Haber Detayı

‘Gerçek Pelin’i bu yaşta buldum’
Kelebek hurriyet.com.tr
01/03/2026 07:00 (9 saat önce)

‘Gerçek Pelin’i bu yaşta buldum’

‘Kavak Yelleri’ dizisiyle başladığı oyunculuk macerasında yeteneği ve güzelliğiyle adını ekrana kazıdı. “Ben aslında isteyerek değil, para kazanmak amaçlı bu işe başladım. Ama şu an olduğum yeri seviyorum, mutluyum” diyor. Pelin Karahan bu sefer ‘Kaç Para Bi Fön’ oyunuyla karşımızda. Buluşuyoruz, geçmişten bugüne hakkında merak edilenleri konuşuyoruz: “Geleceği bilemeyiz, hep birlikte yaşayıp göreceğiz.”

İlk işinin üzerinden yıllar geçse de o değişmiyor...

Yüzünde hep o masum gülümseme ve parlayan masmavi gözleri...

İlk bakışta belki biraz mesafeli gibi durduğunu düşünebilirsiniz ama iki sohbetin belini kırmak duvarlarını indirmesi için yeterli.

Pelin Karahan’la başlıyoruz muhabbete.◊ ‘Kaç Para Bi Fön’ ikinci tiyatro oyunun.

Bir önceki işinde kalabalık bir ekipleydin, bu sefer sahnede iki kişisiniz.

Nasıl sahnede olmak?Tuna Kırlı’yla oynuyoruz.

Bu oyunda sahnedeki sorumluluğum çok daha fazla.

Dolayısıyla beni daha çok zorlayan ama çok da keyifli bir proje oldu.◊ Ekran ve sahnenin en büyük farkları neler?

Arada çok fark var.

Mesela sahnede hata yapma gibi bir şansın yok.

Kameradaki gibi 5-10 kez tekrar alınmıyor.

Tamamen anı yaşamak, seyircinin o an verdiği reaksiyondan devam etmek zorundasın.

Senin o gün ruh halin nasılsa, sahnede oynadığın karakter de bambaşka oluyor.

Tiyatro canlı bir organizma gibi.

Ama zorluğu ve onun üstesinden gelmeyi seviyorum.◊ Oyuna seni ikna eden neydi?Aslında bu sezon daha çok ekranda olmak isterken böyle bir proje gelince, bir de önceden çalıştığım arkadaşım olunca kabul ettim.

Karakteri çok sevdim, eğlenceli.

Bir de tiyatro çok besleyici, mesleğim açısından da belki beslenmeye daha çok ihtiyacım vardı.◊ Nasıl bir karakter ve hikâye var bu oyunda?Can ve Feriha evli bir çift,kısaca Fero diyoruz.

Hiç yoktan aralarında ufak bir tartışma alevleniyor.

Kadın ve erkek bakış açıları farklı, taleplerini farklı şekillerde dile getiriyorlar.

Kadınlar detaycı, daha ince eleyip sık dokuyor.

Erkekler hayata daha düz bakıyor.

O farklı bakış açılarının içinden evliliğe bakıyoruz.

Seyirci de oyuna geldiğinde sanki bir çiftin ilişkisini dikizliyormuş gibi hissediyor.

Herkes ‘Aynı benim evdeki halim’, ‘Bu benim eşim, sevgilim’ diye düşünüyor.

Çünkü aslında her ilişkinin özünde aynı anlaşmazlıklar var.◊ Oyunun tanıtımlarında “Kusursuz Instagram ilişkileri çağında o parlak vitrinin ardında birikenler, içimize attıklarımız, sustuklarımız, ertelediklerimiz var” diyor.

Instagram’da muhteşem evlilikler, harika hayatlar görüyoruz, herkes güzel, mutlu.

Sence o renkli dünyalar ne kadar gerçek?

Bana hiç gerçek gelmiyor.

Çünkü özel hayatlarımız her zaman o kadar mükemmel gitmiyor ve oradan yapılan o büyük sevgi selleri bana çok da samimi gelmiyor.

Evde birbirinin suratına bakmayanların oradan büyük kalplerle “Seni çok seviyorum” kutlamalarıda sahte geliyor.

Esas bire birde yaşadığın ilişkideki samimiyet önemli.

Sosyal medyayı ben de biraz vitrin buluyorum.◊ Instagram’daki Pelin’e baktığımızda senin sustukların, ertelediklerin oldu mu?

Dijital denen bir dünya var artık hayatımızda.

Doğru kullanmak lazım, seyirciyle ya da sevenlerle etkileşim kurmak adına güzel bir araç.

