Haber Detayı

Asker gözüyle Erbakan: Emekli Tuğgeneral Fahri Erenel anlattı
Güncel odatv.com
02/03/2026 10:54 (1 saat önce)

Asker gözüyle Erbakan: Emekli Tuğgeneral Fahri Erenel anlattı

Necmettin Erbakan’ın Başbakanlığı döneminde Genelkurmay Başkanlığı Karargahı'nda görev yapan Tuğgeneral Fahri Erenel, Erbakan ile çalışma hatıralarını ve döneme ilişkin izlenimlerini anlattı.

Necmettin Erbakan’ın Başbakanlığı döneminde Genelkurmay Başkanlığı Karargâhı’nda görev yapan emekli Tuğgeneral Fahri Erenel, o döneme dair gözlemlerini paylaştı.Erenel, Erbakan ile hem Refah Partisi Genel Başkanı olduğu dönemde hem de Başbakanlığı sürecinde protokol görevleri kapsamında bir araya geldiğini aktardı.

Milli Gazete'ye konuşan Fahri Erenel, "Prof.

Dr.

Necmettin Erbakan Hocamız son derece kibar ve belirttiğim özelliklerle karşısındakine kendisi kadar değer veren müstesna liderlerden biri olarak hafızama yer etmiştir" ifadelerini kullandı."PROTOKOL KARŞILAMALARINA HER ZAMAN BELİRLENEN SAATTEN ÖNCE GELİRDİ"Erenel, Erbakan ile ilk karşılaşmalarının Refah Partisi Genel Başkanı olarak Genelkurmay’a gelişlerinde gerçekleştiğini, Başbakanlığı döneminde ise 30 Ağustos 1996 Zafer Bayramı kutlamaları kapsamında Genelkurmay Karargâhı’nda protokol subayı olarak karşıladığını belirtti:"Kendilerini Refah Partisi Genel Başkanı olarak çeşitli nedenlerle Genelkurmay Başkanlığına gelişlerinde 2 kez, Başbakanlığı döneminde ise 30 Ağustos 1996 yılı Zafer Bayramı kutlama törenleri kapsamında Genelkurmay Başkanlığı Karargahına gelişlerinde protokol subayı olarak karşıladım.

Günümüzde Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılmakta olan Zafer Bayramı kabul törenleri malumunuz o tarihlerde Genelkurmay Başkanlığı Karargahında yapılıyordu.

Bu karşılamalarda her zaman belirlenmiş olan saatten önce gelmiştir.

Bu davranış şeklini her zaman göstermiş olduğu tevazu, zamana riayet, görüşme yapacağı kişiye ve görevlilere saygının bir yansıması olarak gördüm.

Aracından iner inmez doğrudan karşılayan kişinin gözlerinin içine bakarak gülümseme ile ilk teması sağlaması, tokalaşması ve mutlaka rütbeniz ile hitap ederek hatır sorması en önemli özelliği olarak hafızamda yer etmiştir.

Kutlama veya toplantı yerine giderken sohbet ederek gitmiştik.

Bu sohbette görevimi, tayin yerlerimi sormuştu.""SON DERECE KİBAR BİR LİDER OLARAK HAFIZAMDA YER ETMİŞTİR"Erbakan'ın güler yüzlü olduğunu söyleyen Fahri Erenel, "Lider, siyasi düşünceniz ne olursa olsun, karşınızdaki farklı görüş ve düşüncelere sahip olsa da, iş yoğunluğu ne kadar fazla olursa olsun asla yüzünden gülümsemeyi eksik etmemelidir.

İyi bir Lider karşısındaki ile yüz yüze olan görüşmesinde asla başka bir işle uğraşmadan doğrudan muhatap olduğu kişiye odaklanan ve bugün birçok liderin uygulamaktan imtina ettiği aktif dinleme becerisine sahip olmalıdır.

Kısacası karşısındaki dinlemeli ve anlamalıdır.

Necmettin Erbakan son derece kibar ve belirttiğim özelliklerle karşısındakine kendisi kadar değer veren müstesna liderlerden biri olarak hafızama yer etmiştir" ifadelerini kullandı."SAKİN KONUŞMAYI SEVEN SAYGI UYANDIRAN BİR SİYASETÇİ"'Kendisinde diğer siyasetçilerden farklı olarak neler gözlemlediniz' sorusunu da yanıtlayan Erenel, "Farkı oluşturan Liderin sadece o görevi yaptığı zaman süreci içindeki davranışları değildir.

Liderin, davranışları zaman içinde olgunlaşır.

Bu tür davranış ise birikim ve tecrübe ile ülkenin değerlerine sıkı bağlılık gerektirir.

Hocamız derin bilgi birikimini tecrübesi ile birleştiren ülkemizin her türlü değerlerine saygılı, sakin konuşmayı seven, gerginliğe yol açacak söylemde bulunmaktan uzak duran, saygılı ve karşısındakine değer veren, kıyafeti ile ve davranışı ile karşısında kilerde de saygı uyandıran nadir siyasetçilerden biri olarak Türk Siyasi Hayatında asla silinmeyecek bir yer edinmiştir.

Sade ve karşısındaki insanlara görüşlerini anlamalarına sağlayacak hızda konuşarak, asla sinirlenmeden, kendisi ile aynı fikri içermeyen söylemlerde bulananlara karşı bile nezaketinden asla vazgeçmeyen bir yapısı vardır" şeklinde konuştu."ERBAKAN'IN DÖNÜŞÜYLE ABD KARŞITI BİR POLİTİKA UYGULANDI"Erenel, 1970’li yıllardaki siyasi atmosferi ve Erbakan’ın yurda dönüş sürecine ilişkin şu değerlendirmede bulundu:"1970’li yıllarda Türkiye her açıdan istikrarsız bir durumda bulunuyordu.

