Haber Detayı
Kendinden emin bir duruş ararım’
Son dönemde büyük konser sahnelerinde, kırmızı halılarda adına sık rastlıyorum Amor Garibovic’in. Tarkan’dan Sibel Can’a, Doja Cat’e kadar birçok büyük sanatçı onun tasarımlarıyla sahneye çıkıyor. Garibovic’le yıldızlarla çalışmanın inceliklerini konuştum.
Garibovic, Sırbistan’dan İstanbul’a uzanan kariyer yolculuğunda Balkan disiplinini İstanbul’un cesur enerjisiyle birleştiriyor.
Elle dergisinin düzenlediği Style Awards gecesinde ‘Yılın Moda Tasarımcısı’ ödülünün sahibi olan Amor Garibovic’le yıldızlarla çalışmanın perde arkasını, sahnenin psikolojisini ve tasarımın sınırlarını konuştuk.◊ Tarkan, Sibel Can, Zeynep Bastık, Hande Erçel, hatta Doja Cat...
Büyük isimleri hazırlarken süreç sizin tarafınızdan mı şekilleniyor, yoksa sanatçının enerjisi mi sizi yönlendiriyor?
Aslında süreç tek taraflı işlemiyor.
İlk adım genelde benim sezgimle başlıyor ama sanatçının enerjisi çok hızlı bir şekilde yönü belirliyor.
Tarkan’la, Sibel Can’la ya da Doja Cat’le çalışırken hepsinin sahne duruşu, sesi, hatta susuşu bile tasarımı etkiliyor.
Kontrolü tamamen bırakmam, sezgime alan açarım.
Tasarım benim vizyonumla başlar, sanatçının enerjisiyle şekil değiştirir.◊ Yıldız isimleri hazırlarken yaklaşım farkları vardır, sizi tasarımcı olarak her durumda sabit tutan o ‘çekirdek’ nedir?Bu çekirdek; karakter.
Kime tasarım yaparsam yapayım, önce ‘Bu sahnede nasıl bir ruh görmek istiyorum’ diye sorarım.
Gösterişli bir parça da yapsam, sade bir silüet de çizsem mutlaka güçlü, net ve kendinden emin bir duruş ararım.
Moda benim için trend değil, duruş meselesi.◊ Sırbistan’dan İstanbul’a uzanan yolculuğunuz, tasarım dilinizi nasıl şekillendirdi?
Beni katmanlı bir tasarımcı yaptı.
Balkanlar’ın dramatik, biraz melankolik estetiğiyle İstanbul’un cesur, maksimalist ruhu iç içe geçti.
Belgrad’da disiplin ve yapı öğrendim; İstanbul’da sezgi, hız ve risk almayı.◊ Uluslararası sahnede isminizi sık görmeye başladık...Türkiye’de güçlü bir görünürlük oluştu; uluslararası alandaysa doğru işbirlikleriyle daha stratejik ilerliyorum.
Artık ‘yeni’ olmaktan çıkıp bir dilin tanınmaya başlaması, insanların “Bu Amor işi” demesi benim için gerçek bir eşik.◊ Sizi diğer tasarımcılardan ayıran temel detaylar neler?Beni ayıran temel detay abartıyı bilinçli kullanmam.
Kostüm yapıyorum ama kostüm gibi durmasını istemiyorum.
Tasarım yaptığım kişinin hikâyesini merkeze koyuyorum; kendimi değil.‘Sibel Can feminenliğini saklamıyor’◊ Tarkan’la çalışmak, tasarımcı olarak sizin için nasıl bir duygu?
Tarkan’la çalışmak büyük bir onur.
Onun sahne enerjisi çok yüksek ve çok net.
Tasarımın onu bastırmaması, tam tersine enerjisini yükseltmesi gerekiyor.
Son konserlerinde yarattığı etkiyi görmek, ‘doğru yerde durmuşuz’ hissini veriyor.◊ Sibel Can’la yakaladığınız dinamik çok dikkat çekici...Aramızda çok güçlü bir güven ve aile hissi var.
Yıllardır birlikte üretmenin getirdiği özel bir uyum yakaladık.
Onu hazırlarken çoğu zaman kelimelere bile gerek kalmıyor.
Can sahnede feminenliğini saklamayan, zarafetiyle gücü aynı anda taşıyan bir kadın.