Haber Detayı
Türkiye, Avrupa rekabet stratejisinin parçası olarak görülmeli
Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) nezdinde Daimi Temsilcisi Büyükelçi Yaprak Balkan, Türkiye'nin yeşil dönüşüm teknolojileri, ileri üretim, dijital çözümler ve dayanıklı tedarik zincirleri alanlarında AB endüstriyel kapasitesine katkıda bulunmaya hazır olduğunu ve Avrupa rekabet stratejisinin...
Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) nezdinde Daimi Temsilcisi Büyükelçi Yaprak Balkan, Türkiye'nin yeşil dönüşüm teknolojileri, ileri üretim, dijital çözümler ve dayanıklı tedarik zincirleri alanlarında AB endüstriyel kapasitesine katkıda bulunmaya hazır olduğunu ve Avrupa rekabet stratejisinin bir parçası olarak görülmesi gerektiğini söyledi.Balkan, Dışişleri Bakanlığı AB Başkanlığı ve Macaristan Kalkınma Teşvik Ofisinin (MFOI), Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Brüksel Temsilciliğinde düzenlediği "Avrupa'nın İnovasyon Potansiyelini Ortaya Çıkarma" adlı programın açılışında konuştu.Bilim, araştırma ve teknolojinin ekonomik dayanıklılığın ve uluslararası rekabet gücünün tam kalbinde yer aldığını belirten Balkan, AB'de 2028-2034 dönemi bütçesi hazırlıkları yapılırken yapay zeka, dijital dönüşüm ve teknolojik rekabetin şekillendirdiği bir dünyada nasıl rekabetçi kalabileceğinin tartışıldığını ifade etti.Balkan, Avrupa'nın rekabetçi kalabilmek için inovasyon kapasitesini güçlendirmesi gerektiğine işaret ederek, Avrupa'da yetenek ve bilimin güçlü olmasına rağmen inovasyon ortamının yetersiz kaldığını vurguladı.Avrupa'da yenilikçilerin potansiyelini harekete geçirmenin genel rekabet gücünü güçlendirmek için her zamankinden daha önemli olduğuna dikkati çeken Balkan, AB adayı ve AB Çerçeve Programları'na uzun süredir bağlı bir ülke olan Türkiye'nin bu tartışmaya yapıcı ve pratik bir bakış açısıyla yaklaştığını dile getirdi.Balkan, "Yıllar içinde araştırma ve inovasyon işbirliği, Türkiye'nin AB ilişkilerinin en güçlü ve verimli boyutlarından biri haline geldi.
Bu, kurumsal uyumu teşvik ederken, araştırmacılar ve şirketler arasında güven inşa etti ve somut sonuçlar üretti." dedi.1996 yılından beri yürürlükte olan Gümrük Birliği sayesinde, AB'nin iç pazarına ve endüstriyel değer zincirlerine derinlemesine entegre olduklarının altını çizen Balkan, "Şirketlerimiz, AB standartlarını uyguluyor ve Avrupa tedarik zincirlerine entegre olmuş durumdalar.
Bu da Türkiye'yi Avrupa'nın endüstriyel ekosistemine ayrılmaz biçimde katkı sağlayan bir ülke konumuna getiriyor." değerlendirmesinde bulundu.Balkan, Avrupa'nın inovasyon tabanını genişletmesinin ortak stratejik bir çıkar olduğunu ve Türkiye'nin buna katkıda bulunduğunu belirtti."Türkiye, Avrupa'nın rekabet stratejisinin dışında değil"Son 20 yılda Türkiye'de AR-GE ve inovasyon ekosistemlerinin önemli ölçüde genişlediğini anımsatan Balkan, "AR-GE harcamaları, hem mutlak anlamda hem de GSYİH'ye oranla önemli ölçüde arttı.