Siyasi istikrar sağlanamamış, sürekli el değiştiren iktidar, gerçekleştirilemeyen hükümet programları, siyasi görüş farklılıklarının çatışmaya dönmesi, artan kutuplaşmalar ve artan ekonomik sorunlar ülkeyi tam bir açmaz içine sokmuştur.

Dış ortamda ise soğuk savaş olunca gücüyle devam ediyor, ABD komünizmle mücadele adı altında Rusya’yı çevrelemek istiyor ve bunun içinde Türkiye merkez ülke seçilmiş görünüyordu.

Milli Nizam Partisi’nin kapatılması üzerine İsviçre’ye giden Prof.

Dr.

Necmettin Erbakan’ın, ülkeyi milli ve yerli bir çizgiye çekebilmek, ülke içi istikrarı sağlayabilmek ve özellikle ABD karşıtlığı bilindiğinden ve tam bağımsız Türkiye için ülkeye davet edildiği söylenmiştir.

Prof.

Dr.

Erbakan, dönüş sonrası Milli Selamet Partisi’ni kurmuş ve ilk seçimde 48 milletvekili çıkarmış, ve CHP ile koalisyon kurarak, Başbakan yardımcılığı görevini üstlenmiştir.

Sayın Bülent Ecevit ve Sayın Prof.

Dr.

Necmettin Erbakan’ın birlikte görev yaptığı bu süreçte ABD’ye karşı Kıbrıs Barış Harekatı’nın icrası ve haşhaş ekimi gibi birçok kararlar alınmış ve uygulamaya dahil edilmiştir.

Kısacası, Erbakan Hoca’nın dönüşü ile birlikte ABD ‘ye karşı bir politika uygulanmaya başlanılmıştır.""28 ŞUBAT SÜRECİNDE EN AZ ZARARLA ATLATILMASINDA ROL OYNADI"Erenel, 28 Şubat sürecine ilişkin görüşlerini de paylaştı:"Bu görüş farklılıklarının temel nedenini, 12 Eylül 1980 öncesi başlayan, bizim çocuklar yaptı dedikleri 12 Eylül darbesi ile zirveye ulaşan ABD etkisinde aramak gerekmektedir.

Necmettin Erbakan, bu aşamada liderlik özelliklerini sergileyerek sürecin en az zararla atlatılmasında önemli rol oynamıştır.

ABD merkezli düşünenlerde tam tersini düşünenlerin olduğunu medyadan zaten biliyoruz.

Sadece Silahlı Kuvvetlerin içinde değil, medyada üniversitelerde, iş dünyası dahil bu görüşte olanlar vardı."Erenel, 'O dönem TSK’da Erbakan’a yapılanların yanlış olduğunu düşünen subaylar var mıydı?' sorusuna ise "Elbette vardı.

O tarihlerde Silahlı Kuvvetlerin önemli bir kısmında bu görüşlere katılmayanların olduğunu bizzat ben biliyorum" şeklinde cevap verdi."BU TÜR BİR FAALİYETİN KOMUTA KADEMESİNİN BİLGİSİ OLMADAN YAPILMASI MÜMKÜN DEĞİL"Erenel, 28 Şubat sürecinde Sincan’da tankların yürütülmesine ilişkin soruya ise "Ben o tarihte Genelkurmay Başkanlığında görev yapıyordum.

Bu tür bir faaliyetin komuta kademesinin bilgisi olmadan yapılması pek mümkün değildir.

Ancak, bu olayın yaşandığı anda Komuta Kademesinde bir şaşkınlık yaşandığını hatırlıyorum.

Eğer bu durum gerçek ise bu emri veren hakkında Genelkurmay Başkanlığınca gerekli işlemin tesis edilmesi gerekirdi.

Bildiğim kadarı ile bir işlem yapılmamıştır" cevabını verdi."YAPILAN ZAM ÇOK İYİ KARŞILANDI"Erbakan’ın Başbakanlığı döneminde TSK personeline yapılan maaş artışına ilişkin ise "Artan enflasyon nedeniyle toplumun genelinde olduğu gibi askeri personelin satın alma gücünde de önemli azalmaya neden olduğu bir dönemdir.

Ve aynı zamanda artan terör eylemleri nedeniyle personelin sık sık tayin olduğu, yolluk ve yevmiyelerin artan fiyatlar nedeniyle taşıma masraflarını karşılayamadığı, borçlanma oranının giderek arttığı bu süreçte yapılan zam, çok iyi karşılanmış, askeri personelin ve ailelerinin ferahlamasını ve göreve daha iyi motive olmasını sağlamıştır" şeklinde konuştu."MGK'NIN BASINA SIZMASI ÜLKENİN BEKASINI TEHLİKEYE ATMAKTADIR"Milli Güvenlik Kurulu toplantılarının basına yansımasına ilişkin değerlendirmesi konusunda konuşan Fahri Erenel, "Evet, bu durum ülkenin bekasını tehlikeye atmak demektir.

Çok kötü bir örnektir.

Bu tür toplantılarda bulunan herkes bir devlet görevi kapsamında ve yasaların verdiği yetki ile yer almaktadır.

Üstelik MGK devletimizin en üst güvenlik kuruludur.

Bu konuların açıklanması suçtur ve işlem gerektirir" ifadelerini kullandı.Odatv.com

İlgili Sitenin Haberleri