Haber Detayı

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Emek Mesajı: 'Verdiği Sözleri Unutulanlardan Olmadık'
Güncel gercekgundem.com
25/02/2026 20:46 (3 saat önce)

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Emek Mesajı: 'Verdiği Sözleri Unutulanlardan Olmadık'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, genç yaşta İETT’de işçi olarak çalıştığını hatırlatarak alın terinin değerini çok iyi bildiğini vurguladı. Siyasi hayatı boyunca emeği ve emekçiyi kendi çıkarları için kullanmadıklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Sergi Salonu’nda düzenlenen 'Emek Sofrası Buluşması' iftar programı sonrası önemli açıklamalarda bulundu.

Erdoğan, Türkiye’nin 23 yılda sağladığı değişimleri sindiremeyen zihnen ve fikren fosilleşmiş çevrelerin hezeyanlarına sadece gülüp geçtiklerini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle:* 10 Ekim'de bizim de çabalarımızla sağlanan ateşkese rağmen hukuk tanımaz İsrail hükümeti, Gazze ve Batı Şeria'ya yönelik saldırılarını artırarak sürdürüyor.

İsrail'in saldırıları sonucu 11 Ekim'den bu yana 615 Filistinli şehit oldu, 2 bine yakın Filistinli kardeşimiz yaralandı.

İnsani yardım malzemelerinin girişinde halen ciddi güçlükler çekiliyor.

Gazze'nin nefes borusu olan Refah Sınır Kapısı'nda kısıtlamalar, zulümler, İsrail'in keyfi davranışları maalesef devam ediyor.

Bu mübarek günlerin en başta Filistin'in kahraman evlatları olmak üzere dünyanın dört bir yanında onurunu, haysiyetini ve hürriyetini korumak için mücadele eden tüm mazlumların kurtuluşuna, hasretle bekledikleri huzura kavuşmalarına vesile olmasını canı gönülden tebrik ediyorum.EMEK MESAJI* Kıymetli misafirlerimiz; emek, alın teri ve helal kazanç medeniyetimizin tam merkezinde yer alan kutsal değerlerdir.

Bu kavramlar adaletle, hakkaniyetle ve refahla yoğrulmuş tarihimizin köşe taşlarıdır.

Asırlar boyunca Ahi teşkilatımız, loncalarımız ve orta sandıklarımız sadece işçiyle işverenin hukukunu korumakla kalmamış; aynı zamanda toplumsal düzenin en sağlam teminatlarından biri olmuştur.

Ahi Evran'ın "Eşine, işine, aşına özen göster" sözü dün olduğu gibi bugün de çalışma hayatımızın temel felsefesini oluşturuyor.* Emeği mukaddes gören ve alnındaki ter kurumadan emeğin karşılığının ödenmesini emreden bir dinin mensupları olarak 2002 yılından beri siz değerli kardeşlerimin hakkını vermeye, adil ve huzurlu bir çalışma iklimini inşa etmeye gayret gösterdik.

İlk günden itibaren hedefimiz işçi, işveren ve kamu görevlisi dahil herkesin hukukunun korunduğu iş barışının en ideal seviyede sağlandığı bir sistemi ülkemize kazandırmaktı.

Ne ülkemizdeki malum çevreler gibi sermaye düşmanlığı yaptık ne sermayeyi renklere ayırdık ne de rızkını alın teri dökerek kazanan emekçi kardeşlerimizin haklarının gasp edilmesine göz yumduk.* Dengeli, sağduyulu ve rasyonel politikalarla işçilerimizin, memurlarımızın, sendikalarımızın şartlarını iyileştirmek, refah seviyelerini yükseltmek için çaba harcadık.

