Haber Detayı

Sosyal medya kullanıcılarına özel güvenlik düzenlemesi: “E-devlet doğrulaması ve isteğe bağlı biyometri” - Teknoloji Haberleri
haberturk.com
25/02/2026 11:49 (2 saat önce)

Sosyal medya kullanıcılarına özel güvenlik düzenlemesi: “E-devlet doğrulaması ve isteğe bağlı biyometri” - Teknoloji Haberleri

AK Parti'nin hazırladığı ve "Aile Paketi" olarak bilinen kanun teklifiyle Türkiye'de sosyal medya platformlarına girişte zorunlu kimlik doğrulama dönemi başlıyor. Adalet Bakanı Akın Gürlek'in açıklamalarına göre 2026 yılı içinde yürürlüğe girmesi hedeflenen düzenleme kapsamında hesap açmak ve paylaşım yapmak için hem T.C. kimlik doğrulaması hem de cep telefonu onayı şart koşulacak. Özellikle 16 yaş altı çocuklara sosyal medya hesabı açma yasağı getirilecek, 18 yaş altına biyometrik yaş doğrulaması ve erişim kısıtlamaları uygulanacakken, anonim hesaplar büyük ölçüde sona erecek ve kimliği doğrulanmamış profillerin paylaşım yapamaması veya...

AK Parti TBMM grubu, sosyal medya platformlarına girişte kimlik doğrulama şartı getirilmesine yönelik bir kanun teklifi üzerinde çalışıyor.

Küçükleri internetin zararlı içeriklerinden korumaya dönük 16 yaş altı kullanıcılara sosyal medya yasağı getirilmesine yönelik düzenlemenin ardından TBMM gündemine getirilecek kanun teklifi, kişisel özel verilerin ve bilgilerin kötü niyetli kullanımının önüne geçebilmek amacıyla özel hükümlerle donatılacak.

AK Parti kurmayları, bu konuda teknik altyapı geliştirebilmek için Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) ve İçişleri Bakanlığı ile temas halinde çalışmalar yürütüyor.

Bir AK Partili yönetici, düzenlemenin “her veriyi zorunlu kılmadan, teknik düzeyde güvenli bir model” üzerine inşa edilmek istendiğini belirterek şu çerçeveyi çizdi: Kimlik doğrulama e-Devlet entegrasyonu üzerinden yapılabilir.

Biyometrik yüz tanımlama gibi yöntemler isteğe bağlı olabilir.

Kullanıcı, sakınca görmediği veriyi paylaşarak hesabını doğrulayabilir.

Bu altyapının kurulması için servis sağlayıcılarla görüşmeler yapılacak. 16 yaş altına ilişkin düzenlemede uygulanan modele benzer bir sistem kurulabilir.

Bunun için teknolojik imkânlar uygun.

Burada atıf yapılan sistem, e-Devlet Kapısı üzerinden kamu hizmetlerine erişimde kullanılan doğrulama altyapısı.

SAHTE HESAPLAR, HAKARET VE DEZENFORMASYON İktidar partisi özellikle sahte veya müstear isimle açılan hesaplar üzerinden yapılan hakaret, tehdit ve dezenformasyon faaliyetlerini kanuna gerekçe gösteriyor.

Seçim dönemlerinde artan dijital manipülasyon, deepfake içerikler ve anonim hesap ağları da düzenlemenin arka planındaki motivasyonlardan biri.

Bu yönüyle teklif, yalnızca bireysel hakaret vakalarına değil; kamu düzeni, seçim güvenliği ve toplumsal istikrara ilişkin kaygılara da dayandırılıyor.

ANAYASAL SINIRLAR Mesele teknik olmaktan çok anayasal bir nitelik taşıyor.

Türkiye’de ifade özgürlüğü ve haber alma hakkı, Anayasa Mahkemesi içtihatlarında geniş yorumlanıyor.

Mahkeme, bugüne kadar anonim ifade hakkını da ifade özgürlüğünün koruma alanı içinde değerlendiren kararlar verdi.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de anonimliği, özellikle siyasi eleştiri bağlamında korunan bir unsur olarak görüyor.

ZORUNLU KİMLİK DOĞRULAMA GÜVENLİK RİSKLERİ Zorunlu kimlik doğrulaması şu soruları gündeme getiriyor: Anonim ifade tamamen ortadan kalkar mı?

Devlet, sosyal medya kullanıcılarının kimlik bilgilerine doğrudan erişebilir mi?

Bu verilerin güvenliği nasıl sağlanacak? Özel hayatın gizliliği ve kişisel verilerin korunması ilkesi nasıl teminat altına alınacak?

Burada Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK) ve 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu da devreye giriyor.

Kimlik doğrulama sisteminin hukuka uygunluğu; ölçülülük, gereklilik ve orantılılık testlerinden geçmek zorunda.

TEKNİK MODEL KORUR MU?

Teknik olarak üç model öne çıkıyor: Tam zorunlu doğrulama: Sosyal medya hesabı açmak için e-Devlet entegrasyonu şartı.

Kademeli doğrulama: Doğrulanmış hesaplara bazı ayrıcalıklar tanınması.

İsteğe bağlı doğrulama: Kullanıcı dilerse kimliğini doğrular, doğrulanmış ibaresi alır.

AK Parti’nin taslak çalışmasında bu üçüncü modele yakın bir çerçeve üzerinde çalışılıyor.

Ancak “isteğe bağlı” model dahi fiilen zorunluluğa dönüşebilir. Çünkü doğrulanmamış hesapların erişimi veya görünürlüğü sınırlanırsa eşitlik sorunu doğabilir.

ULUSLARARASI UYGULAMALAR Dünyada genel eğilim, platformlara içerik kaldırma yükümlülüğü getirmek yönünde; doğrudan kimlik doğrulama zorunluluğu ise yaygın değil.

Avrupa Birliği’nin Dijital Hizmetler Yasası (DSA) platform sorumluluğunu artırıyor ancak anonimliği bütünüyle kaldırmıyor.

ABD’de ise ifade özgürlüğü çok daha geniş yorumlanıyor.

Bu nedenle Türkiye’de getirilecek model, küresel örnekler içinde istisnai bir yerde konumlanabilir.

GÜVENLİK Mİ ÖZGÜRLÜK MÜ?

Bu tartışma klasik bir denge sorusuna dayanıyor: Dijital alanda güvenlik ve hesap verebilirlik mi öncelikli olacak, yoksa anonim ifade özgürlüğü mü?

Devletin görevi bireyi korumak; ancak bireyi korurken devlete karşı bireyin özgürlük alanını daraltmamak da aynı derecede önemli. “Çifte doğrulama” yazımda vurguladığım gibi; teknik güvenlik tedbirleri ile kimlik denetimi birbirinden ayrılmalı.

İki aşamalı giriş, şifre güvenliği ve platform sorumluluğu başka; gerçek kişi kimlik eşlemesi başka bir mesele.

Kanun teklifi, bu yasama yılı döneminde TBMM gündemine getirilecek.

Kanun metninin nasıl şekilleneceği ve muhalefetin yaklaşımı da belirleyici olacak.

Sivil toplum, barolar, dijital haklar savunucuları ve akademisyenlerin sürece katkı sunması bu düzenlemenin yasalaşması konusunda kritik önemde.

Teknoloji gelişti; aynı ölçüde hukukun da geliştirilmesi gerekli… Bu düzenleme, yalnızca sosyal medyaya giriş yöntemini değil; Türkiye’de dijital yurttaşlığın sınırlarını da yeniden çizecek gibi görünüyor.

İlgili Sitenin Haberleri