Haber Detayı

Türkiye de etkilenecek.. Doğal gaz piyasası çökecek
Dünya dogruhaber.com.tr
02/03/2026 10:20 (2 saat önce)

Türkiye de etkilenecek.. Doğal gaz piyasası çökecek

Orta Doğu’daki savaşın genişlemesi küresel gaz piyasalarını sarsıyor. Hürmüz Boğazı’ndaki riskler LNG sevkiyatını tehdit ederken fiyatlarda sert dalgalanma endişesi büyüyor.

Orta Doğu’da askeri çatışmaların genişlemesiyle birlikte gaz piyasaları son derece hassas bir döneme giriyor.

Bu tablo, Ukrayna savaşının başlamasının ardından küresel ticaretin yaşadığı sert şoku yeniden hatırlatıyor.

Ancak mevcut riskler daha karmaşık görünüyor.

Özellikle hayati tedarik hatlarının jeopolitik gerilim bölgeleriyle kesişmesi, sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) akışını 2022’den bu yana görülmemiş bir sınavla karşı karşıya bırakıyor ve küresel arz-talep dengelerinin yeniden şekillenmesine yol açabilecek bir tehdit oluşturuyor.

Bu denklemde Hürmüz Boğazı stratejik bir boğaz noktası olarak öne çıkıyor.

Küresel gaz ticaretinin önemli bir bölümü buradan geçerken, başta Katar gazı olmak üzere Körfez tedarikine bağımlı büyük Asya ekonomileri risk altında bulunuyor.

Sevkiyatların aksaması, sigorta maliyetlerinin artması ve alıcıların alternatif arayışına girmesi, tırmanışın sürmesi halinde küresel ekonomiye yayılabilecek sert fiyat dalgalanmaları endişesini büyütüyor.

Orta Doğu’daki çatışmanın genişlemesinin, Ukrayna savaşının dört yıl önce küresel ticareti altüst etmesinden bu yana gaz piyasalarında en büyük bozulmaya yol açabileceği değerlendiriliyor.

İran’ın komşuları, özellikle Katar, dünyanın en önemli gaz tedarikçileri arasında yer alıyor.

Küresel LNG ihracatının yaklaşık yüzde 20’si Hürmüz Boğazı’ndan geçiyor ve bu durum bölgeyi küresel enerji için kritik bir boğaz haline getiriyor.

Gemi takip verilerine göre dar su yolundan geçen LNG ticareti neredeyse tamamen durmuş durumda.

Tüccarlara göre LNG ihtiyacının yaklaşık dörtte birini Katar’dan karşılayan Asyalı alıcılar, alternatif sevkiyat olup olmadığını öğrenmek için tedarikçilerle temas kuruyor.

Aynı zamanda Mısır, israilin gasp ettiği Filistin gazının sahalarını kapatmasının ardından sevkiyatlarını hızlandırmaya çalışıyor.

Ukrayna savaşı daha önce uluslararası gaz ticaretinde benzeri görülmemiş bir sarsıntı yaratmış, Rusya’nın en büyük ihracat pazarından kopması fiyatlarda rekor artışlara yol açmıştı.

Benzer etkilerin özellikle Asya’yı daha sert vurabileceği değerlendiriliyor.

Geçen yıl Katar LNG üretiminin beşte dördünden fazlası Asyalı alıcılara teslim edildi.

Çin en büyük alıcı olurken LNG ihtiyacının yaklaşık üçte birini Katar’dan karşıladı; Hindistan ise ikinci sırada yer aldı.

Asya ve Avrupa’ya giden sevkiyatların Hürmüz Boğazı’ndan geçmesi gerekiyor.

Gemi takip verilerine göre Katar’dan çıkan veya Katar’a giden birçok LNG tankeri bu su yolundan kaçınmak için seferlerini durdurdu.

Bloomberg’in aktardığına göre Columbia Üniversitesi Küresel Enerji Politikası Merkezi araştırmacısı Anne-Sophie Corbeau, “Fiyatlar Asya’da mı yoksa Avrupa’da mı daha fazla artacak?

Avrupa daha az risk altında ancak depolama seviyeleri düşük.

