Haber Detayı

SETA'dan "Küresel Ticaret Satrancı: AB-Hindistan Serbest Ticaret Anlaşması ve Etkileri" başlıklı web panel
Ekonomi haberler.com
27/02/2026 16:25 (3 saat önce)

SETA'dan "Küresel Ticaret Satrancı: AB-Hindistan Serbest Ticaret Anlaşması ve Etkileri" başlıklı web panel

Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA), küresel ticarette artan jeoekonomik rekabet ve değişen güç dengelerini ele almak üzere "Küresel Ticaret Satrancı: AB-Hindistan Serbest Ticaret Anlaşması ve Etkileri" başlıklı bir web panel düzenleyecek.

Panelde, Avrupa Birliği ile Hindistan arasında imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması'nın küresel değer zincirleri, tedarik güvenliği ve stratejik çeşitlendirme politikaları üzerindeki etkileri değerlendirilecek.

Anlaşmanın yalnızca ticari değil, siyasi ve ekonomik sonuçları ile ABD kaynaklı korumacı eğilimlerve etkileri çerçevesinde ele alınacak.Türkiye açısından ise AB ile Gümrük Birliği ilişkisi bağlamında ortaya çıkabilecek rekabet yapısı sektörel etkiler ve Türkiye'nin lojistik avantajı ile üretim kapasitesi temelinde geliştirebileceği stratejik adımlar tartışılacakt.Ankara Medipol Üniversitesinden Dr.

Harun Türker Kara, DEİK Başekonomisti Dr.

Hakkı Karataş ve Ekonomist Bora Tamer Yılmaz konuşmacı olarak yer alacağı panelde moderatörlüğü Hüseyin Arslan üstlenecek.SETA 459.

Analizini YayımladıÖte yandan; Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı tarafından "AB-Hindistan Serbest Ticaret Anlaşması ve Küresel Ticarete Etkileri" başlıklı analiz yayımlandı.

Analizde, Avrupa Birliği ile Hindistan arasında yirmi yıllık müzakerelerin ardından imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması'nın küresel ticaretin jeoekonomik dinamikleri üzerindeki etkileri kapsamlı biçimde incelendi.

Çalışma, anlaşmayı Avrupa'nın Çin'e bağımlılığı azaltma ve tedarik zincirlerini çeşitlendirme stratejisinin bir parçası olarak ele aldı.

Bu çerçevede Hindistan'ın Avrupa pazarına ayrıcalıklı erişim elde etmesinin küresel değer zincirlerinde nasıl bir yeniden konumlanma yaratabileceğini analiz etti.Analiz anlaşmanın yalnızca ticari değil, stratejik ve siyasi sonuçlar doğurabileceği vurgulanmakta ve küresel ekonomi politikaları için belirleyici olabileceğini ifade etti.

ABD'nin korumacı politikaları, artan ticaret belirsizliği ve küresel üretim yapısındaki dönüşüm bağlamında AB'nin "riskleri dağıtma" yaklaşımı analizde kapsamlı bir şekilde değerlendirildi.

Türkiye açısından ise Gümrük Birliği çerçevesinde AB ile güçlü bir entegrasyona sahip olunmasına rağmen karar alma süreçlerine dahil olunmamasının oluşturduğu asimetrik yapı ele alındı; özellikle tekstil, otomotiv, makine ve kimya sektörlerinde artabilecek rekabet baskısına dikkat çekildi.

Çalışma, Türkiye'nin lojistik avantajı, üretim derinliği ve AB mevzuatına uyum kapasitesi gibi yapısal güçlü yönlerinin bu yeni ticaret mimarisi içinde nasıl değerlendirilebileceğine dair politika önerileri de sundu.

İlgili Sitenin Haberleri