Haber Detayı

Hoş Geldin Mart! Yarayı Sararken Büyümek
Funda yılmaz tv100.com
01/03/2026 00:05 (1 saat önce)

Hoş Geldin Mart! Yarayı Sararken Büyümek

Mart ayı kapıyı çalarken gökyüzü bize hem şefkatli hem de cesur bir hikâye anlatıyor.

Ceres ile Kiron kavuşuyor.

Yani bir yanda toprağın anaç gücü, besleyen, büyüten, koruyan tarafı; diğer yanda yarasıyla bilgeleşen savaşçı ruh.

Bu ay öyle bir ay ki hem içimizdeki çocuğu doyuracağız hem de “Ben buradayım” demeyi öğreneceğiz.Ceres dediğimiz gök cismi, 1801 yılında keşfedilen ilk asteroid olan Ceres.

Mitolojide bereket tanrıçası; toprağın, mahsulün, emeğin ve halkın koruyucusu.

O yüzden Ceres devreye girdi mi mesele sadece bireysel duygular olmaz; mutfak, pazar, çiftçi, üretim, çocuklar, anneler, öğretmenler… Kısacası hayatın temel taşı olan herkes gündeme gelir. “Milletin karnı doyuyor mu, emeği korunuyor mu?” sorusu Ceres’in alanıdır.

Ama sadece fiziksel beslenme değil; sevgiyle beslemek, sahip çıkmak, sarıp sarmalamak da onun işidir.Kiron ise yaralı bilge, yarı asteroid yarı kuyruklu yıldız özellikleri taşıyan bir “Centaur” olarak sınıflandırılıyor; adı da mitolojideki öğretmen Centaur’dan geliyor, Kiron.Kiron bulunduğu yerde “Acıdığın yer senin ustalık alanın olacak” der.

Yara verir ama o yaradan güç çıkar.

Sızlayan yer zamanla rehber olur.Şimdi bu iki sembolün Koç burcunda buluştuğunu düşünelim.

Koç cesarettir, başlangıçtır, “önce ben” deme halidir.

Ama Kiron Koç’tayken insan bazen kendini ortaya koymaktan çekinir. “Ya yine kırılırsam?” korkusu devreye girebilir.

Tam da burada Ceres devreye giriyor.

Diyor ki; “Kendini beslemeden savaşma.

Kendine şefkat göstermeden cesur olamazsın.”Mart ayında en çok şu cümleyi duyacağız: “Artık susmayacağım.” Ama bu öfkeyle değil; bilinçle gelen bir duruş olacak.

Haksızlığa uğrayan, değersiz hissettirilen, çocukluğunda bastırılmış taraflarımız ayağa kalkacak.

Fakat bu sefer bağırarak değil, bilerek.

Çünkü Ceres şunu öğretir; gerçek güç bağırmakta değil, kök salmaktadır.Toplumsal anlamda da üretim, tarım, gıda, halkın refahı gibi başlıklar konuşulabilir.

Emek veren kesimlerin sesi yükselebilir.

Demokrasi, sıradan insanın hakkı ve günlük hayatın güvenliği ön plana çıkabilir.

Ceres halkı korur; Kiron ise hataları gösterir.

Yanlış sistemler yara verir ama o yara reform isteğini doğurur.Bireysel tarafta ise annelerle, çocuklarla, aile bağlarıyla ilgili meseleler gündeme gelebilir.

Kimimiz annemizden gördüğümüz sevgi modelini sorgulayacağız.

Kimimiz fazla korumacı olduğumuzu fark edeceğiz. “Sevgi mi bu, yoksa boğmak mı?” sorusu masaya gelebilir.

Ceres’in gölge tarafı aşırı sahiplenmektir.

Kiron ise ayrılık yaralarını tetikleyebilir.

Ama bütün bunlar bir kopuş için değil; sağlıklı sınır koymayı öğrenmek için olacak.Sağlık tarafında özellikle baş bölgesi hassas olabilir.

Koç teması olduğu için baş ağrıları, migren, küçük çarpmalar dikkat isteyebilir.

Ama esas mesele fiziksel değil; kimliğimizi savunma biçimimiz olacak.

Bu ay kendinizi ispat etmeye çalışırken kendinizi hırpalamayın.

Yarayı gösterin ama onunla kavga etmeyin.Mart eğlenceli bir öğretmen gibi gelecek.

Bize hem “Kendine iyi bak” diyecek hem de “Cesur ol” diyecek.

Bir yandan sofralar kurulacak, diğer yandan yeni kararlar alınacak.

Belki de hayatınızda ilk defa bir konuda gerçekten kendinizi savunacaksınız.

Ve fark edeceksiniz ki; en büyük güç, sevgiyle büyütülmüş cesarettir.Hoş geldin Mart.

Yarayı saklamadan, sevgiyi abartmadan, dengede kalmayı öğreten bir ay ol.

Çünkü bu ay büyümek, önce kendimizi beslemekle başlayacak.   

İlgili Sitenin Haberleri