Haber Detayı

İSO/Bahçıvan uyardı: Özel sektörün bu işi tek başına yapması imkansız.
Ekonomi ekonomim.com
25/02/2026 21:00 (1 saat önce)

İSO/Bahçıvan uyardı: Özel sektörün bu işi tek başına yapması imkansız.

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Başkanı Erdal Bahçıvan, sanayide yapay zeka ve yüksek teknolojiye geçişin kaçınılmaz olduğunu vurgulayarak "Özel sektörün bu işi tek başına yapması imkansız. Ancak kamu-özel sektör işbirliği bu işin üstesinden gelebilir. Bu dönüşümde en büyük ihtiyaç konusunun finansman olduğunu da burada özellikle vurgulamak istiyorum" dedi.

İstanbul Sanayi Odası (İSO) şubat ayı meclis toplantısı,  Türkiye Varlık Fonu (TVF) Yönetimi AŞ Genel Müdürü Salim Arda, İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan ve oda üyelerinin katılımıyla gerçekleştirildi.

İSO Yönetim Kurulu Başkanı Bahçıvan da dünyada bilinen klasik üretimin artık gerilerde kalmakta olduğunu ve yüksek teknoloji odaklı yeni bir üretim tarzının giderek gücünü artırdığını söyledi.

Yapay zekaya dikkati çeken Bahçıvan, bu alandaki gelişmelerin küresel anlamda giderek hızlandığını ve yeni duruma hazırlanılması gerektiğini vurguladı.

Bahçıvan, dünyadaki değişimin büyük ve çok köklü olduğunu belirterek, şunları kaydetti: "Bunu İSO Meclis çatımız altında değişik vesilelerle bugüne kadar ayrıntılı olarak ele aldık.

Elbette işin teorik tarafını düşünmeye, değerlendirmeye devam edeceğiz.

Ama artık somut adımların çok hızlı atılma zamanı geldi, daha fazla beklenemez.

Sanayimizin; geleneksel sektörlerimizi geliştirip koruyarak, yeşil ekonomi, yüksek teknoloji ve yapay zeka merkezli dönüşüm adımlarını ivedilikle atması artık kaçınılmaz." "Küresel güçler arasındaki ticari ve teknolojik rekabet had safhaya ulaştı" Bahçıvan, gelişmiş ülkelere dikkati çekerek, "Özel sektörün bu işi tek başına yapması imkansız.

Ancak kamu-özel sektör işbirliği bu işin üstesinden gelebilir.

Bu dönüşümde en büyük ihtiyaç konusunun finansman olduğunu da burada özellikle vurgulamak istiyorum." diye konuştu.

Bahçıvan, jeopolitik gelişmelere değinerek, söz konusu gelişmeler karşısında Türkiye'nin ticaret ortağı olan Avrupa’nın da yeni arayışlar içerisinde olduğunu gördüklerini dile getirdi.

Yüksek teknoloji, yapay zeka, dijitalleşme ve yeşil dönüşüm ekseninde şekillenen kıyasıya bir yarış olduğunu ve verimliliğin kaçınılmaz hale geldiğini aktaran Bahçıvan, şu değerlendirmelerde bulundu: "Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) son tahminlerine göre, Çin’de milli gelirinin yaklaşık yüzde 4’ü, kritik sektörlerdeki şirketlerin sübvansiyonu için harcanıyor.

Bu rakam, bizim yıllık milli gelirimizin yaklaşık yarısına denk gelen bir büyüklük.

Ve söz konusu kaynağın önemli bir bölümü, ekonomi yönetiminin yüksek öncelik verdiği yarı iletkenler, bilişim, otomotiv, eczacılık gibi AR-GE yoğun sektörlere gidiyor.

Çinli firmaların bu şekilde kazandığı devasa rekabet avantajının uluslararası ticarette de önemli sonuçlar yarattığını görüyoruz.

Küresel ticaret gerilimlerinin zirve yaptığı 2025’te Çin’in ABD’ye ihracatı yüzde 25 azalırken; Afrika’ya yüzde 26, ASEAN ülkelerine yüzde 13, AB’ye ihracatı ise yüzde 8 artmış." Bahçıvan, sanayide son yıllarda iyileşmeler olduğunu kaydederek, "İyileşmelere rağmen sanayimiz halen ağırlıklı olarak düşük ve orta-düşük teknolojiye dayalı bir yapıya sahip. 2024 itibarıyla imalat sanayi girişimlerinin yüzde 87’si, istihdamın yüzde 77’si, cironun ise yüzde 70’i düşük ve orta-düşük yoğunluklu sanayilerde toplanmış durumda." ifadelerini kullandı.

İlgili Sitenin Haberleri