Haber Detayı
Denizde ‘akıllı’ güç: SANCAR SİDA! Onu diğerlerinden farklı kılan sır ne? ‘12.7 mm detayı yakın çatışmalarda büyük fark yaratacak’
Türkiye, yerli ve ileri teknolojili silahlı insansız deniz aracı SANCAR ile güvenlik konseptini yeniden yazıyor. Peki, bu araç emsallerinden ne kadar farklı ve hangi kritik görevleri üstlenebiliyor? Yakın çatışmalardan uzun menzilli operasyonlara kadar neleri mümkün kılıyor? Güvenlik ve Terör Uzmanı Emekli İstihbarat Albay Coşkun Başbuğ, Hurriyet.com.tr’ye çok önemli açıklamalarda bulundu.
Gelişen askerî teknolojiler, yalnızca hava ve kara alanlarını değil, denizlerdeki güvenlik dinamiklerini de giderek daha çeşitli hale getiriyor.Artan risk ortamına karşı Türkiye’nin savunma sanayii, ileri teknolojileri operasyonel güce dönüştürerek özgün ve yerli çözümler geliştirmeye devam ediyor.Bu çalışmaların öne çıkan örneklerinden biri de HAVELSAN tarafından geliştirilen SANCAR Silahlı İnsansız Deniz Aracı (SİDA).
Modern harp ihtiyaçlarına yanıt verecek şekilde tasarlanan SANCAR, deniz güvenliğinde yeni bir dönemin habercisi olarak dikkat çekiyor.
Gözden Kaçmasın Son dakika: MSB: Balıkesir’de F-16 düştü, 1 pilotumuz şehit oldu...
Bakan Gürlek: Soruşturma başlatıldı!
Şehidimizin kimliği belli oldu Haberi Görüntüle Peki, tüm bu teknolojik gelişmeler denizlerde nasıl bir stratejik avantaj sağlıyor?
Türkiye’nin mevcut projeleri bu alanda hangi boşlukları dolduruyor?
En önemlisi SANCAR, emsalleriyle kıyaslandığında hangi özellikleriyle ön plana çıkıyor?
Mercek altına aldık.‘DENİZ HAKİMİYETİ STRATEJİK BİR ZORUNLULUK’Savunma ve güvenlik politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Coşkun Başbuğ, Türkiye’nin denizlerdeki varlığını güçlendirmeye yönelik önemli bir atılım içinde olduğunu söyledi.
Türkiye’nin üç tarafının denizlerle çevrili olduğuna dikkat çeken Başbuğ, bu nedenle deniz hakimiyetinin stratejik bir zorunluluk olduğunu vurguladı ve halihazırda yürütülen yaklaşık 40 projeye işaret etti.Bu çapta bir atılımın dünyada benzerinin az görüldüğünü ifade eden Başbuğ, projeler arasında SİDA’lar, uçak gemisi ve fırkateynlerin bulunduğunu belirtti.
Türkiye’nin denizde her alanda müdahale edebilecek bir güç inşa etmeyi hedeflediğini söyleyen uzman isim, “Denizde her yerde müdahale edebilecek güce erişmek isteyen ve anında da o gücü silahlı güce döndürmek isteyen bir akıl işliyor” ifadelerini kullandı.
Grafik: Harun Elibol / helibol@hurriyet.com.tr ‘SAVUNMA SANAYİSİNDE İNSANSIZ TEKNOLOJİLERDE TÜRKİYE ZİRVEDE’İnsansız teknolojilerin küresel ölçekte tartışıldığını da dile getiren Coşkun Başbuğ, Türkiye’nin bu alanda öncü ülkeler arasında yer aldığını savundu:“Günümüz teknolojisinde insansız sistemler zaten dünyada tartışılıyor.
İngiltere bizim açtığımız süreç sonunda ‘acaba insansız ordular mümkün mü’ diye tartışıyor, taktik planlarında revizeye gidiyor.
Biz ise doğru bir yoldayız.
Savunma sanayisinde özellikle insansız teknolojilerde Türkiye zirvede.
Ayrıca SİDA’lar denizlerde artık önemli bir güç çarpanı…” Gözden Kaçmasın Türkiye Baltık Denizi'nde ABD'nin yerini mi dolduracak?
NATO'dan Rusya'ya TCG ANADOLU ile gözdağı!
Haberi Görüntüle ‘KRİTİK OLAN HUSUS KOMPOZİT YAPI’SANCAR, 12.7 metre uzunluğa, 3.3 metre genişliğe ve 9 ton deplasmana sahip.
