Haber Detayı

Bahçeli: Silahların susması ile siyaset konuşacaktır
cnnturk.com
24/02/2026 13:59 (3 saat önce)

Bahçeli: Silahların susması ile siyaset konuşacaktır

Bahçeli: Silahların susması ile siyaset konuşacaktır

Gizem CENGİL/ANKARA, (DHA)- MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 'Terörsüz Türkiye' sürecine ilişkin, Bölücü terörün kanlı döngüsünü kıran Türk-Kürt kardeşliği ilelebet payidar kalacaktır.

Kardeşlik hukukumuz, tek millet gerçeğimiz iyice kök salacaktır.

Silahların susması ile siyaset konuşacaktır.

Terörün bitişiyle barış ve huzurun bahar mevsimi kalıcı hale gelecektir dedi.MHP lideri Devlet Bahçeli, TBMM'de partisinin grup toplantısında konuştu.

Bahçeli, ramazan ayının dayanışma ve yardımlaşma duygusunun şahikası olduğunu belirterek, Ramazan ayı bizi biz yapan milli ve manevi değerlerin şah damarıdır.

Bilhassa ramazan ayının mübarek adabını, muazzam ahlakını, muazzez manasını yeni yetişen nesillere öğretmek hepimizin münhasır görevi olmalıdır.

Her dönemde bundan rahatsızlık duyan köksüzler vardır ve olacaktır ifadelerini kullandı. 'GENELGENİN NERESİ YANLIŞTIR'Ardından Milli Eğitim Bakanlığının 12 Şubat 2026 tarihinde yayımladığı 'Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Kapsamında Ramazan Ayı Etkinlikleri' konulu genelgeyi hatırlatan Devlet Bahçeli, Milli Eğitim Bakanlığı'nın mezkur genelgesinde özetle; 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'nun 2'nci maddesine atıfla Türk milli eğitimin genel amacının; milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerleri benimseyen, koruyan ve geliştiren; bu değerleri davranış haline getirmiş bireyler yetiştirmek olduğu kaydedilmiştir.

Türk milletinin sağduyu ve vicdan sahibi hangi mensubu bu gerçekleri inkar veya ihmal edebilecektir?

Genelgede yer alan bir diğer önemli ve altı çizilmesi gereken gerçek de şudur; 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanununun 1inci maddesi açıktır.

Buna göre; ilköğretim; öğrencilerin bedeni, zihni ve ahlaki gelişimlerine hizmet eden temel bir eğitim sürecidir.

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli; insanı ruh ve beden bütünlüğü içinde ele alan, bilgiyi ahlaki sorumlulukla bütünleştiren bütüncül bir eğitim sistemine dayanmaktadır.

Genelgede ifade edildiği üzere, bu modelin merkezinde; erdem, değer, eylem çerçevesi, değerlerin öğrencilerimiz tarafından içselleştirilerek günlük yaşamlarında davranışa dönüşmesi esastır.

Hülasayı kelam; ramazan ayı boyunca, öğrencilerimizin paylaşma bilincini geliştirmeye, ihtiyaç sahiplerine yardım etme konusunda farkındalık kazandırmaya, dayanışma duygularını güçlendirmeye yönelik eğitsel, sosyal etkinliklerin planlanarak uygulanmasının önemi anılan genelgede ifade bulmuş ve talimat mahiyetiyle de ilan edilmiştir.

Bu genelgenin neresi yanlıştır?

Elinizi vicdanınıza götürüp düşününüz, Türkiye'nin Talibanlaştığına dair en ufak bir emare, en küçük bir delil göreniniz var mıdır?

Ramazan ayı etkinliklerine Talibanlaşma ve gericilik diye yaygara koparanlar, hakiki manada yobaz değiller midir? diye konuştu. 'GENELGEYİ SONUNA KADAR DESTEKLİYORUM'Genelgenin sakıncalı olmadığını belirten Bahçeli, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı ve İslam karşıtlığında birleşen yönetici taifesi hele bir anlatsın da duyalım, öğrenelim.

Din düşmanı olmayıp, yalnızca İslam düşmanlığında mevziiye giren, bu nedenle ruhunu iblisin emanetine veren çürük aydınlar ne istediklerini açık yüreklilikle hele bir söylesinler.

