Haber Detayı

Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, "Ekonominin Ufuk Turu 2026" zirvesinde konuştu Açıklaması
Ekonomi haberler.com
28/02/2026 17:21 (3 saat önce)

Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, "Ekonominin Ufuk Turu 2026" zirvesinde konuştu Açıklaması

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, dezenflasyon programıyla birlikte finansman maliyetlerinin düşeceğini belirterek, "Finansmana erişim artacak.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, dezenflasyon programıyla birlikte finansman maliyetlerinin düşeceğini belirterek, "Finansmana erişim artacak.

Türkiye, üretim, ihracat ve büyümede sıçrama yapmaya devam edecek." dedi.Bakan Şimşek, Nasıl Bir Ekonomi Gazetesi tarafından İstanbul'da düzenlenen "Ekonominin Ufuk Turu 2026" başlıklı zirvede yaptığı konuşmada, enflasyonu artıran veya istenilen hızda düşmesini engelleyen kalemlere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Eğitimde kural bazlı fiyatlamaya gidildiğini dile getiren ve kira artışlarında yüzde 25'lik sınırın etkilerinin eskisi kadar hissedilmediğini anlatan Şimşek, hizmet enflasyonunda gecikmeli de olsa düşüşün devam edeceğini söyledi.Yapı ruhsatı alınan daire sayısının 1,1 milyonu aştığını dile getiren Şimşek, sözlerine şöyle devam etti:"Yakın dönemde görülmemiş çok hızlı bir konut arzı geliyor.

Konut birim fiyatlarındaki artış 2023'te zirveyi buluyor, şimdi ise yüzde 26'ya geliyor.

Yeni kiracı endeksi Türkiye'de yüzde 34'e düştü.

Ankara, İstanbul'da yüzde 37'ye, Hatay ve Kahramanmaraş gibi deprem bölgesi olan illerimizde yüzde 20'nin altına düştü.

Dolayısıyla '(Hizmet enflasyonunda) katılık var.' diyenler bunu görmüyorlar.

Çünkü bu detayları ya bilmiyorlar ya da analiz etmiyorlar.

Dolayısıyla bu enflasyon düşmeye devam edecek.

İlk defa uzun süredir ev sahipliği oranı Türkiye'de artmaya başladı.

Henüz deprem bölgesinin tapuları verilmedi.

O sisteme girerse zaten çok hızlı bir şekilde artacak.

Kira ödeyenlerin oranı da düşmeye başladı.

Zaten arzuladığımız trend bu değil mi?"Şimşek, burada duramayacaklarını, 750 bin sosyal konutun inşasının başladığını kaydederek, "Dolayısıyla kira enflasyonunu para politikasıyla çözemeyiz.

Bakın ben itiraf ediyorum.

Neyle çözeceğiz?

Konut arzıyla çözeceğiz.

Gördüğünüz gibi sadece para politikası üzerinden yürüyen bir program yok.

Olsa biz bütçeden bu kadar büyük yüklü sosyal konut seferberliğini destekler miydik?" diye konuştu."(Ocak ve şubat enflasyonunu) Önümüzdeki aylarda telafi edeceğiz"Bakan Şimşek, ocakta gıda enflasyonundaki artıştan bahsederek, şu değerlendirmelerde bulundu:"Şubatta da maalesef ramazan ayı nedeniyle fiyat artışları görüyoruz.

Bütün dünya bayramlarda, özel günlerde, özel dönemlerde fiyatları indirirken Türkiye'de fiyatlar artıyor.

Bu da ilginç bir şey tabii.

Gerçekten üzerinde düşünülmesi gereken bir konu.

Geçen yıl ramazan marta denk geldiği için bu sene hem ocakta başladılar hem de şubatta da devam ettiler gibi görünüyor.

Ama bunlar önemli değil.

Niye biliyor musunuz?

