığını, NATO üssü olduğunu belirtti.

Albayrak, NATOdaki bütün hareketlilik ve planlamaların Türkiyenin de kendisinin korunması için yapıldığını söyledi.Türkiyenin NATO üyesi bir ülke olduğunu vurgulayan Yeliz Albayrak, Türkiye hiçbir şekilde Arap ülkelerinin yaptığı gibi sahalarını İranı vuracak şekilde kullanımına müsaade etmedi ve etmeyeceğini de en başta söylemişti.

Vurulan Arap ülkelerinde bizzat ABD üsleri var ve İran da ABD ana karasına ulaşamayacağı için bu üsleri cezalandırmak istiyor.

İranın Biz ülkelere saldırmıyoruz, sadece üslere saldırıyoruz açıklaması da krizin şimdilik Türkiyeye çok fazla ulaşmayacağını gösteriyor dedi.-Ateş çemberinin içinde, stabil ve istikrarlıAlbayrak ayrıca, İran için şimdilik diplomatik bir zeminin çok da mümkün görünmediğini belirtti.

Türkiyenin bulunduğu ateş çemberinin içinde stabil ve istikrarlı şekilde durduğunu söyledi.AmaSınırımız boyunca diğer ülkelerin de istikrarsızlaştırılması, terör örgütlerinin tekrar sahaya çıkması, İsrailin saldırganlığı gibi unsurların hepsinin muhtemel olduğunu; ancak ne olursa olsun Türkiyenin tüm bu senaryolara hazırlıklı olduğunu, hem diplomatik güç hem sert güç olarak yıllardır inşa ettiği sistemin ne kadar kıymetli olduğunu burada rahatlıkla gördüğümüzü ifade etti.- 3.DÜNYA SAVAŞININ AYAK SESLERİ Mİ?Belki yıllar sonra evet, 3.

Dünya Savaşı buradan çıkmıştı.

Diyeceğiz ifadelerini kullanan Albayrak, savaşın yayılma ihtimaline karşı şunları söyledi;İhtimalleri şimdilik bir kenarda tutuyoruz.

Çünkü diğer ülkelerin katılımıyla ya da İsrail'in İran çevresine tekrar karadan müdahale etmeye başlamasıyla harekete geçebilecek başka gruplarla birlikte bu kriz çok daha büyüyebilir ve kapımıza kadar dayanabilir.

Ama şimdilik iki tarafın da geri adım atmayacağını söyleyebiliriz.Bunu daha önceki saldırılardan, 12 gün savaşından ya da nükleer tesislerin vurulması hadiselerinden ayırmamız lazım.

Son 24 saat, hatta Hamaney'in öldüğü saat sonrasına kadar bile ayırmakta fayda var.Meselenin kontrolden çıkma ihtimalleri uyarılarına Trump çok fazla kulak asmadı.

Çünkü içeriden, kendi Savunma Bakanlığından gelen açıklamalar ve uyarılar vardı.

Bu konuda itidalli olunması gerektiği belirtilmişti ama görüyoruz ki İsrailin ilk düğmeye bastığı, ABD'nin de buna dahil olduğu ve Netanyahunun etkisinde kalındığı bir tablo içerisindeyiz.Ama bunu ayırmamız gerekiyor dememin sebebi, tamamen İran meselesi ve ABD'nin başta kontrolden çıkabilir uyarılarını çok da iyi hesaplamamış olması.-Arap ülkeleri cevap verirseEğer Arap ülkeleri saldırılara cevap verirse savaşın yayılma ihtimallerini maalesef bize düşündürecek bir tablo hâkim.

Trump da bu noktada İran'ın cevap verme kapasitesini gördüğünde oldukça şaşkına uğramış gibi gözüküyor.Çünkü Hizbullah'ın da savaşa dahil olduğunu görüyoruz.

Lübnan da eşzamanlı olarak çatışmalara dahil oldu.

İsrail'in sürekli saldırısı devam ediyordu.

Fakat Şii ekseni ve diğer unsurlarda İran'ın yardımına geldiler.

Yemen'deki Husiler de aynı şekilde saldırılara devam ediyor.İran halkından şu anda çok büyük bir tepki yok.

Daha çok rejimin yanında duruyorlar gibi.

Bu konuda içeride önlemler alındığına dair bilgiler ve uyarılar da var.

