Haber Detayı
Mahmut Arıkan: Erbakan Hocamız Bir İtirazın ve Bir Ahlakın Öncüsüydü
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, eski Başbakan Necmettin Erbakan’ı anma programında, "Tarihte bazı liderler vardır, onlar yaşadıkları dönemi aşar, Mücadeleleriyle, yarınlara yön verirler, fikirleriyle, bir okul olurlar. İşte Erbakan Hocamız böyle bir liderdi. Tüm yeryüzüne yönelik bir itirazın ve bir ahlakın öncüsüydü” dedi.
(ANKARA)-Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, eski Başbakan Necmettin Erbakan'ı anma programında, "Tarihte bazı liderler vardır, onlar yaşadıkları dönemi aşar, Mücadeleleriyle, yarınlara yön verirler, fikirleriyle, bir okul olurlar.
İşte Erbakan Hocamız böyle bir liderdi.
Tüm yeryüzüne yönelik bir itirazın ve bir ahlakın öncüsüydü" dedi.Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, partisinin Konya teşkilatı tarafından, Necmettin Erbakan'ın vefatının 15'inci yılı vesilesiyle düzenlenen "Prof.
Dr.
Necmettin Erbakan'ı Anma ve Anlama" programında konuştu.
Konuşmasının başında, Prof.
Dr.
Necmettin Erbakan'ın yalnızca bir siyasetçi değil, fikirleriyle çağını aşan bir lider olduğunu vurgulayan Arıkan, "Erbakan Hocamız teknik üniversitede profesör, sanayide girişimci, Meclis'te milletvekili, hükümetlerde başbakan yardımcısı ve 54'üncü Hükümet'te Başbakan olarak görev yaptı.
Ancak tüm bu unvanların ötesinde, yaşadığı çağda adaleti ayakta tutma mücadelesi veren bir öncüydü.
O, tüm yeryüzüne yönelik bir itirazın ve bir ahlakın temsilcisiydi" ifadesini kullandı.Arıkan'ın konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle: "Erbakan Hocamız bir itirazın ve bir ahlakın öncüsüydü" "Tarihte bazı liderler vardır, onlar yaşadıkları dönemi aşar, mücadeleleriyle, yarınlara yön verirler; fikirleriyle, bir okul olurlar.
İşte Erbakan Hocamız böyle bir liderdi.
Teknik üniversitede profesör, Gümüş Motor'da girişimci, Odalar ve Borsalar Birliği'nde genel sekreter, TBMM'de beş dönem Konya Milletvekili, çeşitli hükümetlerde Başbakan Yardımcısı, Uluslararası arenada bir "stratejik bir akıl ve 54.
Hükümet'te Başbakandı.
Ancak tüm bunlar ile birlikte yaşadığı çağda "adaleti" ayakta tutma gayretinde olan şahitlerdendi.
Tüm yeryüzüne yönelik; bir itirazın ve bir ahlakın öncüsüydü.
Hep duyduğumuz bir cümle vardır; "Erbakan Hoca haklıymış" Bu cümle bizim için hem sevindirici hem hüzün vericidir.
Sevindiricidir çünkü fikirleri daha iyi anlaşılmaktadır.
Hüzün vericidir çünkü gerçekleşmesin diye uyardığı tehlikeler, gerçekleştikten sonra kendilerine haklılıkları teslim edilmektedir.
Bugün onu bir çınarın gölgesini, bir babanın duasını, bir hocanın şefkat ve merhamet dolu bakışlarını özler gibi özlüyoruz.""Bugün sadece ülkeler, ekonomiler, sistemler krizde değil.
Bugün aynı zamanda 'insanlık' krizde"Değerli Misafirler, Saadet Partisi olarak 15 yıldır, şubat ayının son haftasını "Erbakan Haftası" olarak idrak ediyoruz.
Her sene, Erbakan Hocamızın bir yönünü ele alarak anmaya ve anlamaya çalışıyoruz.
Bu sene insanlık olarak yaşadıklarımız karşısında, yüzümüze çarpan gerçeklikler karşısında Erbakan Hocamızın en önemli yönlerinden birini tema olarak belirledik; "insanlık için çalışan adam" dedik.Şöyle bir dünyaya, insanlığa bir bakalım, hangi eşikteyiz?
Teknolojinin zirvesindeyiz, ama merhametin en dip noktasındayız.
İletişim çağındayız, ama insanlar ve sınırlar arasına duvarlar örmüşüz.
Mars'a bile araç gönderiyoruz ama Gazze'ye, mazlum coğrafyalara ulaşamıyoruz.
Bu dünya 79 yıldır Keşmir'e, 78 yıldır Filistin'e, 77 yıldır Doğu Türkistan'a, 20 yıl Afganistan'a, Irak'a, Suriye'ye, Yemen'e ve işte en son 2,5 yıldır Gazze'ye karşı sessiz ve seyirci kalmıştır.Sadece bir örnek vermek istiyorum; Epstein Olayı.
Epstein dosyaları, bebeklerin kanı, masumların canı üzerinde şantaj ve şeytanlıklarla dolu bir sistemin ifşası olmuştur.
