Haber Detayı

Fuat Oktay’dan Bakü’de kritik "Arabuluculuk" mesajı: "ABD ile İran arasındaki müzakereleri destekliyoruz, yardımcı oluyoruz"
Politika tgrthaber.com
24/02/2026 18:15 (1 saat önce)

Fuat Oktay’dan Bakü’de kritik "Arabuluculuk" mesajı: "ABD ile İran arasındaki müzakereleri destekliyoruz, yardımcı oluyoruz"

TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay, Bakü’de düzenlenen Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan Üçlü Ortak Konferansı'nda dünya gündemine oturan açıklamalarda bulundu. Oktay, Güney Kafkasya’daki yeni barış projelerinden ABD-İran gerilimine, Gazze’den Suriye’deki yeni yönetim sürecine kadar pek çok kritik başlıkta Türkiye’nin vizyonunu paylaştı.

TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay, Azerbaycan’ın başkenti Bakü’deki temaslarına devam ediyor.

Oktay, temaslar kapsamında, Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan Parlamentoları Dışişleri Komisyonları 10.

Üçlü Ortak Konferansı’na katıldı.

TRIPP KORİDORU VE ENERJİ HATTI Konferansta konuşan Oktay, "Güçlü müttefikimiz Azerbaycan ve stratejik ortağımız Gürcistan ile ekonomi, savunma, enerji, ulaştırma, dijitalleşme, kültür ve eğitim dahil olmak üzere geniş bir yelpazede mükemmel ilişkilerimizi sürdürmekten memnuniyet duyuyoruz.

Hem ikili hem de üçlü düzeyde iş birliğimiz derinleşmeye devam etmektedir.

Devletten devlete ilişkilerin ötesinde, halklarımız arasındaki güçlü bağlar ortaklığımızın en sağlam temelini oluşturmaktadır.

Güney Kafkasya’da barış ve istikrar Türkiye için her zaman bir öncelik olmuştur.

Bugün, onlarca yıllık çatışmanın ardından kalıcı barışı güvence altına almak ve müreffeh bir bölgesel düzen kurmak için tarihi bir fırsatla karşı karşıyayız.

Azerbaycan-Ermenistan barış sürecinin başarıyla sonuçlandırılmasını güçlü şekilde destekliyoruz.

Azerbaycan ile Ermenistan arasında son dönemde atılan adımların güven inşa edilmesine katkı sağladığını görüyoruz.

Trump Uluslararası Barış ve Refah Koridoru (TRIPP) projesi, Azerbaycan'ı Nahçıvan'a bağlayacak ve Doğu-Batı ulaşım yollarını geliştirecek bir bağlantı girişimi olacaktır.

Bu proje Güney Kafkasya genelinde ekonomik entegrasyonu güçlendirecek ve tüm bölge için önemli bir ekonomik hızlandırıcı işlevi görecektir.

Bu proje sayesinde Gürcistan’ın da bölgedeki genel ekonomik faaliyetlerin canlanmasından fayda sağlayacağına inanıyorum.

Nitekim Gürcistan bu projeden önemli ölçüde fayda sağlayacaktır ancak yalnızca Gürcistan değil, tüm bölge ülkeleri de yararlanacaktır" dedi. "DOĞU İLE BATI’YI BAĞLAMAK İÇİN ARAMIZDAKİ BAĞLANTISALLIĞI GÜÇLENDİREN PROJELERE ODAKLANMALIYIZ" Türkiye-Ermenistan normalleşme süreci ile ilgili konuşan Oktay, "Tüm komşularımızla yapıcı ilişkiler sürdürmek dış politikamızın temel ilkelerinden biridir.

Bu anlayış doğrultusunda ve Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki ilişkilerin gelişmesi çerçevesinde Ermenistan ile normalleşme sürecini sürdürüyoruz.