Ayrıca Asya’ya yönlendirilecek enerji miktarı da belirleyici olacak” değerlendirmesinde bulundu.

İran ile ABD ve israil arasındaki askeri çatışmalar hem ham petrol hem LNG arzı için doğrudan tehdit oluşturuyor; özellikle Güneydoğu Asya, Hindistan, Çin ve Japonya gibi Körfez tedarikine bağımlı ülkelerin risk altında olduğunu söyledi.

Avrupa’nın ise LNG ihtiyacının büyük kısmını ABD’den karşılaması nedeniyle görece daha az etkileneceği belirtiliyor.

Tırmanışın sürmesi halinde gaz fiyatlarının, geçen yıl Kasım ayında kaydedilen milyon BTU başına 11.66 dolar seviyesini aşabileceği öngörülüyor.

Avrupa gaz depolarının doluluk oranının yüzde 40’ın altında olduğu ve bunun uzun sürecek bir kriz için yeterli güvence sağlamadığı ifade ediliyor.

Kısa vadede Hürmüz Boğazı’ndan geçen tankerleri hedef alan tehditlerin petrol ve gaz fiyatlarında sıçramaya yol açtığı, sigorta maliyetlerini artırdığı ve bazı sigorta şirketlerinin boğazdan geçen gemilere yönelik poliçelerini geri çektiği belirtiliyor.

Küresel LNG ticaretinin yüzde 20’den fazlası Hürmüz Boğazı ve Basra Körfezi’nden geçiyor; özellikle Katar ihracatı bu hat üzerinde yoğunlaşıyor.

Bu durum piyasayı ciddi arz daralması riskleriyle karşı karşıya bırakıyor.

Tırmanışın sürmesi halinde önümüzdeki günlerde LNG fiyatlarında rekor artışlar yaşanabileceği, ayrıca israilin gasp ettiği Filistin gazının Ürdün’e akışının kesilmesinin Doğu Akdeniz enerji dengelerini de etkileyebileceği ifade ediliyor. israil, İran’a yönelik saldırıların başlamasının ardından Cumartesi sabahından itibaren Mısır’a doğal gaz akışını süresiz olarak durdurdu.

Küresel ekonomi için risk New York Times’ın bir raporu, Ukrayna savaşının gaz piyasalarında yarattığı etkileri hatırlatarak, İran geriliminin küresel ekonomi üzerinde benzer bir sarsıntı oluşturabileceğini uyarısında bulundu.

Rapora göre Ukrayna savaşı doğal gaz fiyatlarını yükseltmiş, Avrupa ve ABD’de elektrik fiyatlarının artmasına neden olmuştu.

İran çevresindeki sulardan geçen LNG akışındaki uzun süreli kesintiler küresel ekonomiye zarar verebilir.

Çatışmanın sürmesi ve sevkiyat aksaklıklarının devam etmesi halinde LNG üretimi için risklerin hızla artacağı belirtiliyor.

Çinli ithalatçıların alternatif kaynak arayışı için hafta sonu acil temaslar yaptığı, Hindistan ve Japonya’daki tüccarların ise fiyat artışına hazırlık yaptığı ifade edildi.

LNG uzun vadeli kontratlarının çoğunun petrol fiyatına bağlı olması nedeniyle Brent petrol fiyatındaki artışın Asyalı tüketiciler için gaz maliyetini yükselteceği vurgulandı.

Türkiye’nin de İran’dan boru hattı üzerinden gaz ithal etmesi nedeniyle potansiyel baskı noktalarından biri olduğu belirtildi.

Ana akışların azalması halinde Türkiye’nin daha fazla LNG satın almak zorunda kalabileceği, bunun da küresel fiyatları yukarı çekebileceği ifade edildi.

İran, Türkiye’ye yılda 9.6 milyar metreküplük bir anlaşma kapsamında gaz ihraç ediyor ancak son dönemde teslimatlar bu seviyenin altında kaldı.

Oxford Enerji Araştırmaları Enstitüsü verilerine göre İran gazı, 2024’te Türkiye’nin toplam ithalatının yüzde 15’inden azını oluşturdu.

İlgili Sitenin Haberleri