Ama ben özel hayatım bana kalsın isterim, o yüzden sosyal medyayı benden beklenen kadar aktif kullanmıyorum.

Bir akşam, çocuğumla ilgili bir sorun yaşadıysam ya da bir derdim varsa hiçbir şey olmamış gibi “Kahve içiyorum, evimde çok mutluyum” diyemem.

Daha çok işlerimle ilgili şeyler paylaşıyorum. ‘KİMSE ARTIK YAŞININ İNSANI DEĞİL’◊ ‘Kavak Yelleri’ne başladığında 21 yaşındaydın, üzerinden 20 sene geçti.

Ekranda o dönem herkesin yüzü birbirinden farklıydı.

Şimdi de estetik müdahalelerle genç oyuncular birbirine çok benziyor.

Sen bunu ne kadar doğru buluyorsun?

Bizim zamanımız çok farklıydı.

Şimdi cast’lar (oyuncu seçimleri) yapılırken 15-17 yaşında bir çocuğum olabilir.

Çok da normal.

Ama şu an 15-17 yaşındaki kızlar 30 yaşında gibi duruyor.

Dolayısıyla bu sefer biz anne-kız oynamıyoruz.

Tamam, bende genç gösteriyorum ama onlar da büyük durduğu için yanlış bir eşleşme oluyor.

Kimse artık yaşının insanı değil.

Bizim sektörde de bir gariplik oldu, genç kız yok, biz de yaşlanmıyoruz...

Estetik yaptırmayın da bir herkes yerini bilsin, değil mi?◊ Kadınların 40 yaşını geçince anne rollerine sıkışmaları, erkeklerinse yaş alsalarda jön olmaya devam etmeleri eleştiriliyor, buna katılıyor musun?Katılıyorum, inanılmaz rahatsız olduğum bir konu.

Bu sezon dizilere baktığınızda yarısından çoğunda adamlar neredeyse 40-50 küsur yaşlarında, kızlar 20-25 yaşında.

Niye 40 yaşında bir kadının yanına 20’lik bir erkek koyamıyoruz.

Olmaz çünkü ahlaki kurallarımıza ters düşüyor.

E, öbürü çok mu doğru?

İnan ekranda da çok çirkin duruyor.

Bakıyorum, kızların ciltleri bebek gibi, yanlarında artık göz yanları kırışmış, yüz hatları çökmüş erkekler.

Sosyal medyadan da buna çok isyan eden var.

Madem 50 yaşında bir adam koyuyorsun, koy yanına 40 yaşında bir kadın, onların aşkını görelim.‘Hayatımızda değişim kaçınılmaz’◊ Bu hafta eşin Bedri’yle (Güntay) 12 senelik evliliğinizi sonlandıracağınıza ve ayrılacağınıza dair haberler çıktı.

İşin aslı nedir?Bu konuyla ilgili konuşmak istemiyoruz.

Anlayış göstermenizi rica ederiz.◊ Yıllar süren bir düzenin var.

Gelecek seni endişelendiriyor mu?Düzen ve değişim her zaman var hayatlarımızda, bu kaçınılmaz.

Geleceğiyse hiçbirimiz bilemeyiz tabii, hep birlikte yaşayıp göreceğiz.◊ İki çocuğunuz var: Ali Demir (11) ve Eyüp Can (9).

Onlara verdiğin en büyük nasihat ne? “Biz sizin anne-babanızız, her zaman yanınızdayız, sizi çok seviyoruz.

Hayatta ne olursa olsun, size olan sevgimiz asla değişmeyecek.” Geçen Ali Demir’le konuşuyorduk, ona “Hayatta tek bir doğru yok, sana doğru gelen başkasına yanlış gelebilir.

Herkesin bakış açısı farklı.

Ama tek bir doğru var.

Annen, baban ve kardeşinin seni çok sevdiği.

Bu hayatta değişmeyecek şey bu” dedim.

O da “Benim için tek doğru var, o da annedir” dedi.

Gözlerim doldu.

Onlara bir şeyler öğretirken kendi ayaklarının üstünde durarak büyüsünler de istiyorum.

Benim şefkatimden, babalarının güveninden eksik kalmasınlar ama birey de olsunlar.‘O dönemin şöhreti daha kıymetli ve samimiydi’◊ Hayatının büyük kısmını insanların gözü önünde yaşamışsın.

Sevdin mi göz önünde olmayı?Ben aslında isteyerek değil, para kazanmak amaçlı bu işe başlamıştım.

