Haber Detayı

Sözcüklerin gizli tuzakları... Epstein soyadının sırrı
Kaan arslanoğlu odatv.com
28/02/2026 07:46 (3 saat önce)

Sözcüklerin gizli tuzakları... Epstein soyadının sırrı

Kaan Arslanoğlu yazdı...

Bu hafta dil turumuza ünlü Epstein domuzuyla başlayalım.

Hakaret etmiyoruz.

İsmin anlamını belirtiyoruz. “Domuz taşı” demek ya da “Taş gibi domuz”.

Oradan “Kelime Oyunu” programına değinip yine Türk Dil Kurumunu saygıyla analım!

Sonra da sosyal medyanın büyük marka isimlerinin (Facebook, Instagram, YouTube) Türkçe köklerine bakalım.Epstein soyadı yaygın bir soyadı.

Almanca kökenli ve daha çok Yahudilerin kullandığı bir ad.

Ep-stein olmak üzere iki parçalı.

Amerikalılar ve bizim medya “Epstin” diye okuyor ama orijinali “Epşıtayn” diye okunur.“Ep, Epp”, “Eber” yaban domuzu, erkek domuz sözcüğünün kısaltmasıymış.

Almanlar domuz gibi güçlü, sağlam anlamıyla bu adı pek tutarlarmış.

Yani bir Alman “Babam çok yiğit adamdı, hayvan gibi herr - herifti… Tıpkı domuzdu” derse şaşmayın.

Şaka tabii, onca iğrenç, korkunç haberler ortasında espri yapmak istedim.

Ama kültürden kültüre işler nasıl değişiyor görüyor musunuz?“Eber”in İngilizcesi “boar”.

Eski Türkçe “borı” (kurt; yabani, yırtıcı) sözcüğüne benzemiyor mu?

Zaten “böri, borı” ile İngilizce “bear” (ayı)nın akrabalığını biliyoruz.

Fakat şuna bakın ki eski Almancası “ebur” imiş.

Eski İngilizce "eofor", eski İskandinavca "jofurr".

Bildiğimiz Türkçe “obur” hayvan.

Türkçe "ob, op, oprı" kökü: yutma, yeme, şişkin, çukur… Obur, obruk, obelix, obez…Peki İngilizce “stone”, Almanca “stein - şıtayn” (taş)ın sözde Hint-Avrupa kökü neymiş yabancı kaynaklara göre: Stoi-no, stai… Stone, s-tai, Türkçe taş.

Etrüskçe 'sas', 'sase' : taş / Amerikan Kızılderililerinde TSAE, TS’ES, TE: taş / Sümerce ‘dag’: taş… Yorum sizin.KELİME OYUNUİbrahim Selim’in sunduğu TV-2’deki program okumaktan hoşlanan, sözcükleri ve bulmacaları seven geniş bir kesimce ilgiyle izleniyor.

Pek çok kişi yarışmak için sırada bekliyor.

Yararlı bir program.Sunucu da sevimli ve yarışmacı dostu bir kişilik.

Verdiği tepkiler, yaptığı esprilerle programa ayrı bir renk katıyor.

Ancak medya, sosyal medya, sanat arenasında öteki işlerinden öyle yoğun ki, her dakika aynı başarımı gösteremiyor.

Bazı yarışmacıları zaman zaman aşırı kayırıyor, bazılarına ise inadı tutuyor, yarışmacının doğru götürdüğü noktalarda bile ipucu vermiyor.Geçenlerde kasketli bir genç arkadaşı harcadı mesela.

Başarıyla giden yarışmacaya sorulan iki soru da yanlıştı ayrıca.

Sorular bazen yanlış oluyor böyle.

Örneğin “kafe” sözcüğü için şöyle bir soru sorulmuştu: “İçecek ve hafif yiyeceklerin satıldığı, bazılarında kapı önlerinde oturacak yerlerin bulunduğu ayaküstü yiyecek yerleri.” Bu tarif “büfe”ye uyar, kafeye değil.

Kafeler isteyenin tüm gün oturabildiği, çoğu konforlu basit yiyecek ve içecek mekanlarıdır.

Türk Dil Kurumu sözlüğünden aynen almış, sormuş editör.

TDK sözlüğü neresinden bakarsanız bakın tam bir fiyaskodur.Başka bir soru, "Gelişigüzel, rastgele yapılan şey nedir", gibi bir soruydu.

Bu tam da “çalakalem”e uyuyordu, özellikle yazı çizi işiyse ve yarışmacı da bunu dedi zaten.

Meğer doğrusu “çalakaşık”mış.

Bizim bildiğimiz “çalakaşık” özensiz ve bolca, oburca, iştahla yemek anlamına gelir.

TDK sözlüğünde kötü bir örneklemeyle bu genel her türlü işe atfedilmiş.Bu programın eski sunucusu Ali İhsan Varol da çok başarılıydı.

Ama o zaman da eleştirmiştim.

Programın en önemli hatası Türk Dil Kurumu sözlüğüne bağlı kalmak.

Böylece aslı Türkçe olan binlerce sözcük için “Fransızca kökenli, Arapça kökenli, Rumca kökenli, şu kökenli, bu kökenli” sözcük, deniyor ve Türkçe küçük düşürülüyor.Basit bir çalışmayla TDK bu hataları düzeltebilir.

Fakat niyet yok ve sanırım karşı yönde kasıt var.FACE-BOOK, INSTAGRAM, YOU-TUBEFace (İngilizce); fassade, os, vis, viso, visage (Latince, İtalyanca, Fransızca); gesicht (Almanca): yüz, surat, görünüm… Türkçe ‘yüz’ – vis, face vb.

Latince ‘os’ hem yüz, hem ağız anlamına gelir… Maya Kızılderili dilinde YICH: yüz; Sanskritçe as, asya: yüz, ağız…İngilizce “book”, Almanca “buch”, bükülmüş kağıt tomarları kaynaklıdır; Türkçe “bük” kökü.

Instagram: Insta-gram birleşik sözcüğüdür. “Insta” ‘hemen’ anlamına gelir ki, o da iki parçalıdır (in-sta).

İki parçası da Türkçeyle uyum gösterir, Türkçe kökle ilgilidir, ama burada açıklaması yer tutar.

Daha önce göstermiştim, onu atlayalım, “gram”a bakalım.

Yunanca köklü olduğu iddia edilen bu parça yazı, yazmak anlamındadır ve eski Türkçe ‘kara-karama’ köklüdür.

Eski Türkçede ‘kara, karama’: yazmak, yazı…You-Tube adının “You” parçası da Türkçeyle bağlantılı.

Onu sözlükte uzun açıklamıştım. “Tube”: tüp parçasına geçelim.

Eski Türkçe ‘tüvek’ içi boş uzun odun, dal ya da kamış demektir.

Türkçe ‘tüfek’ sözcüğü buradan gelir.

Türkçede Başı ‘Ç’li, ortası ‘b’li ‘çubuk’ şekli de vardır.

Tütün içme çubuğu gibi.

Kızılderili dillerinde CHABUK çubuk demektir.

İngilizceye chibouk, chibouque (Fransızcadan), chibouk şeklinde geçmiş.

Latince ‘cippus’ da kazık, çubuk anlamındadır.

Tüp sözcüğünden tüplü televizyon, tüp şeklinde cam ürünler, metro hattı vb. türer.

Türkçe kökü apaçıktır.Odatv.com

İlgili Sitenin Haberleri