Haber Detayı

Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan tutuklandı
Gündem tgrthaber.com
02/03/2026 18:35 (6 saat önce)

Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan tutuklandı

Bolu Belediyesine ilişkin yürütülen irtikap soruşturması çerçevesinde gözaltına alınan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, sevk edildiği mahkemece tutuklandı.

Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında kamu görevlisinin görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanarak kendisine ya da başkasına haksız menfaat sağlamaya zorlaması olarak tanımlanan irtikap suçu kaynaklı geçtiğimiz günlerde operasyon başlatıldı.

Operasyon çerçevesinde Bolu İl Jandarma Komutanlığı ekipleri 28 Şubat Cumartesi sabahı 13 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi.

Savcılık talimatıyla gerçekleştirilen operasyonda Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan'ın da aralarında yer aldığı 13 kişi gözaltına alındı.

TANJU ÖZCAN'IN DA ARALARINDA YER ALDIĞI 13 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI Operasyon kapsamında gözaltına alınan isimler arasında Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can, Mali İşler Müdürü Naim Ayhan, Bolsev Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ali Sarıyıldız, Belediye Meclis Üyesi Hüseyin Ekrem Serin, Belediye Meclis Üyesi Buse Özkan, Belediye Meclis Üyesi Cahit Görüş, İmar Müdürü Sinan Pekcan, İmar çalışanı Yasin Bargaç, İtfaiye Müdürü (eski İnsan Kaynakları Müdürü) Mehmet Ağan, eski Zabıta Müdürü Hakan Yılmaz, eski Yazı İşleri Müdürü Tahsin Arslan, eski Belediye Meclis Üyesi ve eski Bolu Bel A.Ş.

Yönetim Kurulu Başkanı Ergün Temel yer aldı.

TANJU ÖZCAN TUTUKLANDI 2 gün süren ifade işlemlerinin tamamlanmasının ardından 13 kişi, sabahın erken saatlerinde önce sağlık kontrolüne götürüldü, sonrasında ise Bolu Adliyesi'ne sevk edildi.

Tanju Özcan ve Süleyman Can, çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.

TANJU ÖZCAN'IN İFADESİ ORTAYA ÇIKTI Bolu Belediyesi'ne yönelik yürütülen 'irtikap' soruşturması kapsamında tutuklanan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan'ın savcılık ifadesi ortaya çıktı.

Hakkındaki suçlamaları reddeden Özcan, marketlere yönelik denetimlerin rutin olduğunu belirterek, "İcbar yolu ile menfaat sağlamaya çalışacak olsam, yazılı bir teklif mektubu sunmam" dedi. "BU ANONİM ŞİRKETİNİN YÖNETİM KURULU BAŞKANI BEN DEĞİLİM" Vakfın kuruluş sürecini anlatan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, "Bolu'yu Seviyorum Vakfı (BOLSEV) benim başkanlığını yaptığım, mahkeme kararı ile kurulmuş bir vakıftır.

Bolu'yu Seviyorum Eğitim Ticaret A.Ş. bu vakfın iştirakidir.

Bu anonim şirketinin yönetim kurulu başkanı ben değilim.

Bolu Bel A.Ş. ise bunlardan farklı olup, yüzde 100'ü belediyeye ait olan bir şirkettir.

Ben bu şirketin de herhangi bir kademesinde görevli değilim. 2024 yılında BOLSEV adında bir vakıf kurduk, o dönem vakfın kurulması için mahkeme kararı bekleniyordu.

Vakıf kurmamızın amacı Bolu ilindeki fakir ailelere, öğrencilere ve engelli vatandaşlara ve yatalak hastalara yardım yapma amacıydı.

Nihai amacı ise büyük bir huzurevi yapmak idi.

Bilboardlar aracılığı ile halka da çağrıda bulundum.

Bolu'nun ileri gelenlerinden, maddi olarak kazancı yüksek olan şirketlerden, hayırsever olduğunu bildiğimiz kişilerden bu vakfa yardımda bulunmalarını istedim" dedi. "VAKFIN ÖĞRENCİLERE, YAŞLILARA, ENGELLİLERE YARDIM YAPACAĞINI SÖYLEDİM" Hakkındaki suçlamaları reddeden Başkan Özcan, "Yapıldığı iddia edilen toplantı da yine vakfa yardım toplamak amacıyla yapılmış bir toplantıdır.

Bu toplantıya Bolu içinde faaliyet gösteren bazı marketlerin temsilcileri katıldılar.

Toplantıda da vakıf kurulduğunu, bu vakfın öğrencilere, yaşlılara, engellilere yardım yapacağını söyledim ve vakfa bağışta bulunup bulunamayacaklarını sordum.

Özellikle büyük market yetkilileri doğrudan bağış yapamayacaklarını, ancak reklam vermek için ciddi bütçelerinin olduğunu, bu parayı reklam vermek suretiyle verebileceklerini söylediler.

Toplantı günü kesinlikle reklam sözleşmesine ilişkin bir teklif metni ve mektubu verilmedi.

Söylediğim gibi reklam konusu büyük market yetkililerin bunu bize söylemesi üzerine açıldı.

Dolayısıyla daha önceden reklam verme hususunda hazırlanmamız ve reklam teklifi verme planlamamız olmadı.

Yine o gün kimse olumlu ya da olumsuz sonuç bildirmedi.