Çünkü önümüzdeki aylarda bunu telafi edeceğiz."Şimşek, ocak ve şubattaki yüksek yağış seviyelerinin gıda ve tarımda bereketli bir yıla vesile olacağını belirterek, "Dolayısıyla ocakta, şubatta aylık enflasyon gıda kaynaklı yüksek seyretti diye dezenflasyon durdu, program artık çalışmıyor hikayeleri üreten arkadaşlara başarılar diliyorum.

Çünkü 3-5 ay sonra farklı bir resmi göreceğimize inanıyoruz." dedi.Arazi toplulaştırma, tarla içi sulama, örtü altı ve dikey üretim, depolama, soğuk zincir altyapısı, üretici kooperatifleri, hal reformu ve su reformu gibi alanlarda yatırımlara ve planlamalara devam edeceklerini dile getiren Şimşek, dezenflasyonla birlikte gelir dağılımında iyileşme başladığını söyledi."Kayıt dışı ekonomiyle mücadelede ciddi sonuç alıyoruz"Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, bütçe açığını yüzde 2,9'a düşürdüklerini, kamu tasarrufunda iyileşme yaşandığını, dolaylı vergilerin toplam vergilerin içindeki payının uzun süre sonra ilk kez düştüğünü, programın bütün boyutlarıyla çok net sonuç verdiğini anlattı.Kayıt dışı ekonomiyle mücadelede ciddi sonuç aldıklarını dile getiren Şimşek, denetimleri artırdıklarını belirterek, beyanname sayısında yaşanan artıştan bahsetti.Şimşek, Osmanlı'dan bu yana Türkiye'nin yumuşak karnının dış açık olduğunu ifade ederek, şu bilgileri verdi:"Bunu köklü bir şekilde çözmek yapısal dönüşüm gerektiriyor.

Biz bu yapısal dönüşümü yapıyoruz şu anda.

Cari açığın milli gelire oranı program öncesi yüzde 5,5 civarıydı.

Mayıs 2023'te o civarlardaydı.

Biz yılı yüzde 3,6 ile kapattık.

Büyük oranda da altın.

Geçen sene değil, bir önceki sene cari fazla verdik.

Nasıl?

Altın hariç cari fazla verdik.

Şimdi 2025 yılında bütün bu çalkantılara, Çin'in ihracatının rota değişikliğine, ticaretteki parçalanmalara rağmen cari açığın milli gelir oranı yüzde 1,6, altını çıkarırsanız yüzde 0,3.

Altın bir sermaye ve tasarruf aracıysa, portföy unsuruysa cari açık artık bırakın yönetilebilirliği, sıfıra yakın bir düzeye inmiş durumda.

Bazı tahminlere göre Türkiye'nin 600-700 milyar dolar civarında sistem dışı altını var.

Bunun yarısı bilançoya yansısa Türkiye yatırım yapılabilir kredi statüsüne geçecek.""Türkiye, risk primindeki düşüşte benzer ülkelerin çok ilerisinde"Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, Türkiye'nin finansman ihtiyacındaki düşüşten bahsederek, Merkez Bankasının rezervlerinin 200 milyar doların üzerine çıktığını, net rezervlerin eksi 61 milyar dolardan 76 milyar dolara yükseldiğini, bilançoyu 280 milyar dolar iyileştirdiklerini söyledi.Türkiye'nin tahvil faizlerindeki ve 5 yıllık kredi risk primindeki (CDS) düşüşlere işaret eden Şimşek, Türkiye'nin bu alandaki ilerlemesinin benzer ülkelerin çok ilerisinde olduğunu vurguladı.Şimşek, Türkiye'nin büyümesinin bu zorlu süreçte dirençli kaldığını, ülkenin kredi notunun artmaya devam ettiğini kaydederek, kredi derecelendirme kuruluşu Rating and Investment Information (R&I) kuruluşunun 8 yıl sonra ilk kez artırdığını, Türkiye'nin yabancı para cinsinden uzun vadeli kredi notunu "BB-" seviyesinden "BB"ye yükselttiğini bildirdi."Kredi genişlemesinin ülke büyümesinin 3-4 kat üzerinde"Bakan Şimşek, Türkiye'de kredi genişlemesinin ülke büyümesinin 3-4 kat üzerinde olduğunu belirterek, şu ifadeleri kullandı:"Büyümemiz yüzde 3-4 civarıysa yüzde 10-11 civarı bir reel kredi artışı var. 2024'te bir ciddi daralma var evet ama 2025'ten itibaren oradan çıkış var.