Bu üç durum muadillerine kıyasla hemen hemen aynı mı yoksa farklık barındırıyor mu?Bu soruma Coşkun Başbuğ, SANCAR’ın emsalleriyle kıyaslandığında benzer metraja sahip olduğunu ancak asıl farkın yapısal özelliklerde ortaya çıktığını belirtti:“Metraja bakıldığında aynı.
Ancak kritik olan husus kompozit yapı.
Deplasman ağırlığı bakımından diğerleri biraz daha ağır.
SANCAR ise kompozit özelliğinden dolayı yük hafiflediği için menzilde artı yakıtta büyük tasarruf sağlayabiliyor.
Şu an erişilen pozisyon bu.
Emsallerinden en büyük farkı gövde yapısı ve kompozit yapı.
Bir de modüler olması.” ‘BU GERÇEKTEN MÜTHİŞ BİR MENZİL’Araç, 10 knot hızda 400 deniz mili (bu da yaklaşık 740 kilometre) menzil sunuyor ve Deniz Durumu 4 şartlarında görev yapabiliyor.
Bunu nasıl yorumlamak gerekiyor?Coşkun Başbuğ, 400 deniz mili menzilin dikkat çekici bir kapasite olduğunu belirterek şu önemli bilgilerin altını çizdi:“Bu gerçekten müthiş bir menzil.
Ancak şu hususu özellikle vurgulamak gerekir: Söz konusu değer, belirli hız koşulları altında geçerli. 400 deniz mili menzile, 10-15 knot seyir süratiyle ulaşılıyor.
Özellikle düşük süratle icra edilen mayın arama ve tarama görevlerinde bu hedef menzil rahatlıkla mümkün.
Sürat arttıkça menzilde bir miktar azalma yaşansa da, hız artışına bağlı kayıp yüzde 10–15 seviyesini aşmaz.
Genel çerçeveden bakıldığında performans açısından herhangi bir olumsuzluk söz konusu değil.” DENİZDEKİ YAKIN ÇATIŞMALARDA BÜYÜK FARK YARATACAK GÜÇTECoşkun Başbuğ, SANCAR’da bulunan 12.7 mm kalibrelik silah sisteminin deniz platformlarındaki önemine de dikkat çekti.12.7 mm’nin karada uçaksavar silahı olarak kullanılan güçlü bir kalibre olduğunu belirten Başbuğ, bu sistemin denizde ise yakın çatışmalarda ve su üstü muharebelerde görev yapmak üzere tasarlanmış uzaktan komutalı bir silah sistemi olduğunu ifade etti.
Gözden Kaçmasın ABD'nin dev askeri yığınağı uydu görüntüleriyle tespit edildi: 150 savaş uçağı İran'a karşı konuşlandırıldı Haberi Görüntüle Yatay ve dikey eksende hareket kabiliyetine sahip, 360 derece atış yapabilen makineli tüfek sisteminin özellikle yakın mesafeli angajmanlarda etkili olduğunu vurgulayan Başbuğ, 12.7 mm’nin denizde yaşanabilecek bir yakın çatışmada ciddi bir fark yaratabilecek güçte olduğunu kaydetti.EN ÖNEMLİ TEKNOLOJİK FARKI: ADVENT C4ISR GÖREV SİSTEMİ! ‘BİRÇOK DÜNYA ÜLKESİ BU SİSTEMİ ARAŞTIRIYOR’Coşkun Başbuğ, SANCAR SİDA’nın en önemli teknolojik farklarından birinin HAVELSAN tarafından geliştirilen ADVENT C4ISR görev sistemiyle donatılması olduğunu belirtti.Başbuğ, “Bu sistem, aracın bir ‘akla’ sahip olmasını ve diğer askeri birimlerle tam bir uyum içinde çalışmasını sağlıyor.
Emsallerinden ayrılan en önemli özelliklerinden biri bu.
Bu sistem zaten HAVELSAN tarafından da çok fazla ön plana çıkarılıyor.
Şu an birçok dünya ülkesi nasıl oluyor da bu araçlar ADVENT sistemine entegre ediliyor bunu araştırıyor.
Hatta ADVENT Türkiye’nin bulduğu bir sistem.
Kara, hava ve deniz tek bir merkezden, savaş yönetim merkezi gibi düşünebilir; tamamının tek bir elden yönetildiği ve entegrasyonun sağlandığı bir sistem.
Dolayısıyla SANCAR da bu sisteme dahil edilmiş oldu” ifadelerini kullandı.