Ben bu toplantıya katılanlara ‘Arkadaşlar biz bu bedeli alacağız, ya seve seve vereceksiniz ya da..... vereceksiniz' şeklinde herhangi bir söylemim olmadı.

Kaldı ki ben avukat olduğum için böyle bir şeyi bu kadar kişinin içinde söylenmeyecek kadar bilgiye sahibim.

Zaten idari tahkikattaki ifadelerde de görüleceği üzere mağdurlardan hiçbiri ifadesinde bundan bahsetmemiştir" ifadelerine yer verdi. "MENFAAT SAĞLAMAYA ÇALIŞACAK OLSAM YAZILI BİR TEKLİF MEKTUBU SUNMAM" Açıkça yardım gereken konularda yardım istediğini ifade eden Özcan, "Özetlemem gerekirse, icbar yolu ile menfaat sağlamaya çalışacak olsam yazılı bir teklif mektubu sunmam.

Mağdurlar da gerçekten icbar edilmiş olsalardı yapılan her işleme karşı dava açamazlardı.

Ben yardım yapılması gerektiğinde açıkça yardım istediğimi zaten belirtirim.

Hatta SMA hastası Rüzgar bebekle ilgili şu an kampanyamız vardır.

Onun için de açıkça yardım istiyoruz.

Ayrıca bunun dışında Boluspor'a, Bolu ilinde yapılan camilere, konserlere, fuarlara da yardımda bulunulması için hayırseverlerden ricacı oluyorum.

Yani sadece kendi vakfımız için değil, Bolu'nun yararına olan her şey için yardım talep ederim.

Ben yapılan toplantıda kimseden zorla reklam sözleşmesi yapmasını istemedim.

Yapılmaması halinde herhangi bir yaptırımda bulunacağıma ilişkin tavır göstermedim" dedi. "BEN BU ŞEKİLDE BİR GÖREV VERMEDİM" Vakıfla Ali Sarıyıldız'ın ilgilendiğini dile getiren Özcan, "Yine icbarda bulunduğumu söyleyen kişiler aynı şekilde toplantı sonrasında fotoğraf çekildiğini söylemişlerdir.

İcbar durumu gerçek olsaydı toplantı sonrasında da bu şekilde bir hatıra fotoğrafı çekilmesi hayatın olağan akışına aykırı olurdu.

Bu durum şundan kaynaklıdır.

Bu yapılan görüşmeler esasında resmi bir toplantı değildi ve bu şekilde günde 7-8 tane görüşme gerçekleştiriyorum.

Bundan dolayı ilk yazılı ifademde anımsayamadığım için toplantı yapılmadığını söylemiştim.

Şu an verdiğim ifadem doğrudur.

Ben bu şekilde bir görev vermedim.

Böyle bir görev vermiş olsam daha sonra kendim bir toplantı yapma ihtiyacı duymazdım.

Ali Sarıyıldız belediye meclis üyesidir.

Aynı zamanda BOLSEV Vakfı'nın yönetim kurulu üyesidir.

Benim gibi kurucu beş üyesinden birisidir.

Mali müşavir olması sebebiyle vakfın sayman üyesi olarak görev yapar.

Ali Sarıyıldız vakfın bütün gelir giderlerini, yapılan bağışları, burs ödemelerini, hastalara yapılan yardımları takip ederdi.

Ali Sarıyıldız'a marketlere yapılan reklam sözleşmeleri ile ilgili herhangi bir görev vermedim.

Haricen de bir bilgim yoktur" diye konuştu. "ÖĞRENCİLERE BURSLARININ YATAMAYACAK OLMASININ ÜZÜNTÜSÜNÜ YAŞIYORUM" Büyük firmalar için 10 bin lira gibi bir rakama sözleşme yapmak istemeyeceğini söyleyen Özcan, "A 101 marketlerinin CEO'sunun benden randevu talep ettiği hususunu hatırlamıyorum.

Kendisi ile herhangi bir görüşmem olmadı, Ali Sarıyıldız'ın herhangi bir görüşme yapıp yapmadığını bilmiyorum.

Ali Sarıyıldız ile A 101 marketlerin reklam yapma teklifi hususunda herhangi bir görüşmemiz olmadı.

Eğer benim böyle bir görüşmem olsaydı bu kadar büyük firmalar için 10 bin TL'lik sözleşme yapmak istemezdim.

Vakfımıza yapılan yardımlar ile ilgili bana bilgi verdiler.

Vakfımıza yardım edenlere teşekkür etmemizi istediler.

Ben de vakfımıza yardım edenlere teşekkür etmek amacıyla ve vakfımız adına yapılan hizmetleri paylaşmak amacıyla bu videoyu çektim.

A 101 ve ŞOK marketin yardım yapmaması nedeniyle üzüldüm ve bu durumu bu şekilde ifade etmek istedim.

Esasında bu açıklamamda dahi icbar bulunmadığım ortadadır.

Yapılan gözaltı nedeniyle ve vakfımızın bugün itibarıyla ihtiyacı olan öğrencilere burs verecek olması ve bu işlemi yapabilmek için yetkili kişi olan ben ve Ali Sarıyıldız'ın burada bulunması nedeniyle öğrencilere burslarının yatamayacak olmasının üzüntüsünü yaşıyorum.

Söyleyeceklerim bunlardan ibarettir" ifadelerine yer verdi.

İlgili Sitenin Haberleri