Haber Detayı
Özel'den Erdoğan: Varsa diploman mahkemeye sunacaksın
Köprü ve otoyolların ardından AKP'nin milli parkları da satmak istediğini ifade eden CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Sen iktidar partisisin, işgal ordusu değilsin ki. İstedikleri kadar satsınlar; CHP iktidarında çatır çatır geri alacağız" dedi
Artı Gerçek- Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Meclis grup toplantısında açıklamalarda bulunuyor.
Ekrem İmamoğlu'nun gözaltına alınıp tutuklanmasının ardından başlattıkları mitinglere işaret eden Özel, İstanbul'daki ilçe mitinglerini yarın itibarıyla tamamlayacaklarını kaydetti. '18 MART GECESİ İSTANBUL'DA AYAKTA OLACAĞIZ' Özel, "Yarın akşam ilçe mitinglerini tamamlıyoruz. 3. bölge mitingiyle, 3. bölgedeki ilçeler adına yapacağımız Bakırköy'deki bölge mitingiyle devam ediyoruz. 3, 2, 1 diye bölgeleri sayıp 18 Mart akşamı da hep birlikte o tarihi gecede İstanbul'da ayakta olacağız" diye konuştu.
KÖPRÜ VE OTOYOL SATIŞINA TEPKİ: O PARA BANA LAZIM AKP'nin köprü ve otoyolları özelleştirmek istediğini belirten Özel, "Devletin yaptığı köprü şu an 59 lira.
Tayyip Bey'in 'cebimizden beş kuruş çıkmayacak' dediği ama geçiş garantisi verdiği Kocaeli'ni Yalova'ya bağlayan köprü 959 lira.
Şimdi bu köprüleri alıp satmaya ve 59 lira olan geçiş ücretini 300-350 lira yapmaya niyetliler.
Niyet ettikleri para 3 milyar dolar lira.
Yani 5 yıllık kirasıyla 25 yıllık gelirini satacaklar.
Altın yumurtlayan tavuğu yabancılara satmak istiyorlar.
Benim ona itirazım şudur: O para bana lazım, o para CHP'ye lazım, o para Türkiye İttifakı'na lazım.
Biz o parayla en düşük emekli maaşını asgari ücrete çıkaracağız, sonra 1.5 asgari ücret yapacağız.
Biz o parayla asgari ücreti yükselteceğiz; oradan zorlanacak olan küçük esnafa, KOBİ'ye, sanayiciye sosyal güvenlik destekleme yardımı yapacağız, destekleme primi vereceğiz.
Biz o parayla kanunda yüzde 5 yazarken 1 verdiğiniz çiftçiye hakkı olan 5 desteklemeyi ödeyeceğiz" dedi. 'ŞİMDİ DE MİLLİ PARKLARA GÖZ DİKMİŞLER' İktidarı milli parkları da satmaya hazırlandığını söyleyen Özel, "Bizim Manisa’da çok söylenen bir laf var: Ölü bir değil ki yıkayasın, deli bir değil ki bağlayasın.
Öyle bir haldeyiz ki sattılar sattılar doyamadılar.
Şimdi milli parklara göz dikmişler.
Ankara Soğuksu Milli Parkı hedefte, Uludağ Milli Parkı hedefte, Bolu Abant, Trabzon Altındere Milli Parkları hedefte.
Bu milli parkları giderayak 49 ve 99 yıllığına kiralamak için kanun teklifi getirmişler.
Emekli böyle el sallıyor, asgari ücretli el sallıyor.
Diyorlar ki artık bu vakitten sonra anketler ortada, görüyorsunuz neler neler oldu.
Şu ana kadar 7 anket geldi önümüze; Allah’a şükür hepsinde Türkiye’nin birinci partisi CHP" diye konuştu. 'İSTEDİKLERİ KADAR SATSINLAR ÇATIR ÇATIR GERİ ALACAĞIZ' AKP'ye eleştirilerini sürdüren Özel, "Sen Türkiye Cumhuriyeti’nin iktidar partisisin, sen işgal ordusu değilsin ki.
Demokrasiye inansan bugün gidersin yarın gelirsin.
Giderayak Abant’ı verecek yandaşa, Uludağ’ı verecek yandaşa, Yerebatan Sarnıcı'nı verecek yandaşa, Galata Kulesi’ni verecek yandaşa..
Vallahi bu Galata Kulesi'ni Cenevizlilerden kurtarmak bu AK Parti'den kurtarmaktan kolay, vallahi daha kolay.
Buradan söylüyorum, bunlar istedikleri kadar satsınlar; millet bunları gönderip CHP'yi getirdiğinde, Türkiye İttifakı'nı getirdiğinde 99 yıllığına o Abant gölünü sizde tutmayız, çatır çatır geri alacağız.