Kültürel mirasımızı güçlendiren, paylaşma ve birlikte olma bilincini teşvik eden samimi faaliyetlerin neresinde pürüz, neresinde laiklikle çelişen bir çarpıklık söz konusudur?

Yabancı ülkelerde her pazar kiliseye giden çocukları mesele yapmayıp da ramazan ayının mehabetini ve muhabbetini aşılayan ahlaki ve manevi sorumluluğu tartışmaya açmaya cüret eden sütü, hamuru lekeli güruha nasıl sessiz kalalım?

Nasıl hiçbir şey olmamış gibi tepkisiz duralım?

Yahu bunlarda hiç mi utanma duygusu kalmadı?

Be hey kifayetsiz muhterisler, Allah var.

Sözde uzman ve akademisyenlerden mürekkep 168 kişi bir araya gelerek, Laikliği Birlikte Savunuyoruz başlığıyla imzaladıkları bir bildiriyi kamuoyuyla paylaşmışlar.

Bana sorarsanız bu 168 kişiyi yana yana, üst üste koyup toplasanız bir insan bile etmezler, edemezler.

Diyorlar ki, laikliği savunmak suç değildir.

Diyorlar ki, şeriatçı dayatmaları reddediyoruz.

Diyorlar ki, karanlığa teslim olmayacağız.

Alayınız karanlıksınız, alayınız karanlıktasınız haberiniz yok.

Milli Eğitim Bakanlığının az evvel ifade ettiğim genelgesinden dolayı, Türkiyede gerici-şeriatçı bir kuşatma varmış.

Allaha iman etmek gericilikse, biz de bal gibi, buz gibi gericiyiz.

Çocuklarımıza ramazan ayının muteber ahlak ve manasını aktarmak gericilik olarak değerlendiriliyorsa biz de buna sonuna kadar ortağız.

Milli Eğitim Bakanımızı ve bakanlık personelini kutluyorum.

Milli Eğitim Bakanlığının 12 Şubat 2026 tarihinde yayımladığı; Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Kapsamında Ramazan Ayı Etkinlikleri konulu genelgeyi sonuna kadar destekliyorum.

Müslüman Türk milletinin hassasiyetleriyle oynamayın.

Ramazan ayımızı sulandırmaya, sorgulamaya, karalamaya sakın ha kalkışmayın.

Haddinizi bilin, hududunuzu bilin, ayranımızı kabartmayın, tepemizin tasını attırmayın dedi.'DEVİR, TÜRK VE TÜRKİYE YÜZYILI DEVRİDİR'Bahçeli, 'Terörsüz Türkiye' hedefi kapsamında TBMM'de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun hazırladığı rapora ilişkin de Bahse konu bu rapora sefalet manifestosu diyenlerin bizzat kendileri sefih ve sefildir.

Demokratik, katılımcı ve kapsayıcı bir anlayış ölçeğinde kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu üstlendiği tarihi rolle tabuları yıkmış, ezberleri bozmuştur.

Hiç kimse yapılan çalışmaları hafife almamalıdır.

Hiç kimse milli birlik ve kardeşliğimizi, barış ve huzur ortamıyla pekiştirme amacını perdelemeye kalkışmamalıdır.

Devir Türk ve Türkiye Yüzyılı devridir.

Yeni yüzyılda terörsüz ve tereddütsüz Türkiyeyi ihya etmek vatan ve millet sevgisinde buluşan herkesin müşterek gayesi olmalıdır.

Üçüncü bir göz, yabancı bir el, dışarıdan bir ara bulucu olmaksızın milli iradenin muhterem temsilcileri bir devlet politikası olan Terörsüz Türkiye hedefine layıkı veçhileyle hizmet etmişlerdir.

Sırayı siyasi ve hukuki düzenlemeler almıştır.

Kaldı ki bundan sonra nelerin yapılacağı anlaşılır ve açıklayıcı bir üslup hüneriyle raporda takdim ve tespit edilmiştir diye konuştu. 'TÜRK'ÜN İTİBARI KÜRT'ÜN İTİBARIDIR'Bölgesel ve küresel tansiyonun yükseldikçe yükseldiği sancılı bir dönemde tek yürek Türkiye'nin fotoğrafının netleştiğini ve bundan sonraki yol haritası şekillendiğini ifade eden Bahçeli, şöyle konuştu: Milli birlik ve kardeşliğimizin yanı sıra demokrasimiz daha da güçlenecektir.