Peki, doğru alanlara kredi gidiyor mu?

KOBİ kredilerinin toplam krediler içerisindeki payı yüzde 24,6'dan yüzde 27'ye çıkmış. 'Efendim KOBİ'ler krediye erişemiyor.' İyi de nasıl oluyor bu rakam o zaman?

Peki, ihracat kredileri artmış mı?

Toplam krediler içerisindeki payı ikiye katlanmış.

Yatırım kredilerinin toplam kredilerdeki oranı 7,8'den yüzde 8,4'e çıkmış.

Rakamlar sizi desteklemiyor."Şimşek, "Merkez Bankası faizi indiriyor ama bankalar bunu yansıtmıyor." şeklindeki eleştirilere ilişkin, "Bu doğru değil.

Birebir yansıtıyorlar.

Bazen erken, bazen geç." dedi.Bakan Şimşek, 2003-2022 döneminde 100 lira borç ödeyip 96 lira borçlandıklarını, 2023-2025 döneminde deprem harcamaları ve EYT'nin finansmanı nedeniyle 100 lira borç ödeyip 136 lira borç aldıklarını, özel sektöre fazla kaynak kalmadığını söyledi."Kredilerin yüzde 51'i hiçbir sınırlamaya tabi değil"Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, şimdi yeni bir döneme girdiklerinin altını çizerek, sözlerine şöyle devam etti:"Bundan sonra sürekli bir şekilde biz roll over rasyosunu yüzde 100'ün altında tutmaya çalışacağız.

Bu senenin ilk çeyreğinde 100 lira borç ödeyip 80 lira borç alıyoruz.

Bu, 'bankalarda daha çok kaynak' demek.

Şimdi, 'Bankalarda kaynak olsa da makro ihtiyati tedbirler ve kredi büyüme sınırları nedeniyle bize gelmiyor.' diyebilirsiniz.

O da doğru değil.

Bakın kredilerin yüzde 51'i hiçbir sınırlamaya tabi değildir.

Çünkü biz doğru alanlarda kredi kullanmanızı istiyoruz.

Yatırım yapmak isteyene, ihracata, tarım kredilerine, esnaf kredilerine, deprem bölgesi kredilerine sınırlamamız yok.

Dolayısıyla çoğu zaman bilgiye dayalı olmayan değerlendirmeleri görüyoruz."Şimşek, önceliklendirdikleri ve doğru alanlarda kredinin bol olduğunu kaydederek, 962 bin çiftçiye 660 milyar liranın üzerinde kredi kullandırdıklarını, bunların faizinin ortalama yüzde 70'ini Hazine'nin karşıladığını, tarımı kamu bütçesinden güçlü şekilde desteklediklerini anlattı.Tarıma, ihracata, esnafa, yatırıma yönelik kredilerde yaşanan artışa ilişkin rakamlar paylaşan Şimşek, HIT-30 Yüksek Teknoloji Teşvik Programı gibi yüksek teknolojiye yönelik yatırımlara verilen desteklerden bahsetti.Şimşek, finansmana erişim konusunun her tarafta konuşulduğunu belirterek, "Finansmana erişim konusunda hiçbir dönemde olmadığı kadar, piyasayı bozmadan devlet olarak elini taşını altına koyma anlamında hiçbir dönemi göremezsiniz.