Ama şu an olduğum yeri seviyorum, mutluyum.

Durduğum, çok çalıştığım, az çalıştığım zamanlar oldu.

Ama günün sonunda hâlâ bugün bu mesleği yapıp para kazanıyorsam ve insanlardan da karşılık görüyorsam demek iyi bir noktaya gelmişim.◊ O dönemin şöhretini mi yoksa sosyal medya döneminin şöhretini mi tercih edersin?

O dönemin şöhreti daha kıymetli ve samimiydi.

Bu dönemin de reklamlarla, ününün yayılmasıyla maddi olarak getirisi daha çok.◊ Tanınmanın en zor yanı neydi?

Hep enerjini yüksek tutman gerekiyor.

Çünkü insanlar seni öyle görmek istiyor.

O bazen zor geliyor.‘Komik de zeki de olabilirim’◊ ‘Kavak Yelleri’ ekranda her yayımlandığında ilgi görüyor, başarısını neye bağlıyorsun?

Samimiyete bağlıyorum.

Sosyal medyada her şey çok daha dejenere ve başka bir noktada, bizim o zamanki samimiyetimiz şu an ekranda yok belki de.◊ O zamandan bu zamana çok değişmemişsin.

Güzellik hiç başına bela oldu mu?

Oldu, staj zamanında otellerde çalışırken sözlü taciz olabiliyordu, yakınlık kurmaya çalışıyorlardı.

Zaten kadınsan bir çabaları oluyor.

Bir de sadece güzelmişsin, o yüzden ön plandaymışsın gibi geliyor; zekân, becerikli olman, yeteneğin ikinci planda kalıyor.

Mesela güzel kadın çok zeki ya da komik olmaz gibi bir algı da var.

Niye olamazsın?

Ben tiyatroda komedi yaptığım zaman o kadar mutlu oluyorum ki, güzel olabilirim ama komik de zeki de olabilirim, başka bir iş de becerebilirim.◊ Şimdi 41 yaşındasın.

Hayat sana nasıl geldi? 20’ler, 30’lar hiçbir şeymiş. 40’a girdiğinde farkındalık, arınma, değişim süreci başlıyor. “40, kadının kendini bulduğu yaş” lafı doğruymuş.◊ Neler buldun kendine dair?

Düşünce yapım, zihnim, hayattan beklentilerim, isteklerim, istemediklerim, sınırlarım, tahammül ettiklerim netleşti...

Gerçek Pelin’i bu yaşta buldum.

Yani yaşıyormuş, bir şeyler yapıyormuşuz bir kadın, bir oyuncu, belki bir anne olarak.

Ama bütün bunların evrildiği ve ben bu hayatta niçin varım diye sorgulayıp cevabını bulduğum bir zaman oldu.◊ Oyun dışında şu an hayatında neler var? ‘Pelin ve Tahsin Mutfakta’ adında bir yemek programına başladım.

Yemek yapmayı zaten çok severim.‘Her şeyi hep kadın kadına çözdük’◊ Ankaralısın.

Kaç yaşına kadar orada yaşadın? 17 yaşına kadar Ankara’daydım.

Sonra üniversiteyi kazandım, beş sene Eskişehir’de Anadolu Üniversitesi Turizm Otel İşletmeciliği okudum ve bitirdim. ◊ Oyunculuk nereden esti?

Para kazanmak için...

Okurken yazları otellerde çalıştım, staj yaptım.

Bir de ajansa kaydoldum.

Okulu bitirdiğimde önüme çıkan fırsatlarla bu işe girdim.

Yoksa otelcilikten devam edebilirdim.◊ Anne ve babanın mesleği neydi?

Onlarda oyunculuk var mıydı?Annem yıllarca çok meslek yaptı.

Alaylı olarak mimarlık da yaptı, resim de yapıp sattı.

Ben de o özelliğimi ondan almışım.

Dolayısıyla biz hayata her şeyi yapabiliriz gibi bakıyoruz.◊ Anne ve baban ayrılmıştı değil mi?Evet.◊ Siz kaç kardeşsiniz?

İki kız kardeşiz.◊ Siz iki kardeş anneyle mi yetiştiniz?

Tabii.

Babalarımız farklı bizim, onun babası ve annem de sonradan ayrıldı.

Annem, kız kardeşim, ben birlikte büyüdük.

Rahmetli anneannem, teyzem de bizimleydi, aslında kadınlarla büyüdüm.

Her şeyi hep kadın kadına çözdük.◊ Babanla hiç görüştün mü?

Görüşmedik.

İlgili Sitenin Haberleri