Haber Detayı

MHP Grup Toplantısı... Bahçeli: "Terörsüz Türkiye Hedefinin İcrasında PKK'nın Kurucu Önderinin Büyük Bir D...
Güncel haberler.com
24/02/2026 12:13 (4 saat önce)

MHP Grup Toplantısı... Bahçeli: "Terörsüz Türkiye Hedefinin İcrasında PKK'nın Kurucu Önderinin Büyük Bir D...

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Terörsüz Türkiye hedefinin icrasında 27 Şubat 2025 tarihli açıklamasıyla PKK’nın kurucu önderinin büyük bir dahli ve payı vardır. Bu çağrı aynı şekilde KCK’yı da bağlamaktadır. Örgütün üst yapılanmasının feshi ise derhal sağlanmalıdır. Madem 27 Şubat çağrısı barışçıl arayışları destekleyen ve teşvik eden demokratik bir eşiktir; o halde bundan sonrasında planlanan atılımların, yapılacak düzenlemelerin gerçekleşmesi için PKK’nın kurucu önderliğinin statü sorunu nasıl ele alınacaktır" dedi. Bahçeli, ayrıca ramazan ayı etkinlikleri üzerinden eleştirilen Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'e destek vererek, "Allah’a iman etmek gericilikse, biz de bal gibi, buz gibi gericiyiz. Bana sorarsanız bu 168 kişiyi yana yana, üst üste koyup toplasanız bir insan bile etmezler, edemezler" ifadelerini kullandı.

(TBMM) - MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Terörsüz Türkiye hedefinin icrasında 27 Şubat 2025 tarihli açıklamasıyla PKK'nın kurucu önderinin büyük bir dahli ve payı vardır.

Bu çağrı aynı şekilde KCK'yı da bağlamaktadır.

Örgütün üst yapılanmasının feshi ise derhal sağlanmalıdır.

Madem 27 Şubat çağrısı barışçıl arayışları destekleyen ve teşvik eden demokratik bir eşiktir; o halde bundan sonrasında planlanan atılımların, yapılacak düzenlemelerin gerçekleşmesi için PKK'nın kurucu önderliğinin statü sorunu nasıl ele alınacaktır" dedi.

Bahçeli, ayrıca ramazan ayı etkinlikleri üzerinden eleştirilen Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'e destek vererek, "Allah'a iman etmek gericilikse, biz de bal gibi, buz gibi gericiyiz.

Bana sorarsanız bu 168 kişiyi yana yana, üst üste koyup toplasanız bir insan bile etmezler, edemezler" ifadelerini kullandı.MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM'de düzenlenen grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Bahçeli konuşmasına ramazan ayını manevi anlamanı ilikin, "Mübarek Ramazan ayının maneviyat ikliminde akan hayatın iç yüzünü, ardışık siyasi gelişmelerin muhteva özünü dikkatle, sabırla, akılla ve uyanık bir vicdan kabiliyetiyle okumanın lüzumu her cihetten asıl ve hasıldır.

İdrak ettiğimiz rahmet ve mağfiret mevsiminde, şuuraltımıza nifakın zehirli dumanını sızdırmayı hesap edenlere karşı temkinli ve tedbirli hareket etmek ise mühim ve mutlak bir gerekliliktir.

Dünyayı Türkçe yorumlamanın yanında Türkiye'yi milli birlik ve kardeşliğin tarihsel müktesebatıyla kucaklamak sahip olduğumuz şu günkü yüksek vazife ve vaziyet halinin şaşmaz gereğidir" diyerek başladı.168 yazar, akademisyen, sanatçı ve gazeteci, "Laikliği Birlikte Savunuyoruz" başlıklı metinle Türkiye'nin gerici-şeriatçı bir kuşatma altında olduğunu savunarak laiklik vurgusu yapmasına tepki göstererek, bildiriye destek açıklaması yapan CHP yöneticilerini eleştiren Bahçeli, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'e de destek verdi.

Bahçeli, şunları kaydetti: "Genelgeyi takdir ve tebrik ediyoruz" "Milli Eğitim Bakanlığı 12 Şubat 2026 tarihinde; 'Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Kapsamında Ramazan Ayı Etkinlikleri' konulu bir genelge yayımlamıştır.

Yerinde ve kıvamında bir adımla doğrusunu yapmıştır.

Takdir ve tebrik ediyoruz.

Yine bugünlerde dağa taşa Allah dedirten, her yaş grubunda göz kamaştıran bir akıma dönüşen 'Kabe'de Hacılar hu der Allah' isimli ilahiyi ve bu ilahiyi seslendiren kardeşimizi de gönülden alkışlıyoruz.