Kalkınma ve refah artışı daha görünür ve hissedilir olacaktır.

Bölücü terörün kanlı döngüsünü kıran Türk-Kürt kardeşliği ilelebet payidar kalacaktır.

Kardeşlik hukukumuz, tek millet gerçeğimiz iyice kök salacaktır.

Silahların susması ile siyaset konuşacaktır.

Terörün bitişiyle barış ve huzurun bahar mevsimi kalıcı hale gelecektir.

Ortak geçmişimizle ortak geleceğimizin temelleri kazılacaktır.

Demokratikleşme, ortak vatandaşlık, hak ve özgürlüklerin güvenceye alınmasıyla ekonomik refah çıta yükseltecektir.

Terörsüz Türkiyenin kazananı herkes, hepimiz, milletimizin tamamı olacaktır.

Bu da yetmez, kademe kademe ulaşılacak Terörsüz Bölge hedefiyle etrafımız barış ve kardeşlik kuşağıyla ihata edilecektir.

Bölücü terör örgütünün münfesih olmasının yanında silah bırakılmasının güvenlik ve istihbarat kurumlarımızca takibi, teyidi ve ölçülebilir kriterleri netleşir netleşmez; hukuki düzenlemelerin süratle ve şeffaflıkla hayata geçmesi mümkün hale gelecektir.

Adalet duygusunu zedelemeden, şehitlerimizin hatıralarını lekelemeden, gazilerimizin mücadelelerine gölge düşürmeden; silahsız döneme geçenlerin topluma kazandırılması aşama aşama gerçekleşecektir.

Raporda da kaydedildiği üzere; örgütün tüm unsurlarıyla feshi, silahların teslimi ve bırakılması sürecinde ihtiyaç duyulacak yasal düzenlemelerin yapılması konusunda ortaya çıkan anlayış birliği çok değerlidir.

Toplumsal bütünleşmenin güç kazanması maksadıyla, silah bırakmayla birlikte işleyen süreci ve sonrasını yönetecek müstakil ve geçici mahiyette bir yasal düzenlemeye vurgu yapılması da ayrıca önemli ve kıymetlidir.

Af ve cezasızlık algısına prim vermeden ihtiyaç duyulan yasal düzenlemelerin çerçevesi de çizilmelidir.

Türk'ün itibarı Kürt'ün itibarıdır.

Kürt'ün iffeti Türk'ün iffetidir.

Türk'ün onuru Kürt'ün onurudur.

Bunların mecmuu da büyük Türk milletinin şanıdır, şerefidir, haysiyetidir.'KCK'NIN FESHİ DERHAL SAĞLANMALIDIR'Terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan'ın Terörsüz Türkiye hedefinin icrasında büyük bir dahli ve payı olduğunu belirten Bahçeli, Bu çağrı aynı şekilde KCKyı da bağlamaktadır.

Örgütün üst yapılanmasının feshi ise derhal sağlanmalıdır.

Madem 27 Şubat çağrısı barışçıl arayışları destekleyen ve teşvik eden demokratik bir eşiktir; o halde bundan sonrasında planlanan atılımların, yapılacak düzenlemelerin gerçekleşmesi için PKKnın kurucu önderliğinin statü sorunu nasıl ele alınacaktır?

Eğer böylesi bir sorun varsa ki bize göre vardır, bunun çözümü nasıl olacaktır?

Terörsüz Türkiyeye hizmet eden İmralının statü açığı nasıl kapatılacaktır?

Samimiyetle bu tartışmanın yapılarak makul, akla ve vicdana müzahir sonucuna kısa sürede ulaşılmalıdır.

Diğer taraftan kayyum meselesi herhangi bir kaygı veya çekinceye kapılmadan demokrasi sınırları dahilinde tekrar değerlendirilmeli, iki Ahmetin makamlarına oturması da sağlanmalıdır.

Biz yeryüzüne Ankaradan bakmak zorundayız.

Başka başkentlerin veya merkezlerin tesirinde kalarak yapacağımız yorum ve yaklaşımları savunmak, düşürülmek istenen küresel tuzaklar için bir bahane yaratacaktır.

Ankaranın ve Türkiyenin güvenliği en yüksek hassasiyetimizdir.

Siyasi tasavvurlarımızın temeli de bu hassasiyete bağlıdır dedi. (DHA)FOTOĞRAFLI

İlgili Sitenin Haberleri