Haber Detayı

Hamaney öldü kim yaşayacak?
Deniz zeyrek nefes.com.tr
02/03/2026 05:00 (1 saat önce)

Hamaney öldü kim yaşayacak?

“...Karanlık, ışığın onaramadığını düzeltir” demiş Şair Joseph Brodsky (Sovyet Rusya’da doğup, ABD’ye kaçan ve New...

“...Karanlık, ışığın onaramadığını düzeltir” demiş Şair Joseph Brodsky (Sovyet Rusya’da doğup, ABD’ye kaçan ve New York’ta ölen Brodsky, sürgünde yazdığı şiir ve denemelerle 1987’de Nobel Edebiyat ödülü almıştı).Bu mısrayı okurken Ortadoğu’da yaşanan İran odaklı gelişmeleri izliyordum.Adı “Aşk” aşk olan şiirin bu mısrasının İran’ın yaşadığı duruma bu kadar uyabileceği, kırk yıl düşünsem aklıma gelmezdi.İran’ın demokrasiye, yani ışığa ihtiyacı vardı.

Ancak ülkeyi kendi ışığıyla onaramayan İran, Emperyal hedeflerini artık saklamayan Donald Trump’ın ve Faşist Benjamin Netenyahu’nun hedefi oldu.

İki lider, döktükleri kanı görmezden gelmemizi beklerken, karanlıklarıyla İran’ı düzeltmeye çalıştıklarını ileri sürüyorlar.***Ne yazık ki 11 Şubat 1979’daki İran Devrimi, aradan geçen 47 yılda İran’ın üzerine bir karanlık gibi çökmüştü.Dünyanın en büyük üçüncü petrol rezervine sahip olan ülke ne yazık ki uluslararası baskılar ve ambargolar nedeniyle ekonomik krizlerden bir türlü çıkamıyordu.Sadece doğal zenginlikler mi?İran aynı zamanda dünyanın en kadim devlet geleneğinin mirasçısıydı.İran aynı zamanda dünyanın en kadim kültürlerine ev sahipliği yapmış bir medeniyetti.Persler aynı zamanda dünya diplomasisine “Acem diplomasisi” klişesini kazandıran bir milletti.Bütün bu olumlu özelliklerine rağmen Molla rejimi ülkeyi kendine yetemeyen, ulusal/uluslararası kısır siyasi gerilimlerden bir türlü çıkamayan, kendi halkına görülmemiş bir şiddet uygulayan bir hale dönüştürdü.İran halkı da çok büyük doğal zenginliklerin üzerinde yoksul bir hayat sürmek zorunda kaldı.

Buna karşın Molla rejimi, ülkenin sınırlı kaynaklarını silahlanmaya ve nükleer silah programı gibi programlara ayırdı.***İran halkı sadece ekonomik krizlerin mağduru olmadı.

Molla rejiminin kullanışlı aparatları Devrim Muhafızları ve Besiç milis yapılanması, İran halkına karşı hep öldürücü güç kullandı ve büyük katliamlara imza attı.Ülkede 1979’dan bu yana kadın hakları, özgürlükler ve yoksulluk odaklı altı büyük isyan çıktı.

Üstelik her yeni isyan daha kanlı bastırıldı. 2019’daki ekonomik temelli isyanlarda resmi rakamlara göre 304, bağımsız kaynaklara göre bin 500 kişi öldürüldü.Genç kadın Mahsa Amini’nin gözaltında ölümünden çıkan isyanda ise 68’i çocuk, 49’u kadın 600 kişi öldürüldü.2026 başında çıkan ayaklanmalarda ise resmî açıklamalara göre 3 bin 100, aktivistlere göre 7 bin, bağımsız kaynaklara göre 30 bin kişi öldürüldü.İsyanlardan sonra uluslararası örgütlerin “bağımsız soruşturma” talepleri kabul edilmediği için kesin rakamlar hiçbir zaman belirlenemedi.Molla rejimi, her türlü yolsuzluğa başvurarak ülke ekonomisini keyfi bir şekilde yönetti.

Seçilmiş cumhurbaşkanlarına hiçbir hareket alanı tanımadı. “Reformcu” diye nitelenen cumhurbaşkanları dahi etkisiz kaldı.

Mollalar halkın özgürlükçü taleplerini de hep kanla bastırma yolunu seçti.*** Geldiğimiz noktada, İran halkının demokrasi taleplerini yaklaşık 40 yıldır görmezden gelen ve Devrim Muhafızlarıyla Besiçleri demir yumruk olarak kullanan Ali Hamaney, emperyalist çıkarları doğrultusunda hareket eden ABD-İsrail ortak yapımı bir saldırıda öldürüldü.İran böylece son birkaç yılda bir cumhurbaşkanı (helikopter kazasında) iki Devrim Muhafızları Komutanı, bir “Yüce Dini Lider” ve Genelkurmay Başkanı, Savunma Bakanı gibi çok sayıda üst düzey sivil ve askeri yetkilisini ABD ve İsrail saldırılarında kaybetti.En tuhafı da İran halkının önemli bir bölümü, Molla rejimi her darbe yediğinde kutlama yapar hale geldi.

Hamaney’in öldüğü resmen açıklandığında Tahran’da atılan sevinç naralarıyla, ülke dışında yaşayan İranlıların “Teşekkürler İsrail, Teşekkürler ABD” tarzı mesajları sosyal medyada paylaşması da bunun göstergesi.***ABD ve İsrail bu durumu fırsata çevirip İran halkına “Rejimi değiştirin” çağrısı yapıyor.

Bir nevi ülkenin kendi ışığıyla aydınlatılamayan İran’ı, bölgeyi ebedi bir karanlığa mahkûm etmek isteyen ABD ve İsrail’in attığı bombalarla aydınlatmaya çalışıyor.Ancak Molla rejimi kurduğu sistemle büyük ölçüde yok olan lider kadrolarını yenileme arayışına girdi bile...Geçici Konsey’de yer alan Anayasayı Korucular Konseyi ve Uzmanlar Meclisi üyesi Ali Rıza Arafi’nin Hamaney’in yerine geçeceği konuşulmaya başlandı.İran’ın ABD’nin beklediği gibi bir yöne gitmek yerine daha da radikalleşmesi söz konusu ve bu bölgedeki çatışma ortamının daha da uzayacağı anlamına geliyor.***Birkaç satır da Türkiye’nin pozisyonuna dair yazmak lazım.

Farkındaysanız İran bütün bölge ülkelerindeki ABD üslerine saldırdı ama Türkiye’den uzak durdu.Bunun iki nedeni var.1- Böyle bir ortamda Türkiye’yi de karşısına almak istemiyor.2- Türkiye barışçıl bir pozisyonda kaldı.

ABD ve İsrail’in saldırılarını eleştirdi ve İran’la da teması kesmeyip, barışçıl müzakere çabalarını sürdürdü.Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın yürüttüğü bu politika doğru bir politikadır ve bu şekilde sürmelidir.Türkiye asla karanlık mahfillerin planladığı bu krizin tarafı olmamalıdır.

İlgili Sitenin Haberleri