Milli Eğitim Bakanlığı'nın mezkür genelgesinde özetle; 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'nun 2'inci maddesine atıfla Türk milli eğitimin genel amacının; milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerleri benimseyen, koruyan ve geliştiren; bu değerleri davranış haline getirmiş bireyler yetiştirmek olduğu kaydedilmiştir.

Türk milletinin sağduyu ve vicdan sahibi hangi mensubu bu gerçekleri inkar veya ihmal edebilecektir?

Genelgede yer alan bir diğer önemli ve altı çizilmesi gereken gerçek de şudur: 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu'nun 1'inci maddesi açıktır.

Buna göre, ilköğretim; öğrencilerin bedeni, zihni ve ahlaki gelişimlerine hizmet eden temel bir eğitim sürecidir.

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli; insanı ruh ve beden bütünlüğü içinde ele alan, bilgiyi ahlaki sorumlulukla bütünleştiren bütüncül bir eğitim sistemine dayanmaktadır.

Genelgede ifade edildiği üzere, bu modelin merkezinde; erdem, değer, eylem çerçevesi, değerlerin öğrencilerimiz tarafından içselleştirilerek günlük yaşamlarında davranışa dönüşmesi esastır." "Çürük aydınlar ne istediklerini açık yüreklilikle hele bir söylesinler" CHP Genel Başkanı ve İslam karşıtlığında birleşen yönetici taifesi hele bir anlatsın da duyalım, öğrenelim.

Din düşmanı olmayıp, yalnızca İslam düşmanlığında mevziiye giren, bu nedenle ruhunu İblis'in emanetine veren çürük aydınlar ne istediklerini açık yüreklilikle hele bir söylesinler.

Kültürel mirasımızı güçlendiren, paylaşma ve birlikte olma bilincini teşvik eden samimi faaliyetlerin neresinde pürüz, neresinde laiklikle çelişen bir çarpıklık söz konusudur?

Yabancı ülkelerde her pazar kiliseye giden çocukları mesele yapmayıp da ramazan ayının mehabetini ve muhabbetini aşılayan ahlaki ve manevi sorumluluğu tartışmaya açmaya cüret eden sütü hamuru lekeli güruha nasıl sessiz kalalım?

Nasıl hiçbir şey olmamış gibi tepkisiz duralım?

Yahu bunlarda hiç mi utanma duygusu kalmadı?

Be hey kifayetsiz muhterisler, Allah var... "Ramazan ayımızı sulandırmaya kalkışmayın" Her biri bugünün Haluk'u olan 168 imzacıyı da ademe mahkum ediyorum.

Müslüman Türk milletinin hassasiyetleriyle oynamayın.

Ramazan ayımızı sulandırmaya, sorgulamaya, karalamaya sakın ha kalkışmayın.

Haddinizi bilin, hududunuzu bilin, ayranımızı kabartmayın, tepemizin tasını attırmayın.

Bu aşamada söyleyeceklerim son olarak şudur: Türkiye Cumhuriyeti Devleti; Başkent Ankara'dan yönetilen 'üniter devlet' yapısına, Türk milleti gerçeği üzerine inşa edilen 'milli devlet' yapısına, inançlarımız ile yönetim ilişkilerinin belirlendiği 'laik devlet' yapısına dayanmaktadır.

Bu yapı Cumhuriyetimizin kurucu kahramanları ve kadroları tarafından çağın ve ötesinin dikkate alındığı mükemmel bir vizyon ile belirlenmiştir.

Bir devlet çatısı altında beraberce yaşayabilmemizin asgari kuralları 29 Ekim 1923 tarihinde konulmuştur.

Başkentimizin Ankara, dilimizin Türkçe, bayrağımızın ay yıldızlı al bayrak, milli marşımızın İstiklal Marşı olduğu belirlenmiş ve Anayasamız tarafından da güvence altına alınmıştır.

Bundan geriye dönüş yoktur.

Taviz, tavsama, tereddüt veya tenakuz söz konusu değildir.

Cumhuriyet'in 103 yıllık tarihi, bu ilkeleri benimsemekte zorlanan, reddeden ya da değiştirilmesine çabalayan bedhahların zaman zaman beyhude kalkışmalarına, çıkışlarına şahit olmuştur.

Bu girişimler her defasında büyük Türk milleti tarafından lanetlenmiş, bu hezeyan sahipleri hak ettikleri karşılığı da görmüşlerdir." "Rapora sefalet manifestosu diyenlerin bizzat kendileri sefih ve sefildir" "Terörsüz Türkiye" hedefiyle TBMM'de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonun çalışmalarına değinen Bahçeli, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun raporu "Sefalet Manifestosu" olarak tanımlamasına tepki gösterdi.

