Haber Detayı
İran İstanbul Başkonsolosu Muhammedi Odatv için yazdı: Masa neden bombalandı
İran İslam Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Ahmed Muhammedi, Odatv için kaleme aldığı yazıda ABD'nin İran'a yönelik son saldırısını "diplomasinin bombalanması" olarak nitelendirdi.
İran İslam Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Ahmed Muhammedi, Odatv için kaleme aldığı yazıda, ABD’nin İran’a yönelik son saldırısını sert bir dille eleştirdi.Muhammedi yazısında, diplomasi masasının bombalanması olarak nitelendirdiği bu saldırının, Umman arabuluculuğunda yürütülen müzakerelerin ortasında gerçekleştiğini vurgulayarak sorumluluğu doğrudan Trump yönetimine yükledi.Muhammedi yazısında şunları aktardı:"Diplomasinin BombalanmasıAmerikan rejimi bir kez daha uluslararası hukuk kurallarını ve teamülleri ayaklar altına alarak bağımsız ve meşru bir ülkeye saldırdı.
Trump ve Amerika’nın uluslararası hukuku görmezden gelmesi ilk kez olmuyor; Meksika Körfezi’nin adını tek taraflı değiştirme girişimi, Grönland’ı sahiplenme iddiası, Venezuela’nın yasal cumhurbaşkanının kaçırılması, Irak başbakanının seçimine karşı çıkılması ve benzeri adımlar bunun örnekleridir.Amerikan rejiminin İran İslam Cumhuriyeti’ne yönelik yasa dışı saldırısı ve İran halkı ile dünya Müslümanları nezdinde yüksek bir konuma sahip olan bu ülkenin Yüce Lideri’ni şehit etmesi, söz konusu rejimin saldırgan eylemlerinden biridir.
Yüce Lider’in yanı sıra bazı komutanların ve çok sayıda İran vatandaşının hayatını kaybetmesi; Minab kentindeki bir ilkokulda 165 kız öğrencinin şehit edilmesi ya da hastanelere yönelik saldırılar da saldırganların diğer vahşi eylemlerindendir.Bu eylemlerin gayrimeşruluğu, söz konusu saldırıların Siyonist rejimin katılımıyla gerçekleştirilmesiyle daha da belirginleşmektedir.
Zira bu rejim, Filistin ve Gazze, Lübnan, Irak ve Yemen’deki mazlum halkların kanına bulanmış durumdadır.Bu haksız saldırı ne zaman başladı?
Tam da İran İslam Cumhuriyeti ile Amerika Birleşik Devletleri arasında Umman’ın arabuluculuğunda yürütülen diplomasi ve müzakerelerin ortasında.
Tüm dünyanın diplomasinin sonuçlanmasını beklediği bir anda, birdenbire ABD ve Siyonist rejim İran İslam Cumhuriyeti’ne saldırıyı başlattı.“Anlaşma ulaşılabilir durumdaydı.
Cenevre’den, bir sonraki görüşmemizde anlaşmaya varacağımız anlayışıyla ayrıldık.”Bu sözler, İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’ye aittir.
Arabulucu rolünü üstlenen Umman Dışişleri Bakanı el-Busaidi de benzer bir görüş dile getirmiştir.
Arakçi şöyle devam etmektedir:“Diplomasiyi sabote etmek isteyenler görevlerinde başarılı oldular.
Ancak nihayetinde müzakere masasının bombalanması talimatını veren yine Sayın Trump oldu.”Gerçekten de sonuçlanmak üzere olan bir müzakere masası neden bombalanmalıdır?
Siyonist rejimin ABD’yi savaşa sürüklediği konusunda şüphe yoktur.
Ancak Amerikan askerî yetkilileri Trump’a İran’la savaşın ABD’nin çıkarına olmadığını tavsiye ederken, Siyonist rejim onu İran’la savaşa girmeye nasıl ikna edebildi?Sebep her ne olursa olsun, bunun yanlış bir karar olduğu kesindir.
Zira tarih, İranlıların vatanlarını koruma ve savunma konusunda kararlı olduklarını göstermiştir.
Bu savaşın sürmesi, kesinlikle ABD’nin, Siyonist rejimin ve hatta bölgenin yararına değildir.
Dünya, bu savaşın kimler tarafından başlatıldığını kayda geçirmeli ve İranlı çocukların, kadınların, erkeklerin ve bu ülkenin Yüce Lideri’nin öldürülmesinden sorumlu olanları mahkûm etmelidir."Odatv.com