Sistemin yargı, siyaset ve medya başta olmak üzere her alanı şantaj, tehdit ve iğrençlikle nasıl yönettiğinin ispatı olmuştur.
Siyonizm tam olarak budur!
Erbakan Hocamız ise, Krizler içerisindeki bu dünyada, bu şeytani düzen karşısında son nefesine kadar; Sadece Konya için değil, sadece Türkiye için değil, Sadece bölgemiz için değil Sadece Müslümanlar için değil, Bütün "insanların saadeti" için çalışmıştır."Cumhuriyet tarihimizde birçok darbe oldu"28 Şubat'ın 29. yıldönümü.
Cumhuriyet tarihimizde birçok darbe oldu.
Ancak bu darbelerin içinde en sinsi ve en kirli olanlarından birisi 28 Şubat darbesidir.
Ne irtica, ne şu, ne bu… 28 Şubat'ın iki sebebi vardır.
Biri, rantiyecilere giden hortumun kesilerek, denk bütçe yapılması.
Diğeri ise D-8'lerin kurulması.
Birincisi içerideki işbirlikçi rantiyeyi, diğeri de dışarıdaki emperyalistleri rahatsız etmiştir.
Ancak Erbakan Hocamız asla yılmamış, bir kez olsun "benden bu kadar!" dememiştir.
İşte tam burada yılmayan, yıkılmayan bir azimle millet için, ümmet için, insanlık için çalışan Erbakan Hocamızı anlamaya çalışmalıyız."Erbakan Hocamız, Sadece bu kadroların değilbir ülkenin, bir ümmetin hocası oldu"Erbakan Hocamızın, bugün bizlere bıraktığı en önemli miras; önce ahlak ve maneviyat" ilkesidir.
Her ne iş yaparsak yapalım, hangi görevi üstlenirsek üstlenelim; önce niyetimiz temiz olacak, ahlakımız düzgün olacak, ekonomik gelişme, sanayileşme, diplomasi, teknolojik ilerleme, hepsi önemlidir.
Fakat "önce ahlak ve maneviyat" prensibi olmazsa bunlar birer zulüm aracına dönüşür.Ahlak ve maneviyattan yoksun bir sanayileşme, insanı sömüren, çevreyi tahrip eden bir mekanizmaya evrilir.
Ahlak ve maneviyattan yoksun bir siyaset, yalan üzerine kurulu propagandalarla dolup taşar.
Bu ilkenin en somut örneklerini, Erbakan Hocamızın başbakanlığı döneminde alınan kararlarında görmek mümkündür: Faize karşı tutumu, "D-8" projesiyle Müslüman ülkeleri bir araya getirme gayreti, ezilen coğrafyalara kol kanat germe çabası, hepsi "önce ahlak ve maneviyat" anlayışının sonuçlarıydı.Eğer bugünün gençleri de, mesleğini icra ederken "önce ahlak ve maneviyat" düsturunu kalbine nakşederse, hekimse hastaya şefkatle yaklaşacak, mühendisse yaptığı projede kamu yararını gözetecek, memursa vatandaşa merhamet ve adaletle davranacaktır.
İşte bu anlayışı genç nesillere aktarmak buradaki kadrolara düşmektedir.
Erbakan Hocamızın "Elhamdülillah partimize kavuştuk" dediği Saadet Partimiz fikirlerinin, ahlakının ve adil düzen idealinin siyaset zeminindeki temsilcidir.
Bugün Saadet kadroları; binlerce teşkilatı mensubu, yüzbinlerce üyesi, milyonlarca gönül vereni ile; bu aziz millet için, bu ümmet için insanlık için çalışmaya hazırdır.Erbakan Hocamız, Sadece bu kadroların değil; bir ülkenin, bir ümmetin hocası oldu."Bize umut etmeyi, emek vermeyi, çalışmayı ve başarmayı Erbakan Hoca öğretti"Bu memleket düzelmez" dediler.
Memleket uğruna ibadet eder gibi çalışmayı Erbakan Hocamızdan öğrendik! "Bu işler böyle gelmiş böyle gider" dediler, adaletin terazisini yeniden kurmayı Erbakan Hocamızdan öğrendik! "Tek başına bir şey yapamazsın" dediler, Müslümanların birlik olup ayağa kalkabileceğini Erbakan Hocamızdan öğrendik! "Hayal bunlar, olmaz" dediler, milletin umudunu gerçeğe dönüştürmeyi Erbakan Hocamızdan öğrendik! "Üretemeyiz" dediler, Ağrı sanayi hamlesini başlatıp, motor üretmeyi Erbakan Hocamızdan öğrendik! "Dünya düzeni böyle" dediler, hakkın üstün tutan "Yeni Bir Düzen" kurmayı Erbakan Hocamızdan öğrendik! "Batılılar müsaade etmez" dediler, Hürriyeti Kıbrıs dağlarına yazmayı Erbakan Hocamızdan öğrendik! "Bir çiçekle bahar olmaz" dediler, dünyanın dört bir köşesinde; tankları yenen çiçekler yetiştirmeyi Erbakan Hocamızdan öğrendik!
İşte o bahar geldi.
İşte Milli Görüş burada!"