Haber Detayı

Sandoz Türkiye Başkanı Zaim: ‘İlaç harcaması gider değil, yatırım kalemi olarak görülmeli’
Toplum aydinlik.com.tr
25/02/2026 15:43 (3 saat önce)

Sandoz Türkiye Başkanı Zaim: ‘İlaç harcaması gider değil, yatırım kalemi olarak görülmeli’

Sandoz Türkiye Başkanı Zaim, ‘Türkiye’de 100 ilaç fabrikası var. 3 milyar dolar ihraç, 6 milyar dolar ilaç ithal ediyoruz. Savunma sanayii gibi ilaç sektöründe de üretimi artırmak, önem vermek lazım’ dedi

Sandoz Türkiye Başkanı, Ortadoğu ve Afrika sorumlusu Cengiz Zaim, şirketin küresel ve Türkiye operasyonlarına ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.

Biyobenzer ve eşdeğer ilaçların sağlık sistemindeki rolüne dikkat çeken Zaim, ilaçta sürdürülebilirlik için yeni fiyat düzenlemelerine ihtiyaç olduğunu söyledi.

Türkiye’de yıllık 2.3 milyar kutu ilaç tüketildiğini, yaklaşık 10 milyar dolarlık bir harcama olduğunu, OECD verilerine göre Türkiye’de GSYH’nın yüzde 1 ile 1,5 oranında ilaç harcaması yapıldığını, bu oranın OECD’nin altında olduğu bilgilerini paylaştı. ‘BİYOBENZER VE EŞDEĞER İLAÇ SAĞLIK SİSTEMİNİ RAHATLATIYOR’ Zaim, Sandoz’un dünyanın en büyük biyobenzer ve eşdeğer ilaç firmalarından biri olduğunu belirterek, “İlaçlar geliştirilip toplum sağlığına sunuluyor.

Patent süresi sona erdiğinde biyobenzer ve eşdeğer ürünler devreye giriyor.

Bu sayede daha uygun maliyetlerle daha fazla hastaya erişim sağlanıyor.” dedi.Biyobenzer ilaçları, “aynı kapıyı açan iki farklı anahtar” benzetmesiyle anlatan Zaim, referans biyolojik ilaçlarla klinik olarak eşdeğer etkinlik ve güvenliliğin kanıtlandığını vurguladı.

Onkoloji, immünoloji, dermatoloji ve gastroenteroloji gibi alanlarda biyobenzerlerin tedaviye erişimi artırdığını kaydetti. ‘TÜRKİYE’DE 70 YILLIK SANAYİCİYİZ’ Sandoz’un dünyada 140, Türkiye’de ise 70 yılı geride bıraktığını hatırlatan Zaim, şirketin 100’den fazla ülkede faaliyet gösterdiğini, 23 bin çalışanı ve 1500’ü aşkın ürünü bulunduğunu aktardı.

Türkiye’de yalnızca istihdam sağlayan bir şirket olmadıklarını dile getiren Zaim, “Dünyadaki 15 üretim tesisimizin en büyük üçünden biri Türkiye’de.

Burada ürettiğimiz ilaçları 60’tan fazla ülkeye ihraç ediyoruz.” diye konuştu.Gebze’deki fabrikaya 80 milyon dolarlık yatırım yapıldığını belirten Zaim, üretim kapasitesinin 10 milyar tabletten 15 milyar tablete çıkarılmasının hedeflendiğini söyledi.

Türkiye’de satılan ürünlerin yüzde 98’inin yerli üretim olduğunu kaydetti. ‘OECD ORTALAMASININ ALTINDAYIZ’ Türkiye’de yıllık yaklaşık 2,3 milyar kutu ilaç tüketildiğini ve pazar büyüklüğünün 10 milyar dolar seviyesinde olduğunu ifade eden Zaim, ilaç harcamalarının gayrisafi yurt içi hasıla içindeki payının yüzde 1 ila 1,5 aralığında seyrettiğini belirtti.OECD verilerine atıf yapan Zaim, “Türkiye, ilaç harcamalarının milli gelire oranında OECD ortalamasının alt sıralarında yer alıyor.

İlaç, bir gider kalemi değil; sağlığa ve üretkenliğe yapılan yatırımdır.” değerlendirmesinde bulundu. ‘BİYOBENZERLERDE BÜYÜK FIRSAT VAR’ Biyolojik ilaçların yüksek maliyetine işaret eden Zaim, önümüzdeki 10 yıl içinde yaklaşık 300 milyar dolarlık biyolojik ilacın patent süresinin dolacağını söyledi.

COVID-19 sonrası dönemde birçok ülkenin geri ödeme sistemlerinde biyobenzerlere daha fazla alan açtığını kaydeden Zaim, “İtalya gibi ülkelerde biyobenzer kullanım oranı yüzde 90’lara ulaştı.

Türkiye’de ise biyolojik ilaç pazarında biyobenzerlerin payı yaklaşık yüzde 10 seviyesinde.” dedi.Ruhsat süreçlerinin hızlandırılmasının önemine değinen Zaim, Türkiye’de biyobenzer sayısının sınırlı olduğunu, daha fazla ürünün pazara girmesiyle hem erişimin hem de kamu tasarrufunun artacağını dile getirdi. ‘KUR VE FİYAT POLİTİKASI SÜRDÜRÜLEBİLİR OLMALI’ İlaç sektöründe kur ve fiyatlandırma mekanizmasının sürdürülebilirliğe doğrudan etki ettiğini vurgulayan Zaim, son beş yılda maliyetlerin yaklaşık beş kat arttığını, ilaç fiyatlarının ise aynı dönemde 2,5 kat yükseldiğini söyledi.“Bugün büyük bir ilaç yokluğu krizi yok.

Ancak önümüzdeki 5-10 yıl için sürdürülebilir bir yapı kurmak zorundayız.” diyen Zaim, özellikle ham madde tarafında ithalata bağımlılığın devam ettiğini, ölçek ekonomisi nedeniyle Çin ve Hindistan’ın belirleyici konumda olduğunu ifade etti. ‘TÜRKİYE MÜKEMMELİYET MERKEZİ’ Sandoz’un üretim stratejisinde ülkeler bazında uzmanlaşma modelini benimsediğini belirten Zaim, tablet ve kapsül üretiminde Türkiye’nin bir “mükemmeliyet merkezi” konumunda olduğunu söyledi.

Biyobenzer üretiminin Slovenya’da, bazı antibiyotiklerin Avusturya’da, onkoloji ürünlerinin ise Hindistan’da üretildiğini aktardı.Türkiye’de yaklaşık 700 kişiye istihdam sağladıklarını ve 100 milyon doların üzerinde ekonomik katkı sunduklarını kaydeden Zaim, Amerika’ya ihracatın da başladığını belirtti. ‘HASTALARIN GÜVENİ İÇİN BİLİMSEL ŞEFFAFLIK ŞART’ Toplumda biyobenzer ilaçlara yönelik tereddütlere de değinen Zaim, “Daha uygun fiyatlı olması, daha düşük kaliteli olduğu anlamına gelmez.

Biyobenzerler klinik çalışmalarla etkinliği ve güvenliliği kanıtlanmış ürünlerdir.” dedi.Hekim ve hasta farkındalığının artırılmasının önemine işaret eden Zaim, sürdürülebilir bir sağlık sistemi için biyobenzer ve eşdeğer ilaçların yaygınlaşmasının kritik rol oynadığını sözlerine ekledi.

İlgili Sitenin Haberleri