Haber Detayı

Ortadoğu'da gerilim yükseliyor: Savaş Türkiye'yi nasıl etkileyebilir?
Dünya haberler.com
02/03/2026 21:38 (4 saat önce)

Ortadoğu'da gerilim yükseliyor: Savaş Türkiye'yi nasıl etkileyebilir?

Türkiye, 28 Şubat'tan bu yana Ortadoğu'daki neredeyse tüm ülkeleri etkisi altına alan savaştan henüz doğrudan etkilenmedi.

ABD ile İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a saldırması ile başlayan ve İran'ın misillemeleriyle süren savaşta can kaybı ve yıkım artıyor.İran ve Tahran'a bağlı milis güçleri şimdiye dek Amerikan üslerine ev sahipliği yapan Kuveyt, Suudi Arabistan, Umman, Bahreyn, Katar, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Irak'taki askeri üsler ve sivil altyapı ile Kıbrıs'taki İngiliz üslerinden birini .Sınır komşularından Arap Yarımadası'na kadar birçok noktanın hedef alındığı savaşta Türkiye, hava saldırısı sirenlerinin çalmadığı ender ülkelerden.BBC Türkçe'ye konuşan uzmanlar, Türkiye'nin ABD güçlerine ev sahipliği yapmasına rağmen NATO müttefiki olduğu için İran tarafından hedef alınmadığını söylüyor.Uzmanlar ayrıca Ankara ve Tahran arasındaki iyi ilişkilerin de misilleme ihtimalini azalttığını vurguluyor.Türkiye ise son açıklamalarına hem ABD ve İsrail'in saldırılarını hem de İran'ın misillemelerini eleştirdi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 28 Şubat'ta yaptığı açıklamada, Ankara'nın diplomatik girişimlerini hızlandıracağını vurguladı.Erdoğan, "Sağduyu ve aklıselim hakim olmaz, diplomasiye alan açılmazsa bölgemiz bir ateş çemberine sürüklenme riskiyle karşı karşıyadır" dedi. 'İran, Türkiye'ye saldırırsa tüm NATO ülkelerini karşısına alır'Ekonomi ve Dış Politika Araştırmalar Merkezi (EDAM) Başkanı Sinan Ülgen, Türkiye'yi İran'ın bölgede hedef aldığı diğer ülkelerden ayıran noktanın, NATO üyesi olmasının altını çiziyor.Son gelişmeleri BBC Türkçe'ye değerlendiren Ülgen, "Böyle bir saldırı tamamen NATO'nun Beşinci Maddesi kapsamına girer.

Dolayısıyla böyle bir saldırı gerçekleştirirse, İran'ın bütün NATO ülkelerini karşısına alması söz konusu olabilir" diyor.NATO'nun temel ilkesi olan bu maddeye göre, ittifaka üye ülkelerden birine düzenlenen saldırı, tüm üyelere yapılmış sayılıyor ve ortak savunma mekanizması devreye giriyor.Ülgen'e göre İran, Türkiye'deki ABD üslerini hedef alarak çatışma alanını genişletmekten çekinecek: "İran, Türkiye'ye saldırmak suretiyle bir ilave cephe de açmak istemez kendi yakın coğrafyasında.

Türkiye gibi askeri yönden güçlü, caydırıcılığı yüksek olan bir ülkeye böyle bir provokasyon yapmak istemez diye düşünüyorum."Bu nedenle ben Türkiye'ye yönelik doğrudan bir Iran saldırısının ihtimalinin çok düşük olduğunu düşünüyorum."Ülgen ayrıca Adana'daki İncirlik Hava Üssü'nün İran'a yönelik saldırılarda kullanılmadığının altını çiziyor.

İran Araştırmaları Merkezi (İRAM) araştırmacısı Oral Toğa da Tahran'ın misilleme saldırılarına Türkiye'deki hedefleri dahil etme ihtimalini düşük görüyor.BBC Türkçe'ye konuşan Toğa konuyla ilgili şu değerlendirmeyi yapıyor:"Eğer İran içerisinde bir klik kendi başına inisiyatif almaya kalkmazsa, ki bunu da uzak bir ihtimal olarak görüyorum, İran'ın şu anda bir NATO ülkesine cephe açmak ve işi daha da sarpa sardırmak gibi bir şey yapacağını düşünmüyorum."Toğa, 534 kilometrelik bir sınır paylaşan Türkiye ve İran'ın birbirlerine "karşılıklı bağımlı olduğu" noktalar bulunduğunu vurguluyor ve ekliyor: "İranlılar özellikle [eski Cumhurbaşkanı] İbrahim Reisi'nin ölümünden sonraki süreçte Türkiye ile sürekli stratejik iş birliği arayışı içerisindeydi."Bu trendi değiştireceklerini, bu işi farklı bir yöne evireceklerini düşünmüyorum."İncirlik ve Kürecik üsleriTürkiye, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarında hava sahasının ve ülkede ABD güçlerinin de bulunduğu hava üslerinin kullanılmadığını açıkladı.Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı'na bağlı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından 28 Şubat'ta yapılan açıklamada Türkiye'nin "tarafı olmadığı herhangi bir çatışma veya savaşta" hava sahasını ve ilgili unsurlarını "operasyonel amaçla kullandırmadığı" vurgulandı.DMM, 2 Mart'ta yaptığı başka bir paylaşımda ise İncirlik üssünün vurulduğu iddialarını şu ifadelerle yalanladı:"Türkiye'de herhangi bir ülkeye ait askeri üs bulunmamaktadır.