Araştırma iş gücümüz 300 binden fazla kişiye ulaştı. 100'den fazla teknopark, yapay zekadan temiz teknolojilere kadar çeşitli alanlarda faaliyet gösteren binlerce firmaya ev sahipliği yapıyor." diye konuştu.Balkan, Türkiye'deki gelişmelerin Avrupa programları ve ortaklarıyla giderek daha fazla etkileşim içinde olan bir inovasyon ekosistemini yansıttığını belirterek, Türkiye'nin Horizon Europe ve Avrupa Rekabet Fonu'nun kurulmasıyla, 2028-2034 döngüsünde Avrupa'nın araştırma ve inovasyon çerçevesini güçlendirme niyeti olduğunun altını çizdi.Türkiye'nin beklentilerinin de açık olduğunu vurgulayan Balkan, Türkiye'nin Avrupa'nın rekabet gündemine daha etkin şekilde katkıda bulunabilmesi için başlangıçtan itibaren net ve tutarlı kurallarla Horizon Europe'a zamanında ve kapsamlı şekilde dahil edilmesi, Avrupa Rekabet Fonu ile anlamlı ve yapılandırılmış işbirliği yapılması ve tüm AB programları ile Küresel Avrupa kapsamında kurulacak girişimler arasında sinerji oluşturulması gerektiğine işaret etti.Balkan, "Türkiye nitelikli iş gücü ve dinamik araştırma altyapısıyla, özellikle yeşil dönüşüm teknolojileri, ileri üretim, dijital çözümler ve dayanıklı tedarik zincirleri alanlarında endüstriyel kapasiteye katkıda bulunmaya hazırdır.
Bu anlamda Türkiye, Avrupa'nın rekabet stratejisinin dışında değil, daha geniş kapsamlı çözümünün bir parçası olarak görülmelidir." dedi.Türkiye'nin bilim diplomasisinin önemine değer verdiğini vurgulayan Balkan, Avrupa'nın araştırma ve inovasyon ekosistemine güvenilir, gelecek vadeden, yapıcı ve kararlı bir ülke olarak katkıda bulunmaya hazır olduğunu kaydetti.Balkan, Türkiye ve Macaristan ilişkilerinin de güçlü kurumsal temellere dayandığını anımsattı.Türkiye güvenilir ortak vurgusuMacaristan'ın AB Daimi Temsilciliğinden Siyasi ve Güvenlik İşlerinden Sorumlu Büyükelçi Levente Banfalvi de "Bu zamanlarda, güvenilir ortaklıkların ve pratik işbirliğinin her zamankinden daha önemli olduğunu düşünüyorum." dedi.Türkiye ve Macaristan arasında işbirliğinin güçlü temellere sahip, sağlam ve umut verici olduğunu vurgulayan Banfalvi, ticaret, araştırma, inovasyon, enerji, bağlantı, göç gibi alanları kapsayan geniş, dinamik ve çok yönlü bir ilişkinin önemine işaret etti.Banfalvi, Macaristan ve Türkiye'nin inovasyon ekosistemleri, hızla büyüyen startupları, güçlü mühendislik yetenekleri ile benzer zorluklar ve fırsatlarla karşı karşıya olduğunu anlattı.Jeopolitik ortamın sürekli belirsizlikle dolu olduğunu ifade eden Banfalvi, "Küresel teknolojik rekabet daha da yoğunlaşıyor." dedi.Program kapsamında, AB Başkanlığı Mali İşbirliği ve Proje Uygulama Genel Müdürü Bülent Özcan ve Macaristan Kalkınma Tanıtım Ofisi Direktörü Bernadett Petri gerçekleştirdikleri konuşmaların ardından işbirliğini güçlendirmek üzere mutabakat zaptı imzaladı.Etkinlik kapsamında Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı AB ve Dış İlişkiler Genel Müdürü Ahmet Halit Hatip'in konuşmasının ardından AB Komisyonu İç Pazar, Sanayi, Girişimcilik ve KOBİ'ler Genel Müdürlüğü Birim Başkan Yardımcısı Tatiana Lopez Garrido, Avrupa Rekabet Fonu hakkında sunum yaptı.Etkinlik, uzmanların katıldığı "İnovasyon Açığını Kapatmak" konulu panelin ardından sona erdi.?