Haber Detayı
Dijital reklamda rekabet sorunu: Google'dan Türkiye ekonomisine dev maliyet
Toplum Çalışmaları Enstitüsü tarafından yayımlanan "Dijital Reklamcılık Raporu", Google ve mobil uygulama mağazalarındaki rekabet eksikliğinin Türkiye ekonomisinde yarattığı devasa maliyetleri ilk kez somut verilerle gözler önüne serdi. Rapordaki en çarpıcı bulgulardan biri, genel arama hizmetleri pazarı ile arama reklamcılığındaki tıklama başına maliyetler (TBM) arasındaki doğrudan ilişki oldu.
Toplum Çalışmaları Enstitüsü’nün 24 Şubat 2026 tarihinde kamuoyuyla paylaştığı “Dijital Reklamcılık Raporu”, Türkiye’de arama motorları ve büyük dijital platformlarda oluşan yüksek pazar yoğunlaşmasının ekonomik etkilerini kapsamlı biçimde ortaya koydu.
Av.
Dr.
Yavuz Selim Günay ile Yağmur Uzunırmak imzasını taşıyan çalışmada, dijital mecralarda rekabetin sınırlı kalmasının; reklam veren şirketler, girişimler ve yerli uygulama geliştiricileri üzerinde ciddi bir maliyet baskısı oluşturduğu vurgulanıyor.
Rapora göre, sınırlı rekabet ortamı nedeniyle reklam fiyatları yükselirken, alternatif kanalların zayıf kalması işletmelerin pazarlama bütçelerini daraltıyor ve verimliliği düşürüyor.
Bu durumun uzun vadede hem girişimcilik ekosistemini hem de ülke ekonomisini olumsuz etkileyebileceği ifade ediliyor.
Türkiye’de tıklama başına maliyet 0,65 doları aştı Rapordaki en çarpıcı bulgulardan biri, genel arama hizmetleri pazarı ile arama reklamcılığındaki tıklama başına maliyetler (TBM) arasındaki doğrudan ilişki.
Google'ın Türkiye'deki genel arama pazar payı %85'in üzerinde seyrediyor.
Bu hakimiyet, Türkiye'deki tıklama başına maliyeti 0,65 ABD dolarının üzerine çıkararak pazar payının daha düşük olduğu birçok ülkeden daha pahalı bir reklam ekosistemi yaratıyor.
Örneğin, Güney Kore'de Google'ın pazar payı yaklaşık %30 seviyelerindeyken, tıklama başına maliyet 0,28 ABD doları düzeyinde kalıyor.
Rapora göre, Türkiye'de Google'ın pazar payının daha rekabetçi bir seviye olan %70'e gerilemesi halinde, reklamverenler 2022-2028 dönemi için yaklaşık 4 milyar ABD doları tasarruf etme potansiyeline sahip.
Türkiye'nin e-ticaret penetrasyon oranı 2024 yılında %19'a geriledi Türkiye'de dijital reklam harcamalarının 2028 projeksiyonunda 1,359 milyar ABD dolarına ulaşması bekleniyor.
Ancak, artan dijital reklam ve müşteri edinim maliyetleri e-ticaretin perakende içindeki büyümesini frenliyor.
Türkiye'nin e-ticaret penetrasyon oranı 2024 yılında %19'a gerileyerek %18-20 bandında sıkışmış durumda.
Pazar paylarına bakıldığında e-ticaret sektörü Trendyol (%22), Hepsiburada (%12), n11 (%6), Amazon (%6), PttAVM (%5) ve Getir (%5) gibi büyük oyuncuların etrafında şekilleniyor. * "Diğerleri" kategorisinde yer alan ve pazarın %43'ünü oluşturan çok sayıdaki küçük işletme ise tüketiciye ulaşmak için tamamen dijital reklam altyapılarına bağımlı kalıyor.
Geliştiricilere ağır fatura Türkiye'de akıllı telefon penetrasyonu 2026 itibarıyla %96 seviyesine ulaşarak doygunluk noktasına yaklaşmış durumda.
Bu altyapı üzerinden dönen mobil uygulama pazarının gelirlerinin ise 2026'da 1,432 milyar ABD dolarına ulaştığı belirtiliyor.
Telefon uygulamalarından elde edilen gelirin %61'i Google Play, %39'u ise App Store üzerinden gerçekleşiyor. * Uygulama mağazalarının uyguladığı %30'a varan standart komisyon oranları, yerli geliştiricilerin rekabet gücünü zayıflatıyor.
Rapordaki hesaplamalara göre, rekabetçi bir piyasada komisyon oranlarının %15 seviyesine inmesi durumunda, uygulama geliştiricileri 2026-2029 yılları arasında yaklaşık 833 milyon ABD doları ek maliyetten kurtulabilir.
Otel ve turizm sektörü doğrudan etkilendi Arama motorlarına ve dijital reklamlara yapısal bağımlılığın en yüksek olduğu sektörlerin başında otel ve turizm geliyor. 2028 yılında 75 milyar ABD doları büyüklüğe ulaşması öngörülen sektör, çevrimiçi görünürlük için bu yüksek reklam maliyetlerine katlanmak zorunda kalarak doğrudan bir kârlılık baskısı yaşıyor.
ABD’de ekipman kredileri 20 yılın zirvesindeFinans Nottingham Forest - Fenerbahçe maçını yönetecek hakem belli olduSpor