Haber Detayı
Bülent Arınç'tan İran ve iç siyaset mesajı: "Hukuk ve adalet reformu şart"
Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, İran dini lideri Ali Hamenei’nin hayatını kaybettiği saldırıları kınarken, Türkiye’nin iç cephesini güçlendirmesi için acil hukuk reformu ve toplumsal barış çağrısında bulundu.
Bülent Arınç, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada bölgedeki gelişmeleri değerlendirerek şu ifadeleri kullandı: "ABD ve terörist İsrail’in saldırıları sonucu şehadete eren Seyyid Ali Hamenei ve üst düzey İranlı yetkililere Allah’tan rahmet, dost ve kardeş İran halkına başsağlığı diliyor ve bu alçakça saldırıları şiddetle lanetliyorum.
Bu fütursuz saldırılar karşısında coğrafyamızın, İslâm âleminin ve hatta hiçbir ülkenin artık güvende olmadığını düşünüyorum.
Trump-Netanyahu ortaklığı ve onlara destek olan sindirilmiş ve korkutulmuş bütün yönetimler, ortaya çıkan devlet terörünün suç ortağıdır.
İran’ı baskıcı rejiminden, idam uygulamalarından ve kadınlara yönelik politikalarından dolayı eleştirebilirsiniz.
Ancak bu alçak saldırılar ile dinî liderlerinin, üst düzey yöneticilerinin ve bir okulu bombalayarak çocukların öldürülmesini rejimi eleştirmek adına fırsat bilmek doğru ve ahlâkî değildir." BÖLGESEL GÜVENLİK VE 'İÇ CEPHE' VURGUSU "Bugün ortaya çıkan tablodan anladığımıza göre İran’ın iç cephesi de buhranlı bir vaziyettedir.
İran’a komşu Türkiye’nin de öncelikli olarak yapması gereken Sayın Cumhurbaşkanımızın da defaatle ifade ettiği gibi iç cephenin süratle tahkim edilmesidir.
Özellikle Terörsüz Türkiye sürecinde amasız ve fakatsız atılan adımların somut sonuçlarını ivedilikle görmemiz gerekmektedir." HUKUK REFORMU VE TOPLUMSAL BARIŞ ÇAĞRISI "Cezaevlerinde 450 bin kişinin olduğu, hergün tutuklamaların yaşandığı, gazetecilerin ve siyasetçilerin baskı altında tutulduğu, ekonominin alarm verdiği ve mağduriyet yaşayan birçok kitlenin var olduğu bir ortamda her zaman savunduğum şekilde hukuk ve adalet reformunun gerçekleştirilmesi, ifade özgürlüğünün güçlendirilmesi ve toplumsal barışa giden yolda af dahil olmak üzere süratle adımlar atılması gerekmektedir.
Yekvücut olmuş Türkiye, hiçbir gücün yıkamayacağı bir ülkedir.
Bu yüzden bir an evvel kendi içimizdeki barışı ve huzuru tesis etmeli; adalet duygusunu güçlendirmeliyiz."