Haber Detayı

Senelerce ağrı çekti, bütün testleri ise temizdi... Hazımsızlık sanıyordu ama midesinde bambaşka bir şey çıktı!
Aile hurriyet.com.tr
02/03/2026 09:36 (11 saat önce)

Senelerce ağrı çekti, bütün testleri ise temizdi... Hazımsızlık sanıyordu ama midesinde bambaşka bir şey çıktı!

Yıllarca süren uykusuz geceler ve geçmeyen rahatsızlık hissinin ardından bir şeylerin ters gittiğini biliyordu; ancak o hastalık aklının ucundan ile geçmemişti... Fiona Barnett, insanlar arasında çok sık yaşanan ‘hazımsızlık’ sorunundan şikayetçiydi, uzun yıllar ağrı çekti. Testler yapıldı, ilaçlar kullanıldı. Ama bir türlü geçmiyordu. Kimsenin aklına ise korkunç hastalık gelmiyordu.

“Saat sabahın dördü...

Bir iç çekerek yatakta doğruldum, komodinin üzerindeki o artık çok tanıdık olan mide ilacı paketine uzanırken karnımı ovuşturuyordum.

Yanımda mışıl mışıl uyuyan eşim Peter gibi ben de uyumak istiyordum ama yediğim yemeğin ‘mideye oturma’ hissi çok rahatsız ediciydi” diyen Fiona Barnett şunları söyledi:  “Hazımsızlık yaygın bir şikayet; Birleşik Krallık'taki insanların yaklaşık 40%'ını etkiliyor.

Ben de bunun menopozla ilgili olup olmadığını merak ediyordum çünkü östrojen mide astarını korur ve 48 yaşında hormon seviyelerimin düştüğünü biliyordum.

Reçetesiz satılan tüm o bilindik ilaçlar işe yaramıyordu.” Müzik öğretmeni olan Fiona, günlük hayatın koşturmasında, ne yerse yesin ya da hiçbir şey yemese bile o geçmeyen sızıyı her zaman hissediyordu.

Yaşadığı şey şiddetli bir ağrı değildi ama hep oradaydı.

Uykusuz geçen o gece Eylül 2019'daydı.

Ama Fiona bu belirtileri ilk kez yaşamıyordu.2016'da da aynı şikayetlerle doktora gitmişti; yiyeceklerin mideden inmediği ve hafif bir yanma hissi yaşıyordu.

O zamanlar aile doktoru bunun safra kesesiyle ilgili olabileceğini düşünmüştü, ancak yapılan testler temiz çıkmıştı.

Fiona’ya antibiyotik verildi, bunlar işe yaramış gibi görünüyordu.

Ayrıca ülserlerle bağlantılı mide bakterisi olan helicobacter pylori için de test yapıldı, ancak o da negatif çıktı. “Ancak üç yıl daha geçmeyen hazımsızlıkla yaşadıktan sonra bir şeylerin ters gittiğini anladım.

Ayrıca merdiven çıkarken nefes nefese kaldığımı da fark etmeye başlamıştım.

Üflemeli çalgılar çalıyorum ve şarkı söylüyorum, yani ciğerlerim mükemmel olmalı” diyen Fiona ekledi: “O zamanlar 48 yaşındaydım, formdaydım, sağlıklıydım ve sigara ya da alkol kullanmıyordum.

Bu yüzden kanser aklıma bile gelmedi; bunun yerine, küçük, yönetilebilir, sıradan bir şey olan hiatal herni veya gastrit olup olmadığını merak ettim.

Aile hekiminin muayenehanesinde kendimi iyi hissetmediğim için ağladığımı hatırlıyorum.

Ama doktor mide koruyucuların işe yaramadığını söyleyerek beni endoskopiye yönlendireceğini belirtti.” Fiona, 2019’un sonlarında şikayetleri dayanılmaz hale geldiğinde, merdiven çıkarken nefes nefese kaldığımı fark etti.Ekim 2019'da endoskopi sırasında ekranı izlerken bir santimetreden küçük, hafif kabarık beyazımsı bir alan görüldü.

Fiona bunu sıradan bir aft sandı ancak doktor tipik bir ülsere benzemiyor diyerek biyopsi aldı.

Endoskopi sonrası Fiona ailesiyle çıktığı gemi turuna çıktı ve burada durumu kötüleşti.Fiona, “Karnımın üzerine yatamıyordum, artık sadece rahatsızlık değil, ağrı vardı.

Deniz tuttuğunda ise kan kusmaya başladım.

Hâlâ ‘ülserim kanıyor herhalde’ diye düşünüyordum” dedi.

Fiona eve döndüğümde acı gerçekle yüzleşti: Mide kanseriydi.Gerçek şu ki, ‘yaşam şansı en düşük’ kanser türlerinden biri olan mide kanseri genellikle geç teşhis ediliyor, bu yüzden doktorlar ilk başta oldukça karamsardı.

Fiona’nın kanserin hangi evrede olduğunu henüz bilmiyorlardı.

Kemoterapi, ameliyat, tekrar kemoterapi diye umutsuzca konuştular.

Bu tür, genellikle geç teşhis edilen ve hayatta kalma oranı en düşük kanserlerden biri olarak biliniyor.

Fiona şanslıydı ki kanser yayılmamıştı; ancak kurtulması için midesinin tamamının alınması gerekiyordu.Ameliyattan sonra midesi olmadan yaşamayı öğrenmek zorunda kaldı.Midemiz, fark ettiğimizden çok daha fazlasını yapar; gıdayı depolar, asit üretir, açlık hormonlarını tetikler.

Fiona’nın yediğim her şey artık doğrudan yemek borusundan ince bağırsağa geçiyordu.

İlk 6 ay sadece püre, domates çorbası ve dondurma ile beslenebildim. 20 kilo vererek 70 kilodan 50 kiloya düştü.Fiona, “Artık asla açlık hissetmiyorum çünkü beynime bu sinyali gönderen organım yok.

Az ama sık yiyorum, restoranlarda artık sadece başlangıç tabağı sipariş ediyorum” dedi.

Şimdi 6 yıl sonra, hayata daha farklı bir gözle bakıyorum.

İş saatlerimi azalttım, daha çok yürüyorum, daha çok seyahat ediyorum Yağmur sonrası toprak kokusunu içime çektiğimde hayatın ne kadar canlı olduğunu hissediyorum diyen Fiona şunları söyledi: Eğer bir şey değişmiyorsa ve içinizde (mecazi değil, kelimenin tam anlamıyla bağırsaklarınızda) bir şeylerin yolunda olmadığını hissediyorsanız, doktora gitmekten vazgeçmeyin.

İlgili Sitenin Haberleri