Haber Detayı

Yeşilçam filmlerinin nostaljik sayfiye oteli sakin lüks anlayışıyla dünyaya açılıyor 
ekonomigazetesi.com
02/03/2026 10:01 (4 saat önce)

Yeşilçam filmlerinin nostaljik sayfiye oteli sakin lüks anlayışıyla dünyaya açılıyor 

Yeşilçam filmlerinin nostaljik sayfiye oteli sakin lüks anlayışıyla dünyaya açılıyor 

Dev bir metropolise dönüşen İstanbul,  kuleler, gökdelenler, dev alışveriş ve iş merkezleri arasında adeta boğuluyor.

Binlerce yıllık güzel kent hızla kimliğini yitiriyor.

Her yere denizden, ormanlardan ve tarihi binalardan kopuk yeni bir siluet hakim oluyor.

Geçmişin izleri bir bir siliniyor.

Zamana sadece Boğaz hattı direnebiliyor.

Konsolosluk binaları, saraylar, camiler ve büyüleyici güzellikteki yalılar yeni inşaatlara izin vermediği için eski doku yaşamaya devam edebiliyor.

Özellikle, Boğaz’ın Avrupa yakasında Yeniköy-Tarabya arasındaki bölgenin sahili tüm yıl boyunca sayfiye kültürünü yaşatıyor.

Karadeniz’e çok yakın olan Tarabya semtinin ismi “Terapia” sözcüğünden geliyor.

Havası ve deniziyle şifa sunduğu için bölgeye bu isim verilmiş.

Osmanlı döneminde diplomatik çevrenin ve levantenlerin gözdesi olan Tarabya, Cumhuriyet döneminde de İstanbul sosyetesinin yazlık adresi olmayı sürdürmüş. 80’li yıllarda balık lokantaları ve tavernalarıyla bir eğlence merkezine dönüşerek, pek çok ünlü sanatçıya ev sahipliği yapmış.

Son yıllarda küçük sevimli kafeleri ve geniş sahiliyle gençleri kendisine çeken bölgede, değişmeyen bir bina olan Tarabya Oteli  zamana direniyor.  1970’li yıllarda  Boğaz’ın güzelliğini sergileyen Cici Gelin, Arım Balım Peteğim, Acele Koca Aranıyor, Dünya’nın En Güzel Kadını gibi onlarca Yeşilçam filmine ev sahipliği yapan, otelin lobisi, bahçesi, terası, restoranı, koridorları ve  salonları  Türkan Şoray, Filiz Akın, Cüneyt Arkın gibi efsanevi yıldızların anılarını gizliyor.

Büyük Tarabya Oteli’nin öyküsü,  1914'te açılan ve Boğaz'ın en görkemli yapılarından biri olan Tarabya Tokatlıyan Oteli’nin, 1954’te çıkan yangınla başlıyor.

Yanan otelin arazisi üzerine Kadri Eroğan tarafından tasarlanan ve  1957-1965 yılları arasında inşa edilen yeni bina 1966'da Tarabya Oteli olarak hizmete giriyor.   2006 yılında Bayraktarlar Holding tarafından satın alınan otel, 6 yıl süren restorasyonun ardından 12 Şubat 2013'te "The Grand Tarabya" markasıyla yeniden açılıyor.

Hali hazırda yoğun bir renovasyon çalışması içinde olan, yeni dönemde  110’dan fazla ülkede 5600’den fazla lüks otel işleten Accor Grubu’nun Fairmont markası altında hizmet verecek.

Çılgın kalabalıktan uzakta lüks bir deneyim Geçtiğimiz günlerde otelin Genel Müdürü Afif Salibi’yle Accor Grubu’nun yatırımı ve otelin gelecek planları hakkında bir söyleşi gerçekleştirdik.

Afif Salibi, dünyanın önde gelen otelcilik okullarından César Ritz College’dan otel yönetimi diploması alarak sektöre adım atmış.

Washington State Üniversitesi’nden Otel İşletmeciliği lisansına ve Cornell Üniversitesi’nden de sertifikaya sahip. 2017 yılında Fairmont Royal Palm Marrakech’te, 2021’de Raffles Dubai’nin Genel Müdürü olarak çalışan Salibi, geçtiğimiz yıldan beri Tarabya otelinin  “yeniden konumlandırılması”süreçlerini yönetiyor.