Yıllardır bizden önceki siyasilerin vaatlerinden öteye gitmeyen alanlarda devrim niteliğinde adımlar attık.1 MAYIS'IN RESMİ TATİL EDİLMESİNİ HATIRLATTI* Değerli kardeşlerim, bakın burada öne çıkan reformlarımızı sizlerle kısaca paylaşmak isterim. 1 Mayıs biliyorsunuz bu ülkede yıllarca en fazla tartışma konusu olan hususlardan biriydi. 1 Mayıs'ı Emek ve Dayanışma Günü olarak resmi tatil ilan ederek bütün bu gereksiz tartışmalara biz son verdik.* İşçi kardeşlerimizin daha emniyetli koşullarda çalışmalarını temin etmek için İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nu çıkardık.

Sendikaların kuruluş şartlarını biz kolaylaştırdık.

Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nu revize ederek iyileştirdik.

Sendikal güvenceleri ve grev hakkını biz güçlendirdik.

Kamu görevlilerimize toplu sözleşme hakkı tanıdık.* Ana muhalefet partisinin Anayasa Mahkemesi'ne taşıyıp iptal ettirdiği toplu sözleşme ikramiyesini yeniden biz yürürlüğe koyduk.

Kamuda başörtüsü yasağını kaldırarak kadınların çalışma hayatındaki hak ve özgürlüklerini garanti altına aldık. * Milletin anayasamızın amir hükümlerine uygun şekilde din ve vicdan hürriyetine sahip olması, inancını kamusal alanda özgürce yaşaması nedense bunlara dokunuyor, bunları adeta zıvanadan çıkartıyor.

İşte sizler de inanıyorum ki üzülerek takip ediyorsunuz.

Her karış toprağı şehit kanlarıyla yoğrulmuş, bin yıldır i'la-yi kelimetullahın sancaktarlığını üstlenmiş yüzde 99'u Müslüman olan bir ülkede işçinin, memurun, üniversite öğrencilerinin gönül rahatlığıyla cumaya gitmesine, çocukların Ramazan-ı Şerif'in neşesini doya doya teneffüs etmesine laf ediyor, 'gerici azınlığın provokasyonu' gibi son derece çirkin ve çirkeff ifadelerle saldırıyorlar.'FOSİLLEŞMİŞ GÜRUHUN HEZEYANLARINA SADECE GÜLÜYORUZ'* Laiklik kavramının korkakça arkasına saklanıp milletin inanç değerlerine ateş eden, 27 Mayıs'tan beri milli iradeye yönelik darbe girişimlerinde cuntacılara sivil alanlarda tetikçilik yapma dışında hiçbir görevi olmayan, Türkiye'nin 23 yılda yaşadığı değişimi içlerine sindiremeyen, zihnen ve fikren fosilleşmiş bu güruhun hezeyanlarına sadece gülüp geçiyoruz.

Onlar ne derse desin, hangi bildiriyi yayınlarsa yayınlasın; biz toplumun her kesiminin hak ve özgürlüklerini genişletmeye odaklanıyoruz.

İnşallah bundan sonra da aynı hassasiyetle hareket edeceğiz.'ALIN TERİNİN DEĞERİNİ İYİ BİLİRİM'* Değerli kardeşlerim, çalışma hayatına henüz genç yaşlarında İETT'de işçi olarak adım atmış bir Cumhurbaşkanı olarak alın terinin değerini çok iyi bilirim.

İster özel sektörde ister kamuda olsun helal rızık peşinde koşmanın nasıl bir mücadele gerektirdiğinin gayet farkındayım.

Bunun için siyasi hayatımızın hiçbir döneminde bazıları gibi siyasi emelleri için emeği ve emekçiyi istismar edenlerden olmadık.* Meydanlarda emekli ve emekçiye bol keseden vaat dağıttığı halde göreve gelince verdiği sözleri unutanlardan olmadık.

Kendi işçisi maaş alamadığı için belediye önünde eylem yaparken tropik adalarda zevküsefa içinde keyif çatanlar gibi olmadık.

Hep sırtımızda yumurta küfesi taşıdığımızın, 86 milyonun emanetini ve sorumluluğunu taşıdığımızın şuuruyla hareket ettik.

İlgili Sitenin Haberleri