Haber Detayı

Bilim dünyasını sarsan deprem araştırması
Bilim - teknoloji nefes.com.tr
25/02/2026 12:01 (1 saat önce)

Bilim dünyasını sarsan deprem araştırması

Yeni bir çalışma, yoğun güneş aktivitesinin iyonosferde elektriksel değişimlere yol açarak, zaten zayıflamış fay zonlarında kırılma süreçlerini dolaylı biçimde etkileyebileceğini öne sürdü. Araştırma, deprem tahmini iddiası taşımıyor ancak uzay havası ile yer kabuğu arasındaki olası fiziksel etkileşme olduğunu iddia ediyor.

Kyoto Üniversitesi’ndeki bilim insanları, iyonosferde meydana gelen bozulmaların Dünya’nın derin kabuğunda elektrostatik kuvvetler oluşturup oluşturamayacağını inceleyen kuramsal bir model geliştirdi.

Belirli koşullar altında bu kuvvetlerin, büyük depremlerin başlamasına katkıda bulunabileceği öne sürülüyor.Araştırmacılar, çalışmanın depremleri öngörmeyi amaçlamadığını vurguluyor.

Çalışma, güneş patlamaları gibi yoğun güneş aktivitelerinin iyonosferdeki elektrik yüklerini değiştirmesiyle, yer kabuğunda halihazırda zayıflamış bölgelerin nasıl etkilenebileceğine dair olası bir fiziksel mekanizmayı tanımlıyor.Bu çerçevede, iyonosferdeki yük değişimlerinin, fay hatlarına yakın kırık ve çatlak bölgelerdeki gerilme koşullarını dolaylı olarak etkileyebileceği öne sürülüyor.İYONOSFER FAY ZONLARINI NASIL ETKİLEYEBİLİR?Modelde, yer kabuğundaki çatlaklı bölgelerin son derece yüksek sıcaklık ve basınç altında, süperkritik halde su içerebileceği varsayılıyor.

Elektriksel açıdan bu kırıklı bölgelerin birer kapasitör gibi davrandığı, hem yeryüzüyle hem de alt iyonosferle bağlantılı geniş bir elektrostatik sistem oluşturduğu belirtiliyor.Güneş aktivitesinin artmasıyla iyonosferdeki elektron yoğunluğu önemli ölçüde yükselebiliyor.

Bu durum, alt iyonosferde negatif yüklü bir tabaka oluşmasına yol açabiliyor.

Kapasitif bağlanma yoluyla bu yük, kırık kayaçların içindeki mikroskobik boşluklarda güçlü elektrik alanları üretebiliyor.Araştırmacıların hesaplamalarına göre, büyük güneş patlamalarına bağlı olarak iyonosferde toplam elektron içeriğinde (TEC) onlarca birimlik artışlar, yer kabuğundaki bu boşluklarda birkaç megapaskal düzeyinde elektrostatik basınç oluşturabilir.

Bu değerlerin, fay stabilitesini etkilediği bilinen gelgit veya yerçekimsel gerilmelere yakın olabileceği ifade ediliyor.BÜYÜK DEPREMLER ÖNCESİ GÖZLENEN İYONOSFER ANOMALİLERİBilim insanları, güçlü depremlerden önce alışılmadık iyonosfer davranışlarının sıkça gözlendiğini hatırlatıyor.

Bu gözlemler arasında elektron yoğunluğunda ani artışlar, iyonosfer yüksekliğinde düşüşler ve orta ölçekli iyonosferik dalgaların yavaşlaması yer alıyor.Geleneksel olarak bu değişimler, yer kabuğunda biriken stresin iyonosfere yansıması şeklinde yorumlanıyordu.

Yeni çalışma ise iki yönlü bir etkileşim ihtimaline işaret ediyor.

Buna göre, yer içindeki süreçler iyonosferi etkileyebilirken, iyonosferdeki bozulmalar da geri besleme yoluyla yer kabuğuna ek kuvvetler iletebilir.Araştırmacılar, bu yaklaşımın güneş aktivitesinin depremlere doğrudan neden olduğunu iddia etmediğini özellikle vurguluyor.JAPONYA’DAKİ DEPREMLERLE ZAMANLAMA DİKKAT ÇEKTİÇalışmada, Japonya’da meydana gelen bazı büyük depremlerin, yoğun güneş patlamalarının yaşandığı dönemlerin hemen ardından gerçekleştiğine dikkat çekiliyor. 2024 Noto Yarımadası depremi bu örnekler arasında yer alıyor.Araştırmacılar, bu zamanlamanın neden-sonuç ilişkisi kanıtlamadığını ancak fayların zaten kırılmaya yakın olduğu durumlarda iyonosferik bozulmaların katkı sağlayıcı bir etken olabileceği fikriyle uyumlu olduğunu belirtiyor.DEPREMLERE BAKIŞ AÇISI GENİŞLİYORPlazma fiziği, atmosfer bilimi ve jeofiziği bir araya getiren bu yaklaşım, depremlerin yalnızca yer içi kuvvetlerle açıklanması gerektiği yönündeki geleneksel bakış açısını genişletiyor.Araştırma, iyonosfer koşullarının yer altı ölçümleriyle birlikte izlenmesinin, depremlerin nasıl başladığını anlamada ve sismik risk değerlendirmelerinde yeni bir pencere açabileceğini ortaya koyuyor.Gelecek çalışmalarda, GNSS tabanlı yüksek çözünürlüklü iyonosfer tomografisi ile ayrıntılı uzay havası verilerinin birleştirilmesi planlanıyor.

Amaç, iyonosferik bozulmaların hangi koşullarda yer kabuğu üzerinde anlamlı elektrostatik etkiler yaratabileceğini netleştirmek.

İlgili Sitenin Haberleri