Türkiye Cumhuriyeti'nin hava, kara ve deniz sahası ile askeri tesisleri tamamen kendi egemenliği ve kontrolü altındadır."Ülkemize yönelik herhangi bir saldırı söz konusu olmadığı gibi Türkiye'yi bölgesel çatışmaların tarafıymış gibi göstermeye yönelik paylaşımlar açık bir dezenformasyon girişimidir." Türkiye'de ABD varlığı açısından en dikkat çeken askeri üsler İncirlik ve Malatya'daki Kürecik Radar Üssü.İncirlik Üssü'nün internet sitesinde yer alan bilgiye göre, bu askeri tesisin inşa süreci ABD Mühendislik Grubu olarak adlandırılan bir ekip tarafından 1951'de başlatıldı.1954'te Türkiye Genelkurmay Başkanlığı ve ABD Hava Kuvvetleri arasında yeni üssün müşterek kullanımı için anlaşma imzalandı.Üssün kullanım biçimini ABD ile Türkiye'nin 1980 yılında imzaladığı "Savunma ve Ekonomik İşbirliği Anlaşması" (SEİA) belirliyor.İlk olarak "Adana Hava Üssü" olarak adlandırılan tesis, 1958'de günümüzde de kullanılan "İncirlik" adını aldı.Milli Savunma Bakanlığı, üssün Türk Silahlı Kuvvetleri'ne (TSK) bağlı olduğunu ve mülkiyetinin Türkiye Cumhuriyeti'nde bulunduğunu vurguluyor.Malatya'nın Akçadağ ilçesindeki Kürecik Radar Üssü ise 2012'de kurulan ve NATO'ya bağlı bir erken uyarı tesisi.

Komuta merkezi Diyarbakır Hava Üssü'nde bulunan bu tesisin görevi, uzun menzilli hava tehditlerine yönelik tespit ve takip verilerini Romanya ve Polonya'da bulunan bir Terminal Yüksek İrtifa Alan Savunması (THAAD) sistemine iletmek.Dönemin İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad, 2011'de yaptığı bir açıklamada üssün kurulmasını eleştirmiş ve tesisin İsrail'i, İran'ın olası füze saldırılarına karşı korumak için yapıldığını iddia etmişti.Hamas'ın İsrail'de 7 Ekim 2023'de düzenlediği saldırıları sonrası İsrail'in askeri operasyonlarının ardından Filistin destekçisi eylemciler iki üssün de İsrail'e destek için kullanıldığını öne sürmüş ve kapatılmaları için eylemler düzenlemişti.'Kitlesel göç ihtimali çok uzak'ABD-İsrail ve İran arasındaki savaşın Türkiye'ye olası etkileri arasında İran sınırına yönelik mülteci akını riski de var.Türkiye ve İran, 2 Mart'ta sınırdan yolcu geçişlerini karşılıklı durdurduklarını açıkladı.Ticaret Bakanı Ömer Bolat, iki ülkenin vatandaşlarının da geri dönüşlerine izin vereceğini, Türkiye'nin aynı zamanda İran'daki üçüncü ülke vatandaşlarına da kapılarını açık tutacağını söyledi.

EDAM Direktörü Sinan Ülgen'e göre Türkiye açısından en kötü senaryo, İran'da istikrarsızlığın patlak vermesi ve bunun geçmişte Irak ve Suriye'de yaşananlarda olduğu gibi, sınırlara yönelik bir kitlesel hareketi tetiklemesi.Ülgen, "Bu sınır kontrollerinin sıkılaştırılmasını bunun bir ilk adımı olarak da görmek lazım diye düşünüyorum" diyor.İRAM Araştırmacısı Oral Toğa ise bu tedbirin İran açısından da değerlendirilmesi gerektiğini söylüyor:"İran da sınırından gireni çıkanı şu anda kontrol etmekle uğraşmak yerine içerideki durumu kontrol etmek isteyecektir."Sosyal medya ve basında mülteci akınına dair yorum ve haberlere atıfla konuşan Toğa, "Konu şu an göç meselesinden, özellikle de kitlesel göçten, çok uzak" diyor ve şu değerlendirmeyi yapıyor:"Ben yakın zamanda ya da orta vadede çok büyük kitlesel göç beklemiyorum.

Onun için bir iç savaş çıkması gerekir."Şu an İran'da iç savaş şartları oluşmuş değil.

Bilakis konsolidasyon oluşmuş durumda." İlgili haberler

İlgili Sitenin Haberleri