Haber Detayı

America First* İran'da duvara çarptı
Gözde sula odatv.com
03/03/2026 06:20 (4 saat önce)

America First* İran'da duvara çarptı

“Bitmeyen aptal savaşlara son vereceğiz” diyerek seçilen Trump, İran operasyonuyla kendi doktriniyle karşı karşıya geldi. Cumhuriyetçi cephede şahinler ile içe kapanmacılar açık bir hesaplaşmaya sürüklendi.

Donald Trump ilk başkanlık seçimini kazandığında kampanyalarında sürekli tekrar ettiği vaadi bu defa söz vererek yinelemiş ve dış politika çizgisini netleştirmişti: Amerika artık bilmediği ülkelerde yönetim devirmeye çalışmayacak, sonsuz savaşlara girmeyecekti.2016 yılında resmileşen “America First” söylemi hem ekonomik hem de dış müdahaleciliğe karşı açık bir pozisyondu. 2024 kampanyasında da aynı çizgiyi sürdürdü; Afganistan ve Irak’ı örnek göstererek “bitmeyen aptal savaşlara” son vereceğini söyledi.MAGA tabanı için bu, kimlik meselesiydi.BÖLÜNMENİN İLK SOMUT ÖRNEĞİ2025’in Haziran ayında İsrail, İran’a operasyon başlattı. “12 Gün Savaşı” olarak anılan kriz sırasında Washington dikkatli bir dil kullanıyordu.

Resmi söylem, İsrail’in kendi güvenliği için hareket ettiği yönündeydi.

Ancak Teksas Senatörü Ted Cruz’un Tucker Carlson’a konuk olduğu yayın, Cumhuriyetçi cephedeki fay hattını görünür kıldı.Müdahaleye mesafeli durduğunu iddia eden MAGA çizgisinin temsilcisi bir figür olarak yayına katılan Cruz konuşurken “biz” ifadesini kullanarak ABD’nin İsrail’e destek verdiğini açıkça söyledi.

Carlson bunun üzerine İran’ın nüfusu ve yapısı hakkında sorular sormaya başladı, tartışmada sesler yükseldi.

İran müdahalesine karşı olan sağcı figür Carlson, “devirmeye çalıştığın ülke hakkında hiçbir şey bilmiyorsun” diyerek Cruz’u zorladı.Bu yayın, müdahaleci Cumhuriyetçiler (Şahinler) ile içe kapanmacı “America First” kanadı bölünmenin ilk büyük açık sahnesi oldu.ÇELİŞKİLİ ‘NÜKLEER’ ARGÜMANITrump, İran’daki nükleer tesislerin Haziran 2025’teki saldırıda “tamamen yok edildiğini” söylemişti.

Buna rağmen 28 Şubat 2026’da ABD ve İsrail birlikte büyük çaplı bir operasyon başlattı.

Operasyonun başladığı gün New York Times editoryal kurulu “Trump’s Attack on Iran Is Reckless (Trump’ın İran’a saldırısı pervasızlık)” başlıklı sert bir başyazı yayımladı.Yazıda Trump’ın hedeflerinin belirsiz olduğu, Kongre’yi devre dışı bıraktığı ve hem iç hem uluslararası hukuku göz ardı ettiği vurgulandı.

Times, Trump’ın haziran ayındaki saldırıdan sonra İran’ın nükleer programının “yerle bir edildiği” iddiasının istihbaratla çeliştiğini hatırlattı ve şimdi yeni bir saldırı düzenlenmesinin bu söylemi boşa düşürdüğünü vurguladı.

Editoryal kurul, Trump’ın kamuoyuna net bir strateji sunmadığını, bunun yalnızca nükleer kapasiteyi sınırlamak mı yoksa daha geniş bir hedef mi taşıdığının belirsiz olduğunu yazdı: Görünüşe göre Başkan savaşı hafife alıyor ve güvenilirlik sorunu yaşıyordu.MAGA’NIN SADIK YÜZLERİ İSYAN ETTİEleştiriler bunlarla sınırlı değil: MAGA tabanında da ciddi bir rahatsızlık var. 2026 yılı başına dek Trump’ın en yakınındaki isimlerden biri olan Cumhuriyetçi Parti üyesi Marjorie Taylor Greene mitinglerde defalarca “No More Foreign Wars (Artık dış savaşlara son)” denildiğini hatırlattı ve Trump’ın kampanya çizgisinden uzaklaştığını ima etti.

X’te yaptığı uzun paylaşımda kullandığı şu ifadeler dikkat çekici:“‘Artık yabancı savaş yok, rejim değişikliği yok!’ dedik.

