Haber Detayı

Uzmandan östrojen kremi uyarısı: Kanser yapabilir!
Sağlık tv100.com
28/02/2026 12:07 (2 saat önce)

Uzmandan östrojen kremi uyarısı: Kanser yapabilir!

Prof. Dr. Zekayi Kutlubay östrojen içerikli kremlerin kontrolsüz kullanımındaki risklere dikkat çekti. Kutlubay, "Hormona bağlı birtakım kanserlerde meme kanseri, rahim kanseri gibi özellikle hormona duyarlı kanserlerde istemediğimiz sonuçlar ya da onlarda alevlenme meydana gelebiliyor. Yani kontrolsüz kullanımı kansere neden olabiliyor" dedi.

Menopozun etkilerini azaltmak için kullanılan östrojen kremleri faydalarının yanı sıra, kontrolsüz kullanımda bazı riskler içeriyor.

Cilt kuruluğu ve kırışıklık giderici olarak uzun dönemli kullanımının yaygın sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirten uzmanlar, kremlerin kozmetik ürün olmadığına dikkat çekiyor.

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıkları ABD Öğretim Üyesi Prof.

Dr.

Zekayi Kutlubay östrojen kremlerle ilgili "Hormona bağlı birtakım kanserlerde meme kanseri, rahim kanseri gibi özellikle hormona duyarlı kanserlerde istemediğimiz sonuçlar ya da onlarda alevlenme meydana gelebiliyor.

Yani kontrolsüz kullanımı kansere neden olabiliyor.

Tiroid, guatr benzeri rahatsızlıklar yaparak tiroid hastalıklarına neden olabiliyor.

Pıhtılaşmaya yatkınlığı veya bozukluğu olan kişilerde yüksek doz kullanıldığı zaman damar tıkanıklığı, pıhtılaşma bozukluğu istemediğimiz sonuçlar doğurma ihtimali var.

O yüzden diyoruz ki; bu kremleri kendi başınıza kullanmayın, bunlar kozmetik bir ürün değil yaşlanma karşıtı kremler değil" dedi.Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıkları ABD Öğretim Üyesi Prof.

Dr.

Zekayi Kutlubay östrojen içerikli kremlerin kontrolsüz kullanımındaki risklere dikkat çekti.

Prof.Dr.

Kutlubay "Bu östrojen içeren kremler hormon içerikli kremler.

Normal şartlar altında endokrinolog ya da çoğunlukla kadın doğumcular tarafından, menopoz dönemindeki kuruluk, batma, yanma gibi şikayetleri azaltmak amacıyla kullanılıyor.

Bu östrojen kremleri kolajeni uyararak kolajen sentezi sağlıyor, nem vererek derideki kuruluğu azaltıyor; kaşıntıyı yanmayı azaltarak da kullanılıyor.

Fakat bu kremler bir yaşlanma karşıtı krem değil ya da bir kozmetik ürün değil.

Bunlar aslında hastalık bazlı kullanılan kremler.

Bu kremleri kontrolsüz bir şekilde yüzünüze, boynunuza, dekolte bölgenize elinize ya da sırtınıza kullandığınız zaman birtakım faydaları yanında yan etkileri ve zararları da ortaya çıkabiliyor.

Dolayısıyla içerisinde hormon olduğu için de kortizon benzeri birtakım etkiler gösterebilir.

Bu kremleri uzun süre kullandığınız zaman deride incelme ve deri yapısının bozulması, deri bariyerinin bozulması karşımıza çıkabiliyor.

Lekeye yatkın bir ciltte, açık tenli bir kişide kullanıldığı zaman ileride oradaki renk hücrelerinin, pigmentlerinin artmasından dolayı leke meydana gelebiliyor" ifadelerini kullandı.'KENDİ BAŞINIZA KULLANMAYIN'Prof.

Dr.

Kutlubay, "İçerisinde hormon olduğundan tüyleri beslediği için sürülen bölgede kıllanma, kıllanma artışı gibi birtakım istemediğimiz sonuçlar ortaya çıkabiliyor.

Bunun dışında dar bir alana sürdüğünüz zaman bir sıkıntı yok ama geniş alanlara tüm yüze, tüm boyna sürdüğünüz zaman deri emiyor.

Deri emdiği zaman kan damarlarına geçip sistemik dediğimiz, tüm vücutta yaygın etkiler ortaya çıkarabiliyor.

Buna bağlı olarak hormona bağlı birtakım kanserlerde meme kanseri, rahim kanseri gibi özellikle hormona duyarlı kanserlerde istemediğimiz sonuçlar ya da onlarda alevlenme meydana gelebiliyor.

Tiroidte guatr benzeri rahatsızlıklar yaparak tiroid hastalıklarına neden olabiliyor.

Pıhtılaşmaya yatkınlığı veya bozukluğu olan kişilerde yüksek doz kullanıldığı zaman damar tıkanıklığı, pıhtılaşma bozukluğu istemediğimiz sonuçlar doğurma ihtimali var.

O yüzden diyoruz ki; bu kremleri kendi başınıza kullanmayın, bunlar kozmetik bir ürün değil yaşlanma karşıtı kremler değil.

Kullanacaksanız dermatoloğunuz size içerisinde daha güvenli birtakım maddeler bulunan anti-aging yaşlanma karşıtı kremleri sizlere amaca uygun olarak verecektir" dedi.'HASTANIN KLİNİK YANITLARINA GÖRE HORMON VERİLMELİ'İstanbul Üniversitesi (İÜ) Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Prof.

