Haber Detayı

Açılım Süreci kapsamında Öcalan, ‘reel sosyalizmi’ terk edip İslamcılığa büründü: Etnik ve dinsel kimlik tanımı istedi!
Türkiye cumhuriyet.com.tr
01/03/2026 04:00 (2 saat önce)

Açılım Süreci kapsamında Öcalan, ‘reel sosyalizmi’ terk edip İslamcılığa büründü: Etnik ve dinsel kimlik tanımı istedi!

PKK/KCK terör örgütü ele başısı Abdullah Öcalan; 2. Açılım Süreci’ne “reel sosyalizmi” terk ederek başladı, İslamcılığı kabul ederek sürdürdü. Öcalan, gelinen aşamada etnik ve dinsel bir kimlik tanımı yaptı. Oysa; Türkiye Cumhuriyet’i Anayasası’nda yurttaşlık tanımı devlete bağlılık, yasalar karşısında eşitlik ve laik bir anlayışla tanımlanıyor.

TBMM’de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun raporu kabul etmesinina ardından, 2.

Açılım Süreci’nde gözler yasal adımların nasıl atılacağı yönüne çevrildi.

SÜREÇ İÇİN ÖZEL VE GEÇİCİ YASA ANLAYIŞI GÖRÜNDÜ Raporda; terör örgütünün tüm unsurlarıyla silah bırakmasının devlet tarafından tam doğrulanmasının ardından yasal adımların atılmasında kritik bir eşik olduğu belirtildi.

Sürece özel ve geçici yasal düzenlemelerin yapılması gerektiği kaydedildi.

Raporda yeni anayasa ve yurttaşlık tanımına ilişkin herhangi bir öneri bulunmadı.

Terör örgütü elebaşısı Abdullah Öcalan ise 18 Şubat ve 27 Şubat’taki açıklamalarında yurttaşlık tanımına yönelik istemlerde bulundu.

Öcalan ilk önce komsiyon raporunun oylandığı sırada DEM Parti İmralı heyetince yayımlanan 18 Şubat’taki açıklamasında; Cumhuriyet’le bütünleşmek için yasa ve ilkenin gerekli olduğunu, konunun birkaç ceza yasası maddesinin indirgenemeyeceğini belirterek; “Bir vatandaşlık tanımı meselesi var.

Vatandaşlık, devletle kurulan bağı ifade eder.

Ben özgür yurttaş demeyi tercih ediyorum.

Dininde özgür olacak, milliyetinde özgür olacak, düşüncesinde özgür olacak.

Türkiye’deki vatandaşlık tanımı bunu karşılıyor mu?

Biraz muğlaktır.

Özgür yurttaş dinini, mezhebini, düşüncesini ifade ederken ne kadar özgürse ulusal aidiyetini ifade ederken de o kadar özgür olmalıdır” ifadelerini kullandı.

YURTTAŞLIKTA DİN VE KİMLİK ANLAYIŞI İSTEDİ 18 Şubat’taki açıklamasında yurttaşlık tanımına “din” kavramını sokan Öcalan, önceki günkü yeni çağrısında yurttaşlıkla ilgili önerilerini belirtti.

Okunan çağrısında Öcalan, 18 Şubat’taki yurttaşlık tanımını tekrarlayarak; “Dininde, milliyetinde, düşüncesinde özgür olmayı temel alan bir özgür yurttaşlığı esas alıyoruz.

Demokratik sınırlarda ve devletin bütünlüğünü esas alan bir anayasal vatandaşlık ilişkisi dinsel, ideolojik, kimliksel ve milliyet varlığını özgürce ifade etme ve örgütlenme hakkını kapsar” dedi. ‘DEMOKRATİK İSLAMCILIK’ ÇIKIŞI YAPMIŞTI!

Yurttaşlığı dinsel ve kimliksel olarak özgürlük üzerinden açıklayan Öcalan, süreç kapsamında “İslamcı” açıklamalarıyla da dikkat çekmişti.

Öcalan; 25 Aralık 2025’te Diyarbakır’da düzenlenen Mezopotamya İslami Araştırmalar Federasyonu’nun 1.

Olağan Kongresi’ne gönderdiği mektupta “Demokratik İslamcılık” vurgusu yapmıştı.

Öcalan mektubunda; “İslam’ı ne devletin, ne de herhangi bir grubun siyasi aracı yapmadan, toplumun tabandan örgütlenen özgür yaşamına hizmet ettirelim.

Demokratik İslam, kadın özgürlüğünü, ekolojik dengeyi ve halkların kardeşliğini merkeze alan bir uygarlık alternatifidir.

Ortadoğu’nun kanayan yaralarına ancak bu demokratik yorum şifa olabilir” demişti.

SOSYALİZMİ BIRAKIP İSLAM’A YAKINLAŞTIĞINI BELİRTMİŞTİ Bunun yanı sıra Öcalan; AKP, MHP ve DEM Partili birer komisyon üyesi milletvekilinden olan heyetle 21 Kasım 2025’te İmralı’da yaptığı görüşmede ise Kurtuluş Savaşı’nın İslam ümmeti anlayışı ile sağlandığını, Cumhuriyet’in bu anlayıştan vazgeçtiği için isyana yol açtığını iddia etmişti.

Aynı görüşmede 1995’ten beri reel sosyalizmi terk ettiğini, İslam’a yakınlaştığını belirtmişti.

ANAYASADA YURTTAŞLIK NASIL DÜZENLENİYOR?

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na göre ise yurttaşlık; ırkı, dini, mezhebi ve kültürel kökeni ne olursa olsun, devlete bağlılık üzerinden tanımlıyor.

Anayasanın 66. maddesinde Türk yurttaşlığı; “Türk devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk’tür.

Hiçbir Türk, vatana bağlılıkla bağdaşmayan bir eylemde bulunmadıkça vatandaşlıktan çıkarılamaz” geçerliliği bulunuyor.

Bununla birlikte madde 10’da herkesin dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşit olduğu hükmü bulunuyor.

Ayrıca anayasanın 24. maddesiyle de tekmil yurttaşlar vicdan, dinî inanç ve kanaat özgürlüğüne sahip olup, bu yönde herhengi bir açıklamaya zorlanamayacağı ve suçlanamayacağı güvence altına alınıyor.

İlgili Sitenin Haberleri

Tutku Yazarlar cumhuriyet.com.tr
2 saat önce

Tutku

İstikrar Yazarlar cumhuriyet.com.tr
2 saat önce

İstikrar