Azerbaycan-Ermenistan barış süreci ile Türkiye-Ermenistan normalleşmesinin başarıyla tamamlanmasının Güney Kafkasya’da yeni bir istikrar ve refah döneminin önünü açacağına kesinlikle inanıyoruz.

Gürcistan’ın bölgesel gelişmelere yönelik yapıcı ve dengeli yaklaşımını da takdir ediyoruz.

Gürcistan’ın diyalog ve koordinasyona yaptığı olumlu katkı büyük değer taşımaktadır.

Bu yıl Ahıska Türklerinin ana yurtlarından sürgün edilmesinin 82. yıl dönümüdür.

Bu barışçıl topluluğun zorla yerinden edilmesi onlarca yıllık zorluklara ve sıkıntılara yol açmıştır.

Bugün Ahıska Türkleri topluluğunun üyeleri geri dönüş haklarının hayata geçirilmesini talep etmeye devam etmektedir.

Bu insani konuda diyalog ve koordinasyonun geliştirilmesi ülkelerimiz arasındaki bağları daha da güçlendirecek ve adalet ile tarihi uzlaşmaya olan ortak bağlılığımızı gösterecektir.

Bölgesel bağlantısallık ve enerji konusuna gelince, jeopolitik dönüşümler ve küresel belirsizlikler güvenli ve çeşitlendirilmiş enerji ve ulaştırma koridorlarının önemini yeniden teyit etmiştir.

Karadeniz bölgesi, enerji ve ticaret açısından Doğu ile Batı’yı birbirine bağlamayı amaçlayan birçok sektörün artan ilgisine sahne olmaktadır.

Uzun süredir devam eden ortaklığı paylaşan üç ülke olarak Doğu ile Batı’yı bağlamak için aramızdaki bağlantısallığı güçlendiren projelere odaklanmalıyız.

Önceliğimiz mevcut altyapının azami kullanımını sağlayacak projeleri hayata geçirmektir.

Ayrıca Türkiye Karadeniz’de en uzun kıyı şeridine sahip ülkedir ve uzun vadeli güvenlik ile ekonomik sürdürülebilirliğin sağlanması için Türkiye ile yakın iş birliği ve koordinasyonun mutlaka dahil edilmesi gerekmektedir.

Enerji ve madenler alanında Türkiye, Azerbaycan, Gürcistan ve Bulgaristan arasındaki elektrik bağlantı kapasitesinin artırılmasını öngören projenin uygulanması bölgesel önem taşımaktadır" ifadelerini kullandı. "BAKÜ-TİFLİS-KARS DEMİRYOLU ORTA KORİDORUN OMURGASINI OLUŞTURMAKTADIR" Yenilenebilir enerji ve kritik mineraller alanlarında iş birliğini daha da artırılabileceğini dile getiren Oktay, "Enerji ve madenler alanındaki ortaklığımız hem geleneksel hem de yeni alanlarda kapsamlı şekilde genişleme potansiyeline sahiptir.

Ulaştırma konusunda Hazar Geçişli Doğu-Batı Orta Koridoru, Doğu-Batı ticareti için en güvenilir, en kısa ve en verimli güzergah olarak öne çıkmaktadır.

Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Orta Koridorun omurgasını oluşturmaktadır.

Demiryolu konusunda uzun süredir devam eden bir iş birliğimiz bulunmaktadır.

Ancak ne yazık ki bu hat istenilen düzeyde kullanılmamaktadır.

Bununla birlikte bu hattın yeniden açılmak üzere olduğunu duymaktan büyük memnuniyet duyuyorum ve umarım bugüne kadar olduğundan çok daha fazla kullanacağız.

Bu altyapı üçlü iş birliğinin önemli bir başarısını temsil etse de kullanımının ve verimliliğinin artırılması için ilave çabalara ihtiyaç vardır. dedi.