Dr.

Sezai Şahmay ise her hastanın bulgularının farklı olduğuna ve klinik yanıtlara göre östojen krem kullanılmasına dikkat çekti.

Prof.

Dr.

Şahmay "Kadın hep östrojen koruması altındayken menopoza girdikten sonra östrojen koruması biraz kalkıyor.

Onun için östrojeni yerine koyduğumuz zaman bütün kadının avantajları geri dönüyor.

Kişiye göre hormon seçimi en doğrusudur.

Kime ne hormon vereceğimizi o hastanın klinik yanıtlarına göre değerlendirmek lazım.

Menopozun yakın dönem ve ileriki dönemdeki tüm şikayetlerini giderir.

Hepimiz annelerimizde ateş basması, terleme, biraz depresif hal, uykusuzluk, yorgunluk gibi, sinirlilik gibi durumları biliyoruz.

Bunlar menopozun erken belirtileri.

Bunu uzun sürede kullandığımız zaman, özellikle ilk 10 yıl içinde östrojen kullanımına başlandığı takdirde hem kemiklere hem kalp-damar sistemine çok olumlu etkileri olduğundan bahsediliyor.

Dediğim gibi bunların olumsuz etkilerinin daha az olduğu ortaya konuyor.

Olumsuz etkilerinden en büyük korkumuz meme kanseridir.

Uzun süre kullanan bir kadında meme kanseri riskinde çok az bir artışa sebep olduğunu ifade ediyor ama hastaya bunu belirtmek lazım.

Hepsi östrojen olduğu için ister bant, ister jel, ister hap olsun; bunların ortak özellikleri belli meme kanseri gibi riskleri, tromboemboli dediğimiz pıhtılaşma gibi riskleri vardır.

Ona göre bu hastaya anlatıldıktan sonra tedaviye başlamak çok doğru bir iştir, bunu hastanın bilmesi lazım.

Kalp-damar sistemi, kemik sistemi hastanın uyku problemi, konsantrasyon problemi, vajinal kuruluğu gibi şikayetleri tamamen yok ettiği gibi ileriki dönemde oluşabilecek kırıklar, kemik kırıkları, kalp-damar, inme, felç bunları önlemiş oluyor" diye konuştu.'JEL VE BANTLARIN PİYASADA OLMASI SEÇİM ŞANSIMIZI ARTIRIR'Östrojen jel ve bantlarıyla ilgili dernek olarak Sağlık Bakanlığı'na başvuruları olduğuna da dikkat çeken Şahmay, "Östrojen jel ve östrojen bantların piyasada olması bizim çeşitliliğimizi artırır ve hastalara göre seçim şansımızı güçlendirir."dedi.

Kadınlar için hormon olmayan alternmatiflerden de bahseden Şahmay, "Hormon olmayan birtakım alternatifler var.

Fakat bunların güvenilirliği ve tam östrojen gibi etki etmesini beklemek doğru değil.

Semptomatik olarak ateş basması, uykusuzluk gibi mevcut şikayetinizi giderebilir.

Psikiyatrik bazı ilaçlar da aynı etkileri yapıyor.

Onun için hastanın tercihini değerlendirerek ona göre seçim yapıp ilaç yazmak daha doğru olacaktır" diye konuştu.'ÖSTROJEN JELLERİ TALEP EDİLİYOR'Diğer yandan östrojen jel, yerli bir firma tarafından piyasaya sunuldu.

Östrojen jel ve bantların uzun süredir piyasada bulunamadığına dikkat çeken eczacı Zeynep Akaslan, "Östrojen jel ve bantlar uzun zamandır Türkiye'de yoktu.

Bant halen yok.

Hastalarımız yurtdışından getirtebiliyordu.

Bu hafta itibarıyla cilde uygulanan östrojen jel formu çıktı.

Hastalar artık ulaşmakta sıkıntı yaşamayacak.

Firmanın bir daha östrojen bantları üretmeyeceğini düşünüyorum.

Çünkü Sağlık Bakanlığı östrojen bantları takipli ilaç statüsüne aldı ve renkli reçete sistemiyle girilmesi ve kaydedilmesi gerekiyor.

Bu sebeple bantlar için talep kalmadı.

Bir süre talep oldu ama bulamadılar.

Şimdi jelleri talep ediyorlar.

Onlar da çıktı, problem kalmadı.

SGK geri ödeme kapsamında henüz değil ama çalışıyoruz SGK ile görüşüyoruz.

Geri ödeme kapsamına alınacağı söylendi" diye konuştu.Eda Sevil, "Faydalı olduğunu düşünüyorum.

Çevremde menopoz dönemindeki ter basması, kilo alımı, anksiyete ve sinirlilik gibi şikayetleri çok görüyorum.

Bu şikayetler bantla dengelenirse eğer çok iyi olur.

Östrojen jeli ve bandının ülkemize gelmesi kadınlar adına çok faydalı olur.

Alıp denemek lazım.

En azından zararsız olduğunu düşünüyorum.

Östrojen eksikliğinde hap kullanmaktansa jel daha faydalı diye düşünüyorum.Kadınlar adına çok faydalı olur" dedi.

Semra Şalcıhan ise, "Hiç kullanmadım.

Menopoz döneminde östrojenin azaldığını ve eksikliğinde yarattığı bazı sıkıntılar olduğunu biliyorum.

Böyle bir tedavisi varsa bilmek isterim" diye konuştu.

İlgili Sitenin Haberleri