Haber Detayı
Altıgen İttifak’ın hedefi Türkiye mi
İsrail Başbakanı Netanyahu, Hindistan Başbakanı Modi’nin bugünkü ziyareti öncesinde çok ilginç bir çıkış yaptı:
“Ortadoğu’nun çevresinde veya içinde bir ‘altıgen ittifaklar sistemi’ oluşturacağız.”Netanyahu bu ittifakta, İsrail’in yanında Hindistan, Yunanistan, Kıbrıs Rum Yönetimi ve ismini vermediği Arap, Afrikalı ve Asyalı ülkelerin yer alacağını iddia etti.Peki bu ittifak kime karşı kurulacak?Netanyahu şöyle diyor: “Buradaki amaç, hem çok sert darbeler indirdiğimiz radikal Şii eksenine hem de yeni ortaya çıkan radikal Sünni eksenine karşı aynı görüşteki uluslardan bir cephe oluşturmak.”Doğrusu sayılan (ve sayılmayan) müttefik ülkelere bakınca hedeflenen amaç ile ittifakın kapsadığı coğrafya pek uyuşmuyor.Peki o zaman mesele ne?Netanyahu’nun bölgesel ihtirasları karşısında en büyük engel olarak gördüğü Türkiye ile jeopolitik rekabeti farklı bir noktaya çekme niyetinde olduğu açık.Yunanistan’dan Hindistan’a, Orta Asya’dan Aden Körfezi’ne ulaşan yeni bir politik satrancın açılış oyununu izliyoruz.Gelin bunu daha kolay anlamak için son gelişmeler ışığında bir ufuk turu yapalım.HİNDİSTAN-YUNANİSTAN EKSENİ Birkaç hafta önce Avrupa Birliği ve Hindistan küresel dengeleri değiştirecek bir serbest ticaret anlaşması imzaladı.
Bugünlerde herkesi etkileyen ticaret savaşlarında önemli bir eşikti bu anlaşma.Geçen hafta Yunanistan Başbakanı Miçotakis Hindistan’daydı.
Yeni anlaşmaya uygun olarak Yunanistan’ın Hindistan’da iki ticari konsolosluk açacağını açıkladı.Hindistan’ın bir bölgesel güçten küresel güce dönüşme hırsı bölgede onu Yunanistan ve İsrail’le buluşturdu.
Modi, ülkesinin Soğuk Savaş’tan beri sürdürdüğü Filistin politikasını terk ederek Netanyahu ile yakın bir işbirliği kurdu.
Bugün de İsrail Meclisi’nde konuşma yapacak.
Savunma, teknoloji ve ekonomik entegrasyon bu ilişkinin sac ayakları.
Ancak Modi’ye ülkesi içinde destek kadar tepki de var.
DOĞU AKDENİZ HATTI İsrail’in Yunanistan ve Kıbrıs Rum Yönetimi ile son dönemde geliştirdiği ilişkilerin hedefinde Türkiye olduğu aşikâr.Üç lider aralık ayında Kudüs’te buluştu ve kendi aralarında birlik mesajı verdi.İşin temelinde Türkiye’nin Libya ve Mısır’la yakınlaşmasıyla birlikte Akdeniz’deki yetki alanları mücadelesi olsa da mesele bununla sınırlı değil.Ortak deklarasyonda bölgedeki bütün enerji ve bağlantı projeleri, Hindistan-Ortadoğu-Avrupa Ekonomik Koridoru (IMEC) bağlamında değindiriliyor.Yunanistan askeri mühimmat, istihbarat ve eğitim konusunda İsrail’e bel bağlamış vaziyette.İki ay önce Yunan Parlamentosu, İsrail’den 650 milyon Euro değerinde 36 adet PULS roket sisteminin alımını onayladı. 10 yıl içinde 28 milyar Euro’luk askeri harcama yaparak Türkiye ile rekabet edebilecek bir noktaya ulaşmak hedefinde.İsrail aynı zamanda Kıbrıs Rum Kesimi’nde bu yıl içinde Deniz Siber Güvenlik Mükemmeliyet Merkezi (MCCE) kurmayı planlıyor.
Bir yandan da Kalamata’daki askeri üste Yunan pilotlara eğitim veriyor.Netanyahu yönetimi Akdeniz’de hem silahlanmayı artırıp hem de Hindistan’ı enerji koridorları için bölgeye çekmeyi amaçlıyor.
AFRİKA BİLMECESİ Netanyahu isim vermese de ‘Altıgen İttifak’ın Afrika ayağını Somaliland’in oluşturduğu açık.İsrail kısa süre önce Somali’nin ihtilaflı bölgesi Somaliland’i devlet olarak tanıyan ilk ülke oldu.
Böylece uzun yıllardır Somali’yle ticari ve askeri yakın işbirliği kuran Türkiye ile Afrika Boynuzu’nda da karşı karşıya geldi.Türkiye geçen yılki Savunma ve Ekonomik İşbirliği Çerçeve Anlaşması sayesinde Somali ile ilişkilerini stratejik bir seviyeye taşıdı.
Mersin limanından 10 gün önce yola çıkan Çağrı Bey sondaj gemisi bu sayede Somali açıklarında petrol ve doğalgaz arayacak.
İsrail’in Somali iç savaşından tam 34 yıl sonra birdenbire Somaliland’i devlet olarak tanıması tesadüf olmasa gerek.
ARAP VE ASYA CEPHESİ Netanyahu’nun isim vermekten çekindiği Arap ülkesi de Somaliland ve Sudan gibi konularda onunla aynı noktada duran Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) olsa gerek.İki ülke İran etkisi, Husi saldırıları, ticaret yollarının güvenliği gibi ortak kaygılara sahip.
BAE’yle çıkar ilişkisi İsrail için Kızıldeniz ve Afrika Boynuzu’ndaki stratejik derinliğini genişletmesi anlamına geliyor.Netanyahu’nun isim vermeden geçtiği Asya ülkesinin de Kazakistan olması mümkün.
Kazakistan lideri Tokayev, İsrail ile normalleşme taahhüdü içeren İbrahim Anlaşmalarını son imzalayan ülke.
Orta Asya’da Rusya etkisinden kurtulmaya çalışan bazı ülkelerin ABD ve İsrail’le yakınlaşması sürpriz değil.
TÜRKİYE’NİN POZİSYONU Netanyahu’nun ‘Altıgen İttifak’ olarak tanıttığı yeni jeopolitik satrançta Türkiye’nin pozisyonunu İsrail açısından anlamamızı sağlayacak bir analiz önceki gün Jerusalem Post gazetesinde yayımlandı.Seth J.
Fratzman imzalı yazıda Türkiye’nin özellikle 2019’dan sonra bölge ülkeleriyle iyi ilişkiler kurmaya başlamasının ve Ukrayna-Rusya savaşında bir denge faktörü olmasının oyunu değiştirdiği, Suriye’de Esad’ın düşmesinin bir dönüm noktası olduğu vurgulanıyor.Bu değişen politikaların İsrail’de endişeye yol açtığını söyleyen Fratzman yazıyı şu cümlelerle bitirmiş: “Ankara, İsrail’in artık bir krizden diğerine savrulduğunu düşünüyor.
Özünde Ankara, rollerin değiştiğine inanıyor: Kendini artık krizleri tetikleyen ülke değil, istikrar sağlayıcı bir güç olarak görüyor.
İsrail’in ise kriz üretici bir aktöre dönüştüğünü varsayıyor.”İşte ‘Altıgen İttifak’ söylemini Netanyahu’nun bu mevcut şartlardaki tepkisi olarak okumak da mümkün.