Hiçbir dönemde ihracatçı piyasa faizinin yarısına, çiftçiye yüzde 30'una, yatırımcıya piyasa faizinin 3'te birine, esnafa piyasa faizinin yüzde 50'sine kadar büyük miktarlarda ve bu kadar çok fırsat sunulduğunu bana zor, gösteremezsiniz." diye konuştu.Reel sektöre sunulan destek ve teşviklerden bahseden Şimşek, konkordato talep eden firmaların payının kredilerdeki yüzde 1,5, istihdamda yüzde 0,84, ihracatta yüzde 1 civarı, ciroda yüzde 1,2 civarında olduğunu, konkordato talep eden şirketlerin raporların bir kısmının gerçeği yansıtmadığını gördüklerini, o firmalar hakkında da gerekli yasal süreçleri başlattıklarını anlattı.Takipteki ticari kredilerin uzun vadeli ortalamaların altında olduğunu, karşılıklı çeklerin ise bu ortalamaların paralelinde gerçekleştiğini dile getiren Şimşek, iş gücü maliyetlerinde Türkiye'nin kendisine benzer ülkelere göre dezavantajlı bir noktaya geldiğine ilişkin eleştirilerin doğru olduğunu ancak Avrupa'nın en düşük elektrik ve doğal gaz fiyatına sahip olan ülkeleri arasında yer aldıklarını söyledi."Bu program olmasa ve bölgemizde bir savaş çıksa nasıl tepki verirdiniz?

Bu sabah gelmişsiniz beni dinliyorsunuz"Bakan Şimşek, Türkiye'nin AR-GE harcamalarının hala istenilen seviyelerde olmadığını belirterek, bu konuda devletin güçlü bir destek verdiğini, yapay zeka okuryazarlığının artırılması gerektiğini vurguladı.Lojistik ve demir yolunda yapılan yatırımlardan bahseden Şimşek, talep fazlasının aşırı yüksek olması nedeniyle Çin'in ihracat odaklı büyümede ısrarcı olduğunu, bu durumun dünyanın problemi olduğunu anlattı.Şimşek, bu konuda tedbir aldıklarını ve dünyanın yeni normalini ihmal edemeyeceklerini belirterek, "Her ne kadar biz kural bazlı ticareti tercih ediyor olsak da dünyanın yeni normallerini ihmal etmeyeceğiz, edemeyiz.

Dolayısıyla bütün sorunları programla ilişkilendirmek kolaycılık olur.

Bakın Çin, ABD tedbir aldı.

Rota değişimine gitti, Türkiye de bundan etkileniyor ama sadece Türkiye mi?

Bakın Afrika, Asya, Avrupa Birliği, etkilenmeyen bir yer yok." şeklinde konuştu.Küresel koşulların kısa vadede Türkiye'nin lehine olduğunun altını çizen Şimşek, şu açıklamalarda bulundu:"Finansal koşullar, ticaret ortaklarındaki büyüme, emtia fiyatları, küresel yapısal kırılganlıklara karşı stratejik fırsatlar görüyoruz.

Biz fırsat görüyoruz, siz tehdit görüyorsunuz.

Sizlere bu fırsatları hazırlamak için sizlerle birlikte çalışmaya hazırız.

Kapımız açık, sizlerle birlikte bunu başaracağız.

Program sonuç veriyor.

Finansal istikrar pekişti, öngörülebilirlik ve güven artıyor.

Bu program olmasa ve bölgemizde bir savaş çıksa nasıl tepki verirdiniz?

Şimdi bu sabah gelmişsiniz beni dinliyorsunuz.

Dezenflasyonla birlikte finansman maliyetleri düşecek.

Siz istemezseniz de düşecek.

Finansmana erişim artacak.

Üretken alanlardaki yatırımların hızlanmasını arzuluyoruz, destekliyoruz.

Türkiye, üretim, ihracat ve büyümede sıçrama yapmaya devam edecek."İş insanlarına kötümser olmamaları yönünde çağrıda bulunan Şimşek, "Çünkü kötümserliğin size bir faydası yok.

Her gün 'Yandık, bittik, öldük.' derseniz dünya da bunu kayda alır, not alır, bankacılar not alır.

Açık konuşuyorum.

Nasıl birlikte iyileştiririz, sorunları birlikte nasıl çözeriz, ülkemizi nasıl daha ileriye taşırız?

Birlikte çalışalım." diyerek sözlerini tamamladı.

İlgili Sitenin Haberleri