Haber Detayı

Stanford konuşmasından FBI belgelerine... Steve Jobs'u bir de bizden okuyun
Gözde sula odatv.com
24/02/2026 07:01 (3 saat önce)

Stanford konuşmasından FBI belgelerine... Steve Jobs'u bir de bizden okuyun

Steve Jobs denince akla siyah boğazlı kazak, eski ayakkabılar, tek cümlelik ürün lansmanları geliyor. Apple Inc.’ın kurucusu olan ismin hayatını şekillendiren şeyin teknoloji olması beklenirdi. Öyle olmadı.

Apple kurucusu Steve Jobs, yaşasaydı bugün 71 yaşında olacaktı.

Onun hikayesinin merkezinde erken yaşta terk edilme duygusu, kontrol takıntısı ve görünmeyen bir kimlik arayışı vardı.Steve Jobs 1955’te doğduğunda biyolojik annesi Joanne Schieble henüz üniversite öğrencisiydi.

Çocuğunun mutlaka üniversite mezunu bir aileye verilmesini şart koştu.

Ancak son anda, onu evlat edinen Paul ve Clara Jobs üniversite mezunu değildi.

Buna rağmen evlat edinme gerçekleşti.

Jobs yıllar sonra biyolojik babasını ‘bir sperm bankası’ olarak niteleyecek kadar mesafeli konuştu.

Ve bu erken kopuş, hayatı boyunca taşıdığı bir seçilmişlik ve kendini kanıtlama duygusuna dönüştü.Steve JobsApple çalışanlarının rozet numarası hikayesi bu anlamda semboliktir: İlk başta kendisine 1 numara verildi.

O ise 0’ı istedi.

Çünkü ‘başlangıç noktası’ olmak, hem matematiksel hem de sembolik olarak sistemden önce gelen olmak istiyordu.1974’te Hindistan’a gitti.

Zen Budizmi’ne yöneldi, meditasyon pratiğini hayatı boyunca sürdürdü.

Bu mistik arayış onu sakin bir bilge yapmadı: Aksine, kontrolcü ve sert bir lider olarak tanındı.TARTIŞMALI BİR YÖNETİCİApple’daki yönetim tarzı bunun en net göstergesiydi.

Eski çalışanların anlatımlarına göre ya insanları büyülüyor ya da aşağılıyordu, ortası yoktu.

Walter Isaacson’ın biyografisinde geçen “reality distortion field” (gerçeklik çarpıtma alanı) ifadesi çalışanların kullandığı bir tanımdı.

Jobs bir fikre inanıyorsa, imkansız denilen süreleri mümkün kılıyor, ekibi de buna inandırıyordu.1985’te yönetim kuruluyla yaşadığı kriz sonucu şirketten kovuldu. 30 yaşındaydı ve kurduğu şirketten uzaklaştırılmıştı.

Bu olay onu ya bitirecek ya da dönüştürecekti.

NeXT’i (bilgisayar üreten bir şirket) kurdu, ardından Pixar’ı (başta donanım şirketi gibi kurulan animasyon film stüdyosu) satın aldı.

Pixar’ın 1995’te Toy Story ile elde ettiği başarı, Jobs’u Hollywood’da da güçlü bir oyuncu yaptı. 1997 yılına gelindiğinde Apple, NeXT’i satın aldı ve Jobs şirkete geri döndü.

Bu dönüş, iş dünyasının en dramatik geri dönüşlerinden biri olarak anılır.Bu yetenek teknik bilgiden gelmiyordu.

Jobs mühendis değildi, üniversite diploması yoktu.

Reed College’dan altı ay sonra ayrılmıştı.

Ancak tipografi derslerine girmeye devam etmiş, kaligrafiye takıntı geliştirmişti.

Macintosh’un çoklu font sistemi o derslerin ürünüydü.

Ama Jobs’un alametifarikası ürünü arzu edilir hale getirmekti.Steve JobsApple’ın minimal tasarım dili de estetik bir tercih olmanın ötesindeydi.

Jobs yıllarca neredeyse boş bir evde yaşadı.

Salonunda uzun süre sadece bir lamba ve sandalye bulunduğu biliniyor.Sadelik onun için kontrol alanıydı.Bu minimalizm şirket içinde tuhaf yansımalara neden oldu.

Uzun süre çalışanlara ücretsiz ürün verilmesine karşı çıktı. “Ürün özel kalmalı” diyordu.

Apple kültürü dışarıya olduğu kadar içeridekilere de mesafeliydi.Bir başka ironik ayrıntı: iPhone/iPad çağını başlatan adam, çocuklarının teknoloji kullanımını hep sınırlı tuttu zira teknolojinin bağımlılık potansiyelini biliyordu.YOUTUBE TARİHİNE GEÇEN KONUŞMASteve Jobs’un 12 Haziran 2005 tarihinde Stanford University mezuniyet töreninde yaptığı konuşma, YouTube’un yeni yeni yükseldiği dönemde dijital çağın ilk küresel viral konuşmalarından biri oldu.

Üç kısa hikaye etrafında kurduğu metinde çarpıcı cümle şuydu: “Zamanınız sınırlı, başkasının hayatını yaşayarak onu harcamayın”Video 2008 yılında Stanford kanalında yayınlandı, yaklaşık 50 milyona yakın görüntülenme aldı.Ve, aradan geçen yıllara rağmen kariyer konuşmalarından kişisel gelişim kitaplarına kadar hala atıf yapılıyor.FBI DOSYALARINDAKİ JOBS2012’de yayımlanan FBI dosyalarına bakıldığında da çelişkili bir portre çıkıyor karşımıza: 1990’larda federal bir danışma kuruluna atanması değerlendirilirken yapılan güvenlik soruşturmasında bazı kişiler onu “yüksek ahlaki karaktere sahip” olarak tanımlarken, bazıları “gerçeği eğip bükebilen” biri olduğunu söylüyor.

Belgelerde, hedeflerine ulaşmak için gerçekliği çarpıtabileceği yönünde ifadeler de yer alıyor.

Bu ikilik, Jobs’un kamu imajı ile kişisel ilişkileri arasındaki gerilimi yansıtan somut bir örnek.FBI belgelerindeki JobsJobs’a 2003 yılında nadir görülen bir pankreas kanseri türü teşhisi kondu.

Doktorlar ameliyat önerdi.

O, dokuz ay boyunca alternatif yöntemler denedi.

Vegan beslenme, akupunktur, bitkisel tedaviler… Sonunda ameliyat oldu ama bu gecikmenin hayatını etkileyip etkilemediği hâlâ tartışılır.Aslında hayatının son günlerinde bile kontrolün kendisinde olmasını istemişti.Steve Jobs, son günleriJobs’un hayatı sürekli bir kimlik inşasıydı aslında.

Evlatlık verilen çocuk, sıfır numaralı kurucu oldu.

Kovulan CEO, geri dönüp şirketi kurtardı.O yalnızca teknoloji tarihine geçen bir isim değildi; Bir anlatı kurucusu, arzu mimarıydı.Ürünleri kadar kendisini de tasarladı.

Erken ölümü bu tasarımı dondurdu, yaşlanıp sıradanlaşma ihtimali ortadan kalktı.Belki de bu yüzden ondan sonra yapılan bütün Apple yenilikleri hiçbir zaman onun dönemindeki etkiyi yakalayamadı.Gözde SulaOdatv.com

İlgili Sitenin Haberleri