Accor Grubu ise   110’dan fazla ülkede 5.600’den aşkın tesise sahip bir dünya devi.

Türkiye’de Raffles, Fairmont, Sofitel, MGallery, Rixos, Swissôtel, Pullman, Mövenpick, Grand Mercure, Novotel, Mercure, ibis Styles ve ibis markaları dahil olmak üzere 70’ten fazla otel işletiyor.

Grubun İstanbul’da farklı markalar altında, 37 oteli bulunuyor. 2027’de Fairmont markasıyla kapılarını açacak olan  The Grand Tarabya, Accor’un Avrupa ve Orta Doğu’daki lüks  tesisleri arasında İstanbul’a katma değer sağlayacak.

Afif Salibi, İstanbul gibi çok fazla uluslararası lüks tesisin bulunduğu bir kentte, tarihi ve büyük bir oteli yönetmek için Accor grubunun uzmanlığının çok önemli olduğuna dikkat çekiyor.

İşletmede Fairmont standartlarını tutturmak için her ayrıntıya dikkat edildiğini, misafir memnuniyeti kadar, çalışanların mutluluğuna da önem verildiğini vurguluyor.  2025 yılında yapılan iyileştirme çalışmaları sayesinde daha şimdiden konaklama oranlarının arttığını belirten Salibi, özellikle Tarabya’nın doğal dokusunu uluslararası ziyaretçilere tanıtmak istediğini belirtiyor.

Boğaz havası, gün ışığı İstanbul’un kalabalık merkezlerinden uzakta, temiz havası, Boğaz manzaralı balkonlarıyla  sakin ve farklı bir deneyim sunan tesiste,  248 oda ve suit, 29 rezidans ve yedi farklı yeme-içme noktası ve kapsamlı bir wellness merkez bulunuyor.

Otelin ünlü açık havuzunda deniz suyu kullanılıyor ve boğaz manzarası ile deniz tatili hissi yaratılıyor.

Yenilenme çalışmaları süresinde, restoranlar, barlar ve lobi yeniden gözden geçiriliyor.

Kısa bir süre sonra dünyaca ünlü restoran markalarından birisinin otel bünyesinde yer alması planlanıyor.

Salibi, otelin 1000 kişiyi ağırlayabilen 1200 m2’lik balo salonu, 12 toplantı salonuyla iş dünyasının buluşmaları için de iddialı.

Tesisin İstanbul havaalanına yakınlığı, gün ışığı ve Boğaz havası sunan toplantı mekanları sayesinde küresel kongre pazarından da önemli bir pay alacak düzeyde olduğuna dikkat çekiyor.

Sürdürülebilirlik yatırımları da artıyor The Grand Tarabya Oteli’ndeki sürdürülebilirlik çalışmalarına ağırlık verilmiş durumda.

İşletmede kullanılan ekipmanlar, makineler en yeni teknolojiyi kullandıkları için daha az enerji harcıyor.

Plastik , su ve kağıt kullanımını azaltan  yapısal değişiklikler gerçekleştirilmiş Mutfakta kullanılan yapay zeka destekli  sistem sayesinde gıda israfı önemli ölçüde azaltılmış.

İstanbul’da hibrit kahvaltı modeline geçen ilk otel olduklarını belirten Salibi, ziyaretçilerin dev büfe beklentisine rağmen sıcak yemeklerin olduğu büfeyi kaldırıp, sadece soğuk ürünlerin olduğu büfeye geçildikten sonra müşteri memnuniyetinin daha da arttığını beliriyor.

Mutfak Executive Chet Nilay Lale’ye emanet The Grand Tarabya’nın 270 kadrolu, 50 part time çalışanı var.

Kadın çalışan ve yönetici oranı da hızla artıyor.

İstanbul’daki lüks oteller arasında tek kadın Executive Chef’e sahip olarak öne çıkan tesiste, mutfak  Şef Nilay Lale’ye emanet.

Profesyonel kariyerine Fethiye  ve Ankara’da farklı restoran ve otellerde başlayan Lale, Swissotel Ankara, JW Marriott Ankara ve Mandarin Oriental Bodrum’da görev aldı. 2021 yılı itibarıyla KHAI Hotels bünyesinde Corporate Executive Şef olarak görev alan Nilay Lale, Şubat 2026 itibarıyla The Grand Tarabya Managed by Accor ekibine Executive Şef olarak katıldı.

İlgili Sitenin Haberleri