Bunu miting sahnesinde tekrar tekrar söyledik.

Trump, Vance ve neredeyse tüm yönetim bunun üzerine kampanya yaptı; Önce Amerika ve Amerika’yı Yeniden Büyük Yapma (MAGA) sözü verdi.”“İran’da 93 milyon insan var, kendilerini kendileri özgürleştirsinler.

Ama İran nükleer silahın eşiğinde.

Evet tabii.

Bu cümleyi on yıllardır kaşıkla yedirir gibi bize yutturdular ve Trump geçen yaz yapılan bombardımanın bunu tamamen yok ettiğini söyledi.

Hep bir yalan ve hep Amerika Sonra geliyor.

Ama bu kez en kötü ihanet gibi hissettiriyor, çünkü farklı olduğunu söylediğimiz ve ‘artık savaş yok’ dediğimiz adamdan geliyor.”We said “No More Foreign Wars, No More Regime Change!” We said it on rally stage after rally stage, speech after speech.

Trump, Vance, basically the entire admin campaigned on it and promised to put America FIRST and Make America Great Again.My generation has been let down,… pic.twitter.com/P0l90kaZFZ— Former Congresswoman Marjorie Taylor Greene🇺🇸 (@FmrRepMTG) February 28, 2026(Greene, Trump ile fikir ayrılığına düşünce -özellikle Epstein dosyaları konusunda- istifa etti)Kentucky’li Cumhuriyetçi senatör Thomas Massie ise eleştiriyi farklı bir boyuta taşıdı.EPSTEIN BELGELERİ MESELESİMassie, saldırının zamanlamasına dikkat çekerek Jeffrey Epstein dosyalarına ilişkin baskının gölgelenmeye çalışılıyor olabileceğini söyledi.Senatör Thomas Massie“Bir ülkeyi bombalamak Epstein dosyalarını ortadan kaldırmaz” ifadesi, müdahalenin iç siyasette dikkat dağıtma aracı olup olmadığı tartışmasını başlattı.

Epstein dosyalarında Trump’ın ve eşi Melania Trump’ın isimlerinin geçmesi, bu iddiaların daha da konuşulmasına yol açtı.TRUMP CEPHESİ İÇİN ZOR GÜNLERCumhuriyetçi cephede tam bir birlik oluşmuş görünmüyor: Senatör Mitch McConnell, CNN’e verdiği röportajda içe kapanmacı kanadın zor bir hafta geçirdiğini söyledi.Senatör Mitch McConnellSenatör Lindsey Graham ise müdahaleyi ulusal güvenlik gerekçesiyle savundu.

Başkan yardımcısı JD Vance iki kanat arasında denge kurmaya çalışarak kararın başkana ait olduğunu ancak Amerikalıların son 25 yılın dış politika tecrübeleri nedeniyle yeni bir dış müdahaleye temkinli yaklaşmakta haklı olduğunu belirtti.OBAMA PAYLAŞIMLARI SOSYAL MEDYANIN GÜNDEMİNDEİşin bir de sosyal medya kısmı var: Trump, 2011 yılında başladığı “Barack Obama seçim kazanmak için İran’a saldıracak” iddialarını 6 kez yinelemiş, bunu siyasi bir manevra olarak sunmuştu.

Obama İran’a saldırmadı.

Yıllar sonra kendisinin İran’a kapsamlı operasyon düzenlemesi, bu söylemleriyle ironik bir karşıtlık yarattı.

Sosyal medya kullanıcıları ise bunu ıskalamadı.Trump, Obama’yı İran’a saldırmakla suçladığı tweet’lerden, “artık yabancı savaş yok” vaadine; nükleer tesislerin yok edildiği iddiasından yeni ve geniş kapsamlı operasyona uzanan bir çizgide kendi söylemleriyle çelişen bir noktaya geldi.

Ted Cruz–Tucker Carlson yayını bu kırılmanın erken işaretiydi.

New York Times’ın operasyon günü yayımladığı başyazı ise bu kırılmanın kurumsal güven meselesine dönüştüğünü gösteren sinyaller verdi.

Greene ve Massie gibi Cumhuriyetçilerin çıkışı ise tartışmanın parti içi bir fay hattı olduğunu net olarak ortaya koydu.“America First” doktrini dış müdahaleden uzak durmak demekti.

İran’a düzenlenen saldırı ise tam tersini işaret ediyor.

Bu çelişkinin Trump’ın tabanı üzerindeki uzun vadeli etkisi, seçim takvimi ilerledikçe daha net görülecek.Gözde SulaOdatv.com

İlgili Sitenin Haberleri