ABD-İRAN MÜZAKERELERİNE TÜRKİYE DESTEĞİ Tüm dünyanın yakından takip ettiği ABD-İran gerilimine de değinen Oktay, konuyla ilgili Türkiye'nin iki ülke arasındaki müzakereleri desteklediğini söyledi. "İran konusuna gelince, bölgemizde yaşanan gelişmeler bağlamında İran ile ABD arasındaki son gerilimler gerilimin azaltılması ve diplomasinin önemini ortaya koymaktadır.

ABD ile İran arasındaki müzakerelerin devamını destekliyoruz.

Bu konuda yardımcı olmaya çalışıyoruz.

Güven artırıcı önlemlerin ve kademeli ilerlemenin güvensizliği azaltabileceğine ve tırmanmayı önleyebileceğine inanıyoruz.

İran’da büyük ölçekli bir istikrarsızlık bölgesel istikrarı ciddi şekilde zayıflatacaktır.

Bölgemiz yeni ve uzun süreli bir krizi kaldıramaz.

Bu nedenle diyalog ve diplomasiyi savunmalıyız" dedi. "GAZZE’YE İNSANİ ERİŞİM KISITLAMA OLMAKSIZIN SAĞLANMALIDIR" Rusya-Ukrayna Savaşı’na değinen Oktay, "Türkiye en başından beri Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü desteklerken Türkiye barışın ancak diplomasi ve müzakereler yoluyla sağlanabileceğini sürekli vurgulamıştır.

Gerilimi azaltmayı ve sürdürülebilir bir ateşkese ulaşmayı amaçlayan devam eden diplomatik çabaları memnuniyetle karşılıyoruz.

Kalıcı bir barış anlaşması yalnızca Ukrayna ve Rusya için değil, bölgemizin genel istikrarı ve küresel ekonomi için de hayati öneme sahiptir.

İsrail-Filistin meselesine ilişkin olarak, Orta Doğu’da kalıcı barışın ancak adil ve yaşayabilir bir iki devletli çözümle sağlanabileceğine inanıyoruz.

Başkan Trump’ın barış çabalarına yönelik kişisel angajmanı ve son diplomatik girişimleri siyasi diyaloğun yeniden canlandırılması açısından kaçırılmaması gereken bir fırsat sunmaktadır.

Bu nedenle Barış Kurulu’na katılma kararı aldık.

Ateşkes düzenlemeleri ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2803 sayılı kararıyla oluşan ivme sürdürülebilir siyasi çözümlere yönlendirilmelidir.

Gazze’ye insani erişim kısıtlama olmaksızın sağlanmalıdır.

Batı Şeria’daki yerleşim faaliyetlerinin ve tek taraflı adımların sürdürülmesi barış umutlarını zayıflatmakta ve uluslararası hukukun ihlalini teşkil etmektedir.

Türkiye iki devletin barış ve güvenlik içinde yan yana yaşamasına dayalı kapsamlı ve adil bir çözümü ilerleten çabalara yapıcı katkı sağlamaya hazırdır.

Suriye’nin toprak bütünlüğünün ve birliğinin korunması en öncelikli hedefimizdir.

Son gelişmeler Şam’da kapsayıcı ve merkezi bir yönetim temelinde istikrarın ilerletilmesi için bir fırsat oluşturmuştur.

Suriye toplumunun tüm kesimlerinin birleşik bir siyasi çerçeve içinde temsil edilmesini sağlayacak kapsayıcı bir yönetim anlayışı esastır.

Bu aşamada Suriye Demokratik Güçleri’nin merkezi yönetime entegrasyonuna ilişkin üzerinde uzlaşılan tüm unsurların tam olarak uygulanmasını bekliyoruz.

Suriye topraklarından kaynaklanan terör tehditlerinin ortadan kaldırılması ve yeni istikrarsızlıkların önlenmesi Türkiye ve tüm bölge için kritik öneme sahiptir.

Şam hükümetine destek ve Suriye’nin yeniden inşası koordineli ve sürdürülebilir şekilde devam etmelidir" ifadelerini kullandı.

İlgili Sitenin Haberleri