Rejim, bir mücadele yaşanmaması için içeride işi oldukça sıkı tutuyor ve bu konuda uyarılarda bulunuyor.

Yani Trumpın en başında belki İsrailin de provokatörlüğünde attığı bu adımın sonuçları şu anda ABD'nin kontrolünden çıkıyor gibi görünüyor.-RUSYA-ÇİN EKSENİÇin, Rusya ve İran Her ne kadar Rusya ve ABD zaman zaman karşı karşıya gibi görünse de, anlaşmazlıkların yaşandığı pek çok masadan iki ülkenin uzlaşarak kalktığı görülüyor.

Peki, Rusya ve müttefiki Çin, İrana destek çıkar mı ya da bir savaş durumunda yanında yer alır mı?

ABDye karşı bir güç birliği ihtimali ne kadar gerçekçi?Yeliz Albayraka göre; diplomasinin bir oyalama taktiği olarak kullanıldığını ve zaten çoktan saldırı kararının da bilhassa İsrail tarafından verildiği ve ABD'nin de buna çanak tuttuğu biliniyor.Yardıma gelmeyen Çin ve Rusya'nın da çok büyük ihtimalle bu konudan zaten haberdar olduğunu ifade eden Albayrak, küresel düzlemde bu büyük güçlerin artık birbirlerinin ayaklarına basmayacak şekilde hedef seçtikleri ülkelere saldırmalarını birbirlerine salık verdikleri gibi bir gerçek de var diyor.Yeliz Albayraka göre Çin–ABD–Rusya düzleminde işleyiş şöyle:Rusya ve ABD arasındaki görüşmelerden gördük Örneğin Greenland konusunda Rusya bir süre sonra ABDyi haklı bulmaya başladı.

Aynı şekilde Venezuela meselesinde ne Çin ne de Rusya, vaat edilen yardımı Maduroya göndermedi; beklenen destek hiçbir zaman gelmedi.

Avrupa ise bizim durumdan haberimiz yoktu açıklamalarıyla süreci takip etti.Bugün büyük güçlerin müttefiklik konusunda güvenilir aktörler olmadığı açıkça görülüyor.

Hiçbirinin koruyucu rolü ya da verdiği destek tam anlamıyla gerçekçi değil.

Çünkü bir kriz anında ABD, Venezuela örneğinde olduğu gibi istediğini yapabiliyor.

Şu anda Kübadan Meksikaya kadar birçok ülke benzer şekilde gündeme geliyor.

Bir sonraki hedefin hangi ülke olacağı konuşuluyor.

ABD Başkanı Trumpın Kongre onayı olmadan kendi istediğini rahatlıkla yapabilmesi de bu tabloyu güçlendiriyor.-Karşı karşıya gelmekten kaçındılarBu büyük güçler, enerji, kaynak ve güç paylaşımı gibi pek çok alanda kendi aralarında anlaşmış durumda.

Bu nedenle söz verdikleri ülkelere yardım göndermiyor veya verdikleri sözleri tutmuyorlar.

Hatta bu savaşa uzaktan destek vermiş olmaları bile mümkün.Askeri anlamda teknoloji ya da mühimmat paylaşımı gibi konularda özellikle Çinin rolü öne çıkıyor.

Ancak bu ülkelerin sahada doğrudan karşı karşıya gelmekten kaçındıkları; ülkeleri bir masa etrafında paylaşılan unsurlar gibi gördükleri ve gelişmeleri sadece izledikleri de anlaşılıyor.Bu tablonun arkasında, saldırılardan ekonomik kazanç sağlayacak aktörlerin bulunduğu gerçeği var.

Petrol fiyatlarının yükselmesiyle ABDnin ciddi bir avantaj elde etmesi, Hürmüz Boğazı üzerinden enerji akışının sekteye uğraması nedeniyle Çinin zarar görecek olması, Kuşak-Yol Projesinin duraksaması ve alternatif güzergâhların devreye girme ihtimali Tüm bunlar, ABDnin hem ekonomik hem de güç inşası anlamında bu süreçten daha kazançlı çıkabileceğini gösteriyor.

İLGİLİ HABER DÜNYA SON DAKİKA...

ABD, İsrail - İran savaşı!

Füzeler peş peşe ateşleniyor

İlgili Sitenin Haberleri