Haber Detayı
Uzun süreli "yalnızlık" halk sağlığı sorunu haline geliyor
Medicana Çamlıca Hastanesinden Klinik Psikolog Cansu Kaya, uzun süreli yalnızlığın ciddi sağlık riskleri taşıdığını belirtti. Yalnız yaşayan bireylerin sayısının arttığı Türkiye'de, yalnızlık, ruhsal ve fiziksel sağlık üzerinde önemli etkilere yol açıyor.
Medicana Çamlıca Hastanesinden Klinik Psikolog Cansu Kaya, uzun süreli yalnızlığın insan sağlığı üzerinde ciddi olumsuz etkiler oluşturduğunu belirtti.Hastaneden yapılan açıklamaya göre, özellikle büyükşehirlerde tek kişilik hanelerin sayısı artarken, İstanbul, Ankara ve İzmir yalnız yaşayan bireylerin en yoğun olduğu iller arasında yer alıyor.Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Türkiye'de yalnız yaşayan kişi sayısı 5,5 milyonu aştı.
Son 10 yılda yaklaşık yüzde 66 artış gösteren bu tablo, yalnızlığın artık sadece bireysel bir tercih değil, toplumsal bir dönüşüm olduğunu ortaya koyuyor.Artan bireyselleşme, ekonomik koşullar, geç evlilik yaşı ve kent yaşamının dinamikleri yalnız yaşamayı daha görünür bir tercih haline getiriyor.Açıklamada görüşlerine yer verilen Medicana Çamlıca Hastanesinden Klinik Psikolog Cansu Kaya, yalnız yaşamak ile yalnızlık hissinin aynı şey olmadığına dikkati çekti.Kaya, yalnızlığın çoğu zaman hafife alındığını ancak bilimsel verilerin bunun güçlü bir sağlık riski olduğunu ortaya koyduğunu belirterek, "Yalnızlık, kişinin sosyal ilişkilerinin niceliğinden çok niteliğiyle ilgilidir.
Kalabalıklar içinde de yalnız hissedilebilir.
Bu durum uzun sürdüğünde hem ruhsal hem fiziksel sağlığı etkileyen kronik bir stres haline dönüşür." değerlendirmelerinde bulundu.Yalnızlığın vücudu sürekli alarmda tutan bir stres mekanizmasını tetiklediğini kaydeden Kaya, bu kronik stres halinin kalp ve damar hastalıkları riskini artırabildiğini, bağışıklık sistemini zayıflatabildiğini ve inme riskinde belirgin artışa yol açabildiğini aktardı.Uzun süreli yalnızlığın uyku bozukluklarını tetikleyebildiğini ve metabolik dengeyi bozabildiğini vurgulayan Kaya, araştırmaların yalnızlığın inflamasyonu artırdığını ve stres hormonlarının yüksek seyretmesine neden olduğunu gösterdiğini belirtti.Kaya, "Yalnızlığın ölüm riskini artırıcı etkisi, sigara, obezite ve hareketsizlik gibi önemli risk faktörleriyle karşılaştırılabilir düzeydedir.
Bu yönüyle yalnızlık, sessiz ama güçlü bir sağlık tehdididir." ifadelerini kullandı.Uzun süreli yalnızlığın depresyon, anksiyete, özgüven kaybı, bilişsel gerileme ve demans riskinde artışla ilişkilendirildiğini aktaran Kaya, yalnız bireylerde fiziksel hareketsizlik, sağlıksız beslenme ve bağımlılık davranışlarına yönelme oranının da daha yüksek olabildiğini kaydetti.Toplumsal yapının değişmesi, dijital iletişimin yüz yüze temasın yerini tam olarak dolduramaması ve büyükşehirlerin hızlı yaşam temposunun yalnızlığı her yaş grubunda artırabildiğine işaret eden Kaya, çözümün yalnızlığı inkar etmek değil, sosyal bağları bilinçli şekilde güçlendirmekten geçtiğini ifade etti.Kaya, yalnızlıkla mücadele kapsamında alınabilecek bazı önlemler arasında topluluk ve mahalle ilişkilerinin desteklenmesi, yaşlı bireylerin izolasyonunu azaltacak programların geliştirilmesi, gençlerde dijital bağımlılık yerine gerçek sosyal temasların teşvik edilmesi ve psikolojik destek hizmetlerine erişimin kolaylaştırılması yer alabileceğini kaydetti.