Bahçeli, "Komisyon üyesi 50 milletvekilinden 47'sinin oyuyla ikmal edilen rapor kabul edilmiştir.

Evvela komisyonda görev yapan her milletvekili arkadaşıma huzurlarınızda gönül dolusu teşekkürlerimi iletiyorum.

Terörsüz Türkiye hedefiyle ilgili samimi gayret ve girişimlerin en önemli ayağı komisyon raporuyla teşekkül etmiştir.

Bahse konu bu rapora 'sefalet manifestosu' diyenlerin bizzat kendileri sefih ve sefildir.

Demokratik, katılımcı ve kapsayıcı bir anlayış ölçeğinde kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu üstlendiği tarihi rolle tabuları yıkmış, ezberleri bozmuştur.

Hiç kimse yapılan çalışmaları hafife almamalıdır.

Hiç kimse milli birlik ve kardeşliğimizi, barış ve huzur ortamıyla pekiştirme amacını perdelemeye kalkışmamalıdır.

Devir Türk ve Türkiye Yüzyılı devridir" diye konuştu." "Terörsüz Türkiye'ye hizmet eden İmralı'nın statü açığı nasıl kapatılacaktır" "Silahların susmasıyla siyaset konuşacaktır" diyen Bahçeli, şöyle devam etti:""Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin yasal ve anayasal değişikliklerin yapılması gerektiğine dikkat çekerek, bölgede yaşanan savaşlara da değindi.

Bahçeli, "Dışımız kaynarken, içimizi kaynaştırmalıyız.

Dışımız yangın yeriyken, içimizde birbirimizin yarı, yareni, can beraberi olmalıyız.

Terörsüz Türkiye hedefinin icrasında 27 Şubat 2025 tarihli açıklamasıyla PKK'nın kurucu önderinin büyük bir dahli ve payı vardır.

Bu çağrı aynı şekilde KCK'yı da bağlamaktadır.

Örgütün üst yapılanmasının feshi ise derhal sağlanmalıdır.

Madem 27 Şubat çağrısı barışçıl arayışları destekleyen ve teşvik eden demokratik bir eşiktir; o halde bundan sonrasında planlanan atılımların, yapılacak düzenlemelerin gerçekleşmesi için PKK'nın kurucu önderliğinin statü sorunu nasıl ele alınacaktır?

Eğer böylesi bir sorun varsa, ki bize göre vardır, bunun çözümü nasıl olacaktır?

Terörsüz Türkiye'ye hizmet eden İmralı'nın statü açığı nasıl kapatılacaktır?

Samimiyetle bu tartışmanın yapılarak makul, akla ve vicdana müzahir sonucuna kısa sürede ulaşılmalıdır.

Diğer taraftan kayyum meselesi herhangi bir kaygı veya çekinceye kapılmadan demokrasi sınırları dahilinde tekrar değerlendirilmeli, iki Ahmet'in makamlarına oturması da sağlanmalıdır.

Biz yeryüzüne Ankara'dan bakmak zorundayız.

Başka başkentlerin veya merkezlerin tesirinde kalarak yapacağımız yorum ve yaklaşımları savunmak, düşürülmek istenen küresel tuzaklar için bir bahane yaratacaktır.

Ankara'nın ve Türkiye'nin güvenliği en yüksek hassasiyetimizdir.

Siyasi tasavvurlarımızın temeli de bu hassasiyete bağlıdır.

Türkiye mevcut ağırlığıyla bölgesindeki mazlumlar ve hakkı yenmiş insanlar için güven kaynağı ve ihtiyaç halinde barınacakları en emin sığınaklarıdır.

Türkiye'nin varlığı, onların da umudu demektir.

Kerkük'ün, Gazze'nin, Halep'in, Şam'ın, Bağdat'ın, Urumçi'nin, Tebriz'in, Arakan'ın hissettiklerini en derinden duymalıyız." "TFF Başkanı çok sağlıklı bir adım atmıştır, yoluna devam etmelidir" İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve kamuoyunda futbolda bahis ve şike olarak bilinen soruşturmanın ne kadar önemli olduğunu söyleyen MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Bahis hesabı bulunduğu belirlenen, özellikle yöneticisi olduğu takım ile rakip takım arasındaki müsabakada rakip takım üzerine bahis oynadığı tespit edilenlerin elbette yakalarından tutulmalı, bu suretle mağduriyet yaşayan kulüplerimizin hakkı ve hukuku muhakkak gözetilmelidir.

Türk Futbol Federasyonu'nun başkanı çok sağlıklı bir adım atmıştır, cesurdur, delikanlıdır, yoluna devam etmelidir" dedi.

İlgili Sitenin Haberleri