Hepsini geri alacağız.
Oraya buraya yaptıkları köprüleri, otoyolları bir güzel milletin malı haline getireceğiz.
Alacağız elimize balyozu, otobanlardaki bütün gişeleri kıracağız.
Milletin köprüsü millete bedava olacak.
O gün gelince biz kıracağız o gişeleri" dedi.
MİLLİ EĞİTİM BAKANINA: AKP'NİN KUTUPLAŞMADAN SORUMLU BAKANI Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in laiklik bildirisi üzerinden kendisini hedef almasına yanıt veren Özel," AK Parti'nin kutuplaştırmadan ve vatandaşı birbirine düşürmeden sorumlu bakanı, Milli Eğitim Bakanı; Ramazan mübarek gün, herkesin çoluğu var çocuğu var...
Çocuğunun dini eğitiminden aileler sorumlu çocuklar belli bir yaşa gelene kadar.
O çocuğun ibadetini anası bilir babası bilir.
Bu çocuklara,çetele tutturacak, bunun üzerinden sınıfta ayrılık çıkaracak; esas maksadı gazeteye, televizyona düşecek bir gerilim çıkacak sonra aynı yalana sarılacaklar.
Ne aynı yalan? 'Evet açsın, yoksulsun, işsizsin, güvencesizsin ama tehlike büyük.
Oyu bize vermelisin.
Onlara verirsen bayrağı indirecekler, onlara verirsen ezanı dindirecekler, onlara verirsen şunu yapacaklar...
O ezanı okuyan müezzin maaşına alacağı bir banka seçecek, onun üzerinden müezzine para ödenecek.
Sadece katılım bankalarını sokuyorlar 'faiz haram' diye, 2 lira.
O ezanı okuyan müezzinin, namazı kıldıran imam efendinin hakkını da sendikasını da sonuna kadar savunan biziz.
Onun emeğini de oyunu da sömüren AKP iktidarının sonu gelmiştir" diye konuştu. 'BİR SEFER DAHA SEÇİM KAYBEDİP BUNLARI BAŞIMIZA BELA ETMEYİZ' Özel, "Bu milleti size 5 yıl daha sömürtmeyeceğiz, o milletin hakkını size yedirmeyeceğiz!
Ne Cumhuriyet'ten vazgeçeriz, ne kazanımlarından vazgeçeriz, ne altı okumuzdan vazgeçeriz ama bu uyanıkların oyununa gelip de bir sefer daha seçim kaybedip bunları başımıza bela etmeyiz AK Parti'den kurtulacağız, huzur içinde yaşayacağız" dedi. 'DİPLOMASIZ ERDOĞAN' DAVASI: VARSA DİPLOMAN MAHKEMEYE SUNACAKSIN Üniversite öğrencilerinin 'Diplomasız Erdoğan' sloganı atılması üzerine Erdoğan'ın kendisi hakkında dava açtığını belirten Özel, şöyle dedi:: "Erdoğan buna dava açtı.
Ankara 44.
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin bu sayılı esas dosyasında davacı Erdoğan vekilinin 'redd-i hakim' talebinde bulunmuştur diyor.
Cumhurbaşkanı'nın avukatları... 'Özel müvekkilimiz Erdoğan'ın diplomasının olmadığını söylüyor.' Benimki de diyor ki: 'Var mı?
Varsa dosyaya sunun.' Hakim de diyor ki: 'Sayın Erdoğan'ın diplomasının dosyaya sunulmasına.' Bunlar diyor ki: 'Hayır, sunmak zorunda değiliz.' Kusura bakmayın ama fıkra bu kadar da değil.
Erdoğan'ın avukatları hakimin reddini istiyorlar, reddini. 'Bizden diploma istiyorsa özel bir merakı vardır, tarafsız olamaz, bizden diplomayı talep etmeyecek bir hakim gelsin' diyorlar.
Erdoğan'a söylüyorum: Ben sana 'diplomasız Erdoğan' demişim, sen bana mahkeme açmışsın.
Avukatım demiş 'dosyaya sunsunlar', avukatın demiş 'sunamayız'.
Hakim de demişse 'varsa diploman sunacaksın'.
Sayın Erdoğan, varsa diploman o mahkemeye sunacaksın!
Ekrem Başkan böyle neredeyse bu kürsü kadar beyaz kağıtlara diplomasını basmış, 'Hakim Bey diplomam burada' diye.
Karşısında diplomayla başvurması gereken ama diplomasını hiç görmediğimiz birisi diplomayı